4. Hukuk Dairesi 1999/2626 E., 1999/4428 K. 4. Hukuk Dairesi 1999/2626 E., 1999/4428 K. - KİŞİLİK HAKLARININ İHLALİ - TÜRBAN- 2709 S. 1982 ANAYASASI [ Madde 24 ] - 743 S. TÜRK KANUNU MEDENİSİ (MÜLGA) [ Madde 24 ] - 818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 49 ] - 2547 S. YÜKSEKÖĞRETİM KANUNU [ Madde 17 ] "" (Danıştay 8. Daire Kararı - 13/12/1984 gün v e636-1574 s.) (Anayasa M. Kararı - 07/03/1989 gün ve 1/12 s.) (Anayasa M. Kararı - 09/04/1991 gün ve 1990/36 E., 1991/8 K. s.) Davacı Rabi…
4. Hukuk Dairesi 1999/2626 E., 1999/4428 K. **4. Hukuk Dairesi 1999/2626 E., 1999/4428 K.** **- KİŞİLİK HAKLARININ İHLALİ - TÜRBAN**- 2709 S. 1982 ANAYASASI [ Madde 24 ] - 743 S. TÜRK KANUNU MEDENİSİ (MÜLGA) [ Madde 24 ] - 818 S. BORÇLAR KANUNU [ Madde 49 ] - 2547 S. YÜKSEKÖĞRETİM KANUNU [ Madde 17 ] **"İçtihat Metni"** (Danıştay 8. Daire Kararı - 13/12/1984 gün v e636-1574 s.) (Anayasa M. Kararı - 07/03/1989 gün ve 1/12 s.) (Anayasa M. Kararı - 09/04/1991 gün ve 1990/36 E., 1991/8 K. s.) Davacı Rabia vekili tarafından, davalı Kemal aleyhine 21/07/1998 gününde verilen dilekçe ile davacının başörtüsü nedeniyle sınıfa ve sınavlara alınmamasının davalının çıkardığı genelgeden kaynaklanıp, bu yasağın haksız fiil olduğu iddia edilerek maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın husumetten ve sübut bulmadığından reddine dair verilen 31/12/1998 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Davacı, başının örtülü olmasından dolayı, okuduğu fakültenin sınavlarına alınmadığını, bu eylemin davalının tamamen keyfi davranışından kaynaklandığını bunun sonucunda da, kişilik haklarının saldırıya uğradığını belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Mahkemece davalının eyleminin yasalara uygun olduğunu, davacıya yönelik bir kusurunun bulunmadığını, böylece sorumlu tutulamayacağını, ayrıca davalının kamu görevlisi olup, bu görevini yerine getirirken, kişisel hizmet kusurundan dolayı zarar görenlerin uğradıkları zararları idareden isteyebilecekleri bu nedenle de davalıya husumet yöneltilemeyeceği gerekçesi ile istem reddedilmiştir. Karar, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Yukarıda da özetlendiği gibi, davacı salt davalının kişisel kusuruna dayanmıştır. Bu bakımdan mahkemenin vardığı sonuca, ayrıca eylemin davalının kamusal görevinden kaynaklandığı, bu tür bir davranış sonucu zarar görenlerin idari yargı yerinde, görevlinin bağlı olduğu kurum aleyhine dava açabilecekleri biçimindeki gerekçe yerinde görülmemiştir. Kaldı ki, bir talep, hem kusur yokluğundan, hem de husumetten reddedilemez. Kişinin kusuru yoksa, artık olayda hizmet kusuru da bulunmayacağından, kurum aleyhine idari yargı yerinde dava açılması düşünülemez. Bu bakımdan, mahkemenin istemi iki gerekçeden reddetmesi, istemin niteliği, yargılamanın özelliği ile bağdaşmamakta ise de, sonuçta mahkemece kişisel kusurun yokluğu da karara gerekçe yapılmış olduğundan, belirtilen bu usulsüzlük bozma nedeni sayılmamıştır.