Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2023/5753 E. , 2024/5054 K. T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2023/5753 Karar No : 2024/5054 TEMYİZ EDENLER : I- DAVALI ... Bakanlığı VEKİLİ : ... II- DAVALI YANINDA MÜDAHİL ... Turizm ve Tarım Sanayi A.Ş. VEKİLLERİ : Av. ... - Av. ... KARŞI TARAF (DAVACILAR): 1- ... 2- ... 3- ... 4- ... 5-... 6-... 7- .. 8- ... 9- ... 10- ... 11- ... 12- ... 13- ... Kooperatifi 14- ... 15- ... ... 55- ... VEKİLİ : Av.... İSTEMİN KONUSU :... Bölge İdare…
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2023/5753 E. , 2024/5054 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2023/5753 Karar No : 2024/5054 TEMYİZ EDENLER : I- DAVALI ... Bakanlığı VEKİLİ : ... II- DAVALI YANINDA MÜDAHİL ... Turizm ve Tarım Sanayi A.Ş. VEKİLLERİ : Av. ... - Av. ... KARŞI TARAF (DAVACILAR): 1- ... 2- ... 3- ... 4- ... 5-... 6-... 7- .. 8- ... 9- ... 10- ... 11- ... 12- ... 13- ... Kooperatifi 14- ... 15- ... ... 55- ... VEKİLİ : Av.... İSTEMİN KONUSU :... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Muğla ili, Milas ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ..., ...,..., ...,..., ..., ... ve ... sayılı parsellerin deniz cephesindeki alana ilişkin olarak hazırlanan ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca onaylanarak 29/12/2020-29/01/2021 tarihleri arasında ilan edilen “Yat Limanı ve Çekek Yeri” amaçlı 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ve ilavesi ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği ve ilavesinin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen .. tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi üzerine düzenlenen rapor ile dosyada bulunan bilgi ve belgelerin birlikte incelenmesi sonucunda, dava konusu imar planı değişikliği ile kıyı boyunca devam eden rekreatif alan/park alanı ve günübirlik kullanım alanlarının kesintiye uğratıldığı, mevcut “günübirlik tesis alanı (G)” ve “tercihli kullanım alanı (TKA)” plan kararlarının kıyı ile bağlantısının yok edildiği, sahil şeridinde ve kıyı arkasında tanımlanan plan kararlarının bütünlüğünün bozulduğu, öngörülen “yat limanı ve çekek yeri” plan kararının planlama alanı çevresindeki imar planı ana kararları ile bütünlük göstermediği, kaldırılan rekreatif alan ve günübirlik alanlara eşdeğer nitelikte sosyal altyapı alanları ayrılmadığı, yat limanı kapasitesinin (500 yat) Aydın-Muğla İlleri 1/50.000 ölçekli Bütünleşik Kıyı Alanları Planında tanımlanan öneri yat kapasitesinin çok üstünde tanımlandığı 500 yat kapasiteli yat limanı ve 100 yat kapasiteli çekek yeri plan kararlarının, kıyının koruma ve kullanma dengesine uygun biçimde kullanımı engelleyen, kıyı alanlarında sürdürülebilir gelişme ilkesini, kıyı ekosisteminin korunmasını ve doğal kaynakların kullanımını zedeleyen nitelikte plan kararları olduğu, bölgedeki hassas ekosisteme ağır yükler getireceği, bölgenin denizel ortamdaki flora ve faunasını olumsuz yönde etkileyeceği, yat trafiğini arttırmak suretiyle denizel ortamda yoğunluğu arttıracağı, bu yoğunluğun denizel ortamda ve dalyan içindeki doğal yaşamı (üreme, beslenme, barınma) olumsuz etkileyeceği, balık türlerinin popülasyonlarında ve koruma altına alınması gereken deniz çiçek bitkilerinin oluşturduğu çayırların tahribine, yok olmasına yol açacağı, alandaki ekolojik dengeyi bozacağı ve telafisi mümkün olmayan sonuçlara neden olacağı, bölgedeki gürültü ve kirliliği arttırmak suretiyle alandaki biyolojik çeşitliliğe zarar vereceği anlaşıldığından şehircilik ilkelerine, planlama tekniklerine, planlama esasları ve kamu yararına uygun olmadığı sonucuna ulaşıldığından dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Muğla ili, Milas ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ..., ..., ..., ...,..., ..., ... ve ... sayılı parsellerin deniz cephesindeki alana ilişkin olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 23/12/2020 tarihinde onaylanarak 29/12/2020-29/01/2021 tarihleri arasında ilan edilen “Yat Limanı ve Çekek Yeri” amaçlı 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ve ilavesi ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği ve ilavesinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 5. maddesinde nazım imar planı "varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan planı," uygulama imar planı da, "tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan" olarak tanımlanmıştır. 3621 sayılı Kanunun 1. maddesinde, bu Kanunun, deniz, tabii ve suni göl ve akarsu kıyıları ile bu yerlerin etkisinde olan ve devamı niteliğinde bulunan sahil şeritlerinin doğal ve kültürel özelliklerini gözeterek koruma ve toplum yararlanmasına açık, kamu yararına kullanma esaslarını tespit etmek amacıyla düzenlendiği belirtilmiştir. 3621 sayılı Kıyı Kanununun 6. maddesinde, "Kıyıda imar planı kararı ile; a) İskele, liman, barınak, yanaşma yeri, rıhtım, dalgakıran, köprü, menfez, istinat duvarı, fener, çekek yeri, kayıkhane, tuzla, dalyan, tasfiye ve pompaj istasyonları gibi, kıyının kamu yararına kullanımı ve kıyıyı korumak amacına yönelik alt yapı ve tesisler, Sahil Güvenlik Komutanlığının faaliyetlerinin özelliği gereği kıyıdan başka yerde yapılması mümkün olmayan Sahil Güvenlik Komutanlığı bağlısı gemi/bot karakolları ve destek birimi binaları, b) Faaliyetlerinin özellikleri gereği kıyıdan başka yerde yapılmaları mümkün olmayan tersane, gemi söküm yeri ve su ürünlerini üretim ve yetiştirme tesisleri gibi, özelliği olan yapı ve tesisler, c) Organize turlar ile seyahat eden kişilerin taşındığı yolcu gemilerinin (kruvaziyer gemilerin) bağlandığı, günün teknolojisine uygun yolcu gemisine hizmet vermek amacıyla liman hizmetlerinin (elektrik, jeneratör, su, telefon, internet ve benzeri teknik bağlantı noktaları ve hatlarının) sağlandığı, yolcularla ilgili gümrüklü alan hizmetlerinin görüldüğü, ülke tanıtımı ve imajını üst seviyeye çıkaracak turizm amaçlı (yeme-içme tesisleri, alışveriş merkezleri, haberleşme ve ulaştırmaya yönelik üniteler, danışma, enformasyon ve banka hizmetleri, konaklama üniteleri, ofis binalar) fonksiyonlara sahip olup, kruvaziyer gemilerin yanaşmasına ve yolcuları indirmeye müsait deniz yapıları ve yan tesislerinin yer aldığı kruvaziyer ve yat limanları, d) Uluslararası spor otoritelerinin, Türkiye’de spor faaliyetlerinin düzenleneceğine dair kararı gereğince Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğünün bağlı olduğu spordan sorumlu Bakanlığın izni doğrultusunda, 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun (I) sayılı Cetvelinde düzenlenen genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri, aynı Kanunun (II) sayılı Cetvelinde düzenlenen özel bütçeli idareler, belediyeler ile il özel idareleri tarafından her türlü spor aktiviteleri ve organizasyonların yapılmasına/yaptırılmasına yönelik spor tesisleri ve zorunluluk arz eden durumlarda bunların tamamlayıcı konaklama tesisleri, e) Trabzon, Rize ve Zonguldak illerinde 24/5/1933 tarihli ve 2219 sayılı Hususi Hastaneler Kanunu kapsamında kalan sağlık tesisleri hariç olmak üzere, Cumhurbaşkanınca alınacak kamu yararı kararı doğrultusunda kurulacak sağlık tesisleri ve alternatif alan bulunmaması durumunda 9/1/2002 tarihli ve 4737 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanununa göre kurulan, işletilen ve mevcut en iyi teknikleri kullanan endüstri bölgeleri, f) Enerji iletim hatları, g) Millet bahçeleri yapılabilir." hükümlerine yer verilmiştir. Aynı Kanunun 7. maddesinde de, "Kamu yararının gerektirdiği hallerde, uygulama imar planı kararı ile deniz, göl ve akarsularda ekolojik özellikler dikkate alınarak doldurma ve kurutma suretiyle arazi elde edilebilir. Bu gibi yerlerde doldurma veya kurutmayı yapacak ilgili idarenin valiliğe iletilen teklifi, valilik görüşü ile birlikte Çevre ve Şehircilik Bakanlığına gönderilir. Bakanlık, konusuna göre ilgili kuruluşların görüşünü de almak suretiyle teklifi inceler. Uygun bulunması halinde ilgili idare tarafından uygulama imar planı hazırlanır. Bu yerler için yapılacak planlar hakkında 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanunu hükümleri uygulanır. Ancak bu planlar Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından; 12/3/1982 tarihli ve 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu kapsamında kalan alanlardaki planlar, anılan Kanunun 7 nci maddesine göre ve 4737 sayılı Kanun kapsamında kalan alanlardaki planlar ise anılan Kanunun 4/A, 4/C ve 4/Ç maddelerine göre tasdik edilir. Doldurma ve kurutma işlemleri yürürlükteki mevzuat hükümlerine göre yapılır. Bu araziler Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır, özel mülkiyet konusu olamaz. Bu alanlar üzerinde 6 ncı maddede belirtilen yapılar ile yol, açık otopark, park, yeşil alan ve çocuk bahçeleri gibi teknik ve sosyal altyapı alanları düzenlenebilir." hükmüne yer verilmiştir. Kıyı Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğinin 12. maddesinde, "Kıyılarda 1/1000 ölçekli uygulama imar planı yapılıp onaylanmadan uygulama ve yapılanmaya geçilemez. Kıyıda gerektiğinde ilgili kuruluşların görüşleri de alınarak sadece Kanunun 6 ncı maddesi ve bu Yönetmeliğin 13 üncü maddesindeki yapı ve tesislerin inşası amacıyla, imar planı yapılabilir. 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanununa göre belirlenen turizm bölge, alan ve merkezlerindeki turizme dönük kullanımlar ile aynı alanlarda yer alan sahil şeritlerindeki günübirlik turizm alanlarının veya sahil şeridi dışındaki konaklama tesislerinin tamamlayıcısı ve devamı niteliğinde olan ve bu Yönetmeliğin 13 üncü maddesinin (a) bendinde sayılan yapı ve tesislere ait uygulama imar planları, aynı Kanunun 7 nci maddesi uyarınca Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca onaylanarak yürürlüğe girer. İkinci fıkra kapsamı dışında kalan uygulama imar planları 3194 sayılı İmar Kanunu uyarınca Bakanlık, valilik veya belediyesince onaylanarak yürürlüğe girer." düzenlemesi yer almaktadır. Yönetmeliğin 13. maddesinde de, "Kıyıda onaylı uygulama imar planlarına göre ve çevre kirliliğinin önlenmesine ilişkin tüm önlemler alınmak koşulu ile aşağıdaki yapı ve tesisler yapılabilir: a) Kıyının kamu yararına kullanımına ve kıyıyı korumak amacına yönelik altyapı ve tesisler: İskele, liman, barınak, yanaşma yeri, dolfen, şamandıra, rıhtım, dalgakıran, köprü, menfez, istinat duvarı, fener, çekek yeri, kayıkhane, tuzla, dalyan, tasfiye ve pompaj istasyonları. b) Faaliyetlerinin özelliği gereği kıyıdan başka yerde yapılmaları mümkün olmayan yapı ve tesisler: Tersane, gemi söküm yeri, tekne imal yeri, su ürünlerini üretim ve yetiştirme tesisleri, denize iniş rampaları, yat limanı, kruvaziyer liman, balıkçı barınağı ve çekek yeri, Sahil Güvenlik Komutanlığı bağlısı gemi/bot karakolları ve destek birimleri. c) Kıyılarda ayrıca uygulama imar planı yapılmadan; rekreatif amaçlı iskele, tonoz sistemleri, aralarında en az 150 metre mesafe olmak kaydı ile 6 m2’yi geçmeyen büfe ve kirletici etkisi olmayan fosseptik yapımını gerektirmeyen seyyar tuvalet ile sabit olmayan duş, gölgelik ve soyunma kabini. ç) Trabzon, Rize ve Zonguldak illerinde 24/5/1933 tarihli ve 2219 sayılı Hususi Hastaneler Kanunu kapsamında kalan sağlık tesisleri hariç olmak üzere, Sağlık Bakanlığının önerisi ve Bakanlar Kurulunca alınacak kamu yararı kararı doğrultusunda sağlık tesisleri yapılabilir. 4737 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanununa göre kurulabilen ve işletilen Endüstri Bölgeleri, Kıyı Kanununa tabi olmayan alanlarda yer seçimine ilişkin gerekli çalışmaların ilgili kurumunca yapılması sonucunda, uygun ve yeterli büyüklükte alternatif alan bulunmaması ve rapora bağlanması halinde; çevre üzerindeki etkilerinin bütün olarak önlenmesi veya en aza indirilmesi için mevcut en iyi, etkin, ileri ve uygulanabilir teknikleri kullanarak yapılabilir. d) Enerji iletim ve dağıtım hatları, boru hatları, diğer iletim hatları. e) Yaya, yürüyüş ve bisiklet yolları, park, çocuk bahçesi, oyun alanları, açık spor alanları, meydan, tematik bahçeler gibi açık alan kullanımları ile toplam emsali alanın %5’ini ve yüksekliği cami hariç 6,50m.yi aşmayan; yeme içme yeri, büfe, çay bahçesi, sergi üniteleri, millet kıraathanesi, cami, mescit, tuvalet, duş, sağlık üniteleri (acil yardım ve benzeri) ve idare binalarını içeren millet bahçesi. Birinci fıkranın (c) bendine konu tonoz sistemleri ve rekreatif amaçlı iskeleler imar planına konu edilmez. Rekreatif amaçlı iskelelere ilişkin usul ve esaslar 2634 sayılı Kanun kapsamındaki alanlarda Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Bakanlık tarafından müştereken, diğer alanlarda Bakanlıkça; tonoz sistemlerine ilişkin usul ve esaslar ise Bakanlık ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığınca birlikte belirlenir. (a) ve (b) bendlerinde sayılan yapı ve tesis alanlarında, bu kullanımların tamamlayıcısı niteliğinde ve yapılması zorunlu alt ve üst yapı ve tesisleri yapılabilir. Günübirlik turizm yapı ve tesisleri yapılamaz. Hangar, atölye, kontrol kulesi ve deniz feneri gibi bakım-onarım ve teknik altyapı yapılarının yükseklikleri ve yapılaşma şartları, teknik gerekçeler ve uluslararası standartlar gözetilerek imar planı kararları ile belirlenir. Ancak taban alanı 6 metrekareyi geçmeyen kontrol kulesi ve deniz fenerleri için yapının fenni ve teknik sorumluluğu ilgili idaresinde olmak kaydıyla imar planı aranmaz. Sahil şeridinin ikinci bölümünde ve sahil şeridi gerisinde kalan özel kullanımlara ait arıtma tesisleri kıyıda yapılamaz. Bu alanlarda sadece kamuya yararlı arıtma tesisleri yer alabilir. Kıyılarda yapılan yapı ve tesisler, yapım amaçları dışında kullanılamazlar. Kıyıda kalıp 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu uyarınca tescil edilen yapılar korunur; bu yapıların kullanım kararları ve yapılaşma şartları, Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu tarafından belirlenir ve uygulama imar plânları hazırlanırken bu kararlar esas alınır." düzenlemelerine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dava konusu imar planı değişiklikleri ile ilavelerine ait açıklama raporunda; Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından 09/03/2011 tarihinde onaylanan Aydın-Muğla-Denizli Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında uyuşmazlığa konu parseller kentsel yerleşme alanında/kentsel yerleşik alanda kaldığı, 1/100.000 ölçekli Aydın - Muğla - Denizli Planlama Bölgesi Çevre Düzeni Planı 8.27.1. sayılı plan notunda, Limanlar, Yat Limanları, İskeleler, Balıkçı Barınakları ve Tersane alanlarında, 3621 sayılı Kıyı Kanunu ve ilgili yönetmelikleri ile yürürlükteki ilgili diğer mevzuat hükümleri doğrultusunda uygulama yapılacağı; 8.28 sayılı plan notunda da, Liman Gerisi Alanlarının ihtiyaç olması halinde, bu planın ilkeleri ve ilgili mevzuat doğrultusunda, ilgili kurum ve kuruluşların görüşleri alınarak, bu planda hangi kullanımda olduğuna bakılmaksızın, alt ölçekli planlarda liman alanlarına bitişik liman gerisi alanların belirlenebileceği; planlama alanının, Muğla Büyükşehir Belediyesi Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile onaylanan ve ... tarih ve ... sayılı kararı ile kesinleşen 1/25.000 ölçekli Muğla Nazım İmar Planında 'Kentsel Yerleşme Alanı ve Mania Yükseklik Çizgisi-Uçuş Konisi' alanında kaldığı, Mülga Güllük Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planında ... sayılı parselin 'Tercihli Kullanım Alanı, Günübirlik Tesis Alanı, Park Alanı, Taşıt Yolu - Otopark Alanı ve Yaya Yolu' olarak Mülga Güllük Belediye Meclisinin ...tarih ve ... sayılı kararı ile onaylan 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planında ... ada, ... ve ... sayılı parsellerin 'Tercihli Kullanım Alanı ve Günübirlik Tesis Alanı' olarak belirlendiği, Mülga Güllük Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planında ... , ..., ..., ...ve ... sayılı parsellerin 'Tercihli Kullanım Alanı, Günübirlik Tesis Alanı ve Rekreatif Alan' olarak belirlendiği, Mülga Güllük Belediye Meclisinin ... tarih ve... sayılı kararı ile onaylan 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planında ... sayılı parselin 'Tercihli Kullanım Alanı ve Günübirlik Tesis Alanı' olarak belirlendiği, kıyı kenar çizgisinin Mülga Bayındırlık ve İskan Bakanlığının (Teknik Araştırma ve Uygulama Genel Müdürlüğü) ... tarih ve ... sayılı kararı ile onaylandığı; planlama alanının Muğla ili, Milas ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkii, kıyı kenar çizgisinin kara tarafında 181.076,42 m²'lik ... Turizm ve Tarım Sanayi A.Ş ve tescil harici alan ile kıyı kenar çizgisinin deniz tarafında devletin hüküm ve tasarrufu altındaki 182.419,58 m² olmak üzere toplam 363.496,00 m²'lik alanı kapsadığı, bu alanda 'Yat Limanı ve Çekek Yeri' olmak üzere 2 kullanım kararı getirildiği, Sahil Güvenlik Komutanlığının ... tarih ve ... sayılı yazısı ile talep ettiği Askeri Yasak ve Güvenlik Bölgesi (Sahil Güvenlik Komutanlığı) Alanı ve İskele (Sahil Güvenlik Komutanlığı) alanının imar planları ile belirlendiği, yat limanının 137.576,97 m²'lik alanı kapsadığı, bu alanda E=0,20 ve Yençok=6.50 m olarak belirlendiği, yat limanında yaklaşık 500 yat bağlama kapasitesi bulunduğu, buraya ulaşımın 18 metrelik taşıt yolundan sağlandığı, planlama alanında kıyı kenar çizgisinin kara tarafında yapı yaklaşma mesafesinin 5 metre olduğu, bu alanda Kıyı Kanunu ve ilgili yönetmelikleri ile Deniz Turizm Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde uygulama yapılacağı, kıyı kenar çizgisinin deniz tarafında yatların yanaşmalarını sağlayan iskele alanlarının arasında toplam 7 adet denizalanı bulunduğu, bu alanların toplam büyüklüğünün 146.326,67 m² olduğu, bu alanda herhangi bir yapılaşmada bulunulmayacağı, çekek yeri olarak 76.648,25 m²'lik alanın ayrıldığı, bu alanda E= 0,20 olarak belirlendiği, mimari projeler onaylanırken Milas - Bodrum Havaalanı Mania Planı'nda belirlenen yükseklik sınırlamasına uyulacağı; Askeri Yasak ve Güvenlik Bölgesi (Sahil Güvenlik Komutanlığı) olarak tanımlı 2.000,00 m²'lik alanda E= 1.00 ve Yençok= 6.50 m olarak belirlendiği, Askeri Yasak ve Güvenlik Bölgesi (Sahil Güvenlik Komutanlığı) karakol binası ve diğer teknik birimlerin inşa edileceği, Askeri Yasak ve Güvenlik Bölgesi (Sahil Güvenlik Komutanlığı) olarak tanımlı alanda yapı yaklaşma mesafesinin 5 metre olduğu, iskele (Sahil Güvenlik Komutanlığı) olarak tanımlı 944,11 m²'lik alanda herhangi bir yapılaşmada bulunulmayacağı, bu alanda sadece Sahil Güvenlik Komutanlığına bağlı SG Botlarının yanaşacağı bilgilerine yer verilmiştir. İdare mahkemesince yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda da, 1/25.000 ölçekli nazım imar planı revizyonu plan notlarında plandaki kullanımlara ilişkin sınırların şematik olduğu ve kesin sınırların alt ölçekli planlarda kurum ve kuruluş görüşleri ile doğal eşikler doğrultusunda tanımlanacağı ve yat limanı gibi kullanımların Kıyı Kanunu ve ilgili yönetmelikler ile diğer mevzuat hükümleri doğrultusunda gerçekleştirileceğinin belirtilmesi nedenleriyle dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ve ilavesi ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliği ve ilavesinde getirilen yat limanı ve çekek yeri kararının 1/25.000 ölçekli nazım imar planı revizyonu plan kararları ile tutarlılık gösterdiği, "yat limanı ve çekek yeri" kullanım kararı getiren dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin üst ölçekli 1/100.000 ve 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planı kararları ve plan hükümleri ile uyumluluk gösterdiği, "planlar arası birliktelik ilkesi'ne uygun olarak hazırlandıkları; ancak dava konusu imar planı değişikliği ve ilavesi ile alanda daha önceki imar planları ile bütüncül bir yaklaşım ile tanımlanan plan kararlarının bütünlüğünün bozulduğu, "yat limanı ve çekek yeri" plan kararı kıyı boyunca devam eden rekreatif alan/park alanı kullanımını ve kara yönüne doğru takip eden günübirlik kullanım alanlarını kesintiye uğrattığı, daha önce kıyı ile bağlantısı olacak şekilde olan "günübirlik alanlar" ile "tercihli kullanım alanı" plan kararlarının kıyı ile ilişkisinin kesilmiş olduğu, daha önceki imar planlarında toplumun kullanımına ayrılmış rekreatif alan/yeşil alan, günübirlik alan kullanımlarının büyük bir kısmını kaldırarak, yerine "yat limanı ve çekek yeri" plan kararının alanda ve çevresinde daha önceden onaylanmış olan imar planlarının ana kararları ile bütünlük gösteren, bu kararlara uyumluluk oluşturan bir plan kararı olmadığı, aksine dava konusu imar planı değişikliği ve ilavesi ile getirilen plan kararı alandaki devamlılığı olan, birbirleriyle ve kıyı ile olan ilişkisinin kurulmuş olduğu ve toplumun kullanımına açık olan rekreatif alan ve günübirlik alanların büyük bir kısmını (uyuşmazlık konusu parseller üzerindeki kısmını) kaldırmak suretiyle, önceki planlarla tanımlanan kullanımların sürekliliğini ve bütünlüğünü bozarak sosyal altyapı dengesini bozduğu, dava konusu planların onama sınırı dışında yer alan komşusu konumundaki imar planlarında tanımlı olan (özellikle dava konusu planlama alanının doğusunda yer alan) "günübirlik tesis alanı (G)" ve "tercihli kullanım alanı (TKA)" kullanımlarının deniz ile bağlantısının yok edildiği, imar planı değişikliği ve ilavesinin Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinde belirtilen plan değişikliği ve plan ilavesi koşullarına uygunluk gösterir bir şekilde gerçekleştirilmediği, imar mevzuatında belirtilen teknik usul ve esaslara, şehircilik esaslarına, planlama ilkeleri ve kamu yararına aykırı olduğu; dava konusu planlama alanının Güllük Körfezinde, Aydın-Muğla illeri 1/50.000 ölçekli Bütünleşik Kıyı Alanları Planında 2 sayılı "Didim Kuzey Milas Bölgesi"nde kaldığı, 1/50.000 ölçekli Bütünleşik Kıyı Alanları Planının "Plan Hükümlerinde" bütünleşik kıyı planlarında tanımlanan stratejik kararların her ölçekteki mekansal planları yönlendiren bir plan olduğu ve imar planlarının bütünleşik kıyı alanları plan kararlarına uygun bir şekilde hazırlanması gerektiği, ilgili plan hükümlerinde; "6.1.2. Bu Plan, kıyı ve etkileşim alanına özgü üst ölçekli mekansal planlara girdi sağlayan, imar planı kararlarını yönlendiren bütüncül yaklaşımla hazırlanan stratejik bir plan niteliğinde olup fiziki plan değildir. 6.1.3. Bu plandan ölçü alınarak uygulama yapılamaz. Saha çalışması ve diğer ilgili verilere dayandırılarak, çok kriterli karar verme yöntemi sonucunda oluşturulan öncelikli bölge gösterimi şematiktir. 6.1.4. Bu planın onayından sonra ilgili idarelerce yapılacak tüm sektörel ve mekânsal planlarda, bu planın planlama ilkeleri, hedefleri, kararları ve hükümleri geçerldir. Bu plan kapsamındaki kıyı alanlarının tamamında yapılacak her tür ve ölçekteki planlarda yetkili ve ilgili idarelerce bu plana göre işlem tesis edecektir. Bu planda bölge ve alt bölge sınırları konusunda tereddüde düşülmesi durumunda uygulamalar Bakanlıkça veri tabanı incelemesini takiben yönlendirilecektir." ifadelerine yer verildiği, dava konusu 1/5000 ve 1/1000 ölçekli nazım ve uygulama imar planı değişikliği ve ilavesi ile tanımlanan "yat limanı ve çekek yeri" amaçlı plan kararının, plan hükümlerinden 6.2.18 sayılı "Bu planda öncelikli tesis olarak yer alan kıyı yapılarında kapasite artışı teklifleri; yetkili idarece planda yer alan öncelikler ve varsa kapasiteler çerçevesinde değerlendirilir." şeklinde ifade edildiği, dava konusu 1/5000 ve 1/1000 ölçekli nazım ve uygulama imar planları değişikliği ve ilavesi ile tanımlanan "yat limanı ve çekek yeri" amaçlı plan kararının, Bütünleşik Kıyı Alanları Planının ilkeleri, kararları ve hükümlerine aykırı olarak yat limanı kapasitesinin çok üstünde bir kapasite ile tanımlandığı, 500 yat kapasiteli "yat limanı ve çekek yeri" kararının ise kıyının koruma ve kullanma dengesi gözetilerek kullanımını engelleyen, kıyı alanlarında sürdürülebilir gelişme ilkesini, kıyı ekosisteminin korunmasını ve doğal kaynakların kullanımını zedeleyen bir plan kararı olduğu, 1/25.000 ölçekli nazım imar planı revizyonu plan kararları ile tutarlılık gösterdiği, üst ölçekli 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı revizyonu ve 1/25.000 ölçekli Muğla ili Nazım İmar Planı Revizyonuna uyumlu olarak hazırlanmış olmaları nedeniyle, "planlar arası kademeli birliktelik ilkesi"ne uygunluk göstermekte oldukları, Aydın Muğla illeri 1/50.000 ölçekli Bütünleşik Kıyı Alanları Planı planlama kararları ve plan hükümlerine uyarlı bir şekilde hazırlanmadığı, "yat limanı ve çekek yeri" plan kararıyla tanımlanan yat limanı kapasitesinin (500 yat kapasitesinin) Aydın - Muğla illeri üstünde tanımlanmış olduğu, bunun ise Aydın - Muğla illeri 1/50.000 ölçekli Bütünleşik Kıyı Alanları Planı ilkeleri, kararları ve hükümlerine aykırılık teşkil ettiği, 500 yat kapasiteli yat limanı ve 100 yat kapasiteli çekek yeri plan kararlarının kıyının koruma ve kullanma dengesi gözetilerek kullanımını engelleyen, kıyı alanlarında sürdürülebilir gelişme ilkesini, kıyı ekosisteminin korunmasını ve doğal kaynakların kullanımını zedeleyen plan kararları olması, getirdiği "yat limanı ve çekek yeri" plan kararının bölgedeki hassas ekosisteme ağır yükler getireceği, bölgenin denizel ortamdaki flora ve faunasını olumsuz yönde etkileyeceği, bölgedeki hassas ekosisteme ağır yükler getireceği, bölgenin denizel ortamdaki flora ve faunasını olumsuz yönde etkileyeceği, "yat limanı ve çekek yeri" plan kararının yat trafiğini arttırmak suretiyle denizel ortamda yoğunluk arttıracağı, bu yoğunluğun denizel ortamda ve dalyan içindeki doğal yaşamı (üreme, beslenme, barınma) olumsuz etkileyeceği, balık türlerinin popülasyonlarında ve koruma altına alınması gereken deniz çiçek bitkilerinin oluşturduğu çayırların tahribine, yok olmasına yol açacağı; alandaki ekolojik dengeyi bozacağı, bölge içerisinde biyolojik çevresel değerlerin ve ekolojik dengenin tahribine, bozulmasına ve telafisi mümkün olmayan sonuçlara neden olacağı, bölgedeki gürültü ve kirliliği arttırmak suretiyle alandaki biyolojik çeşitliliğe zarar vereceği tespit ve kanaatlerine yer verilmiştir. Çevre, Şehircilik Bakanlığının savunmasında ise, Tarım ve Orman Bakanlığının (Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü) ... tarih ve ... sayılı yazısı ile "imara konu çalışmalarda; ... tarih ve ... sayılı Genel Müdürlüğümüz yazısında belirtilen hususlar ile projeye ilişkin hazırlanan Ekosistem Değerlendirme Raporu ve Nihai ÇED Raporunda belirtilen tüm tedbir ve taahhütlere riayet edilmesi, kıyısal ekosistem ile deniz canlılarına zarar verilmemesi, tüm hususların imar planlarının plan hükümlerine eklenmesi ve ilgili kurumlardan gerekli izinlerin alınması kaydıyla söz konusu planlama çalışmalarının yapımında sakınca bulunmadığı" şeklindeki görüşünü bildirdiği ve bu hususların plan notlarının özel hükümler bölümü 6. maddesine eklendiği, Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun ... tarih ve ... sayılı yazısı ile "Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi Müdürlüğünün ... gün ve... sayılı yazısı eki uzman raporunda söz konusu alanın Dalışa Yasak Alan dışında kaldığı, görülebilen deniz tabanında 2863 sayılı Kanun kapsamına giren herhangi bir kültür varlığına rastlanılmadığı, söz konusu alanın mevzuatları kapsamında kalmadığından Müdürlüklerince yapılacak herhangi bir işlem bulunmadığı, ancak yapılacak olan çalışma sırasında herhangi bir kültür varlığına rastlanılması durumunda ivedi olarak Müdürlüklerine veya Müze Müdürlüğüne bilgi verilmesi gerektiği" şeklindeki görüşü gereği plan notlarının genel hükümler bölümü 6. maddesine, "2863 sayılı Kanunun 4. maddesi gereği inşai ve fiziki uygulamalar sırasında korunması gerekli herhangi bir kültür/tabiat varlığına rastlanılması halinde çalışmaların durdurularak ivedilikle en yakın mülki idare amirliğine veya müzesine veya İl Çevre ve Şehircilik Müdürlüğüne haber verilmesi gerekmektedir." notunun eklendiği, ilgili kamu kurumların görüş ve önerileri dikkate alınmak suretiyle teklif imar planı değişikliklerinin onaylandığı, çevre kirliliği, gemi trafik yoğunluğu hususlarında ve yat limanı yapımı ile bu ve benzer sorunların oluşacağı ya da artacağı yönünde herhangi bir görüş bildirilmediği, plan notlarının "genel hükümler" bölümünde 2 ve 7 sayılı plan notları ile "özel hükümler" bölümünde de 6 ve 8 sayılı plan notlarında çevrenin korunmasına yönelik hükümlere yer verildiği, yine "genel hükümler" bölümünde 11 sayılı plan notu ile Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) olumlu veya ÇED gerekli değildir kararı alınmadan uygulamaya geçilemeyeceğine yönelik düzenlemeye de yer verildiği, ÇED başvuru dosyasının çevrimiçi ÇED süreci yönetim sistemi (e-ÇED) üzerinden 10.09.2019 tarihinde Bakanlığa sunulması ile başlayan sürecin devam etmekte olduğu, dava konusu imar planına yönelik olarak kıyı yapı ve tesislerinde planlama ve uygulama sürecine ilişkin tebliğde tanımlanmış olan raporlardan "Fizibilite Raporu" ve "Hidrografik ve Oşinografik Rapor" hazırlanarak Bakanlığa sunulduğu, imar planı değişikliğine ilişkin kurum görüşlerinin sorulması aşamasında ilgili kurumlardan davacı tarafından olumsuz olarak ileri sürülen bu hususlar yönünde herhangi bir değerlendirmenin Bakanlığa iletilmediği, bu olumsuz değerlendirmelerin bilimsel temelinin olmadığı ve herhangi bir gerekçe raporuna dayanmadığı, sübjektif değerlendirmeler olarak ileri sürüldüğü belirtilmiştir. Öte yandan, "Yakamoz Yat Limanı ve Çekek Yeri" projesi ile ilgili olarak, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından ... tarih ve ... sayılı ''Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu'' kararı düzenlenmiş, bu işlemin iptali istemiyle ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında dava konusu işlemin iptali yolundaki ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının, Danıştay Dördüncü Dairesinin 26/10/2023 tarih ve E:2023/12010 K:2023/5774 sayılı kararıyla bozulmasına karar verilmiştir. İmar planlarında değişiklik yapılırken kentsel planlamanın en temel unsurlarından birisi, imar planlarının kademeli birlikteliği ilkesine göre alt ölçekli planların üst ölçekli planlarda belirlenen planlama ana ilkelerine ve kararlarına uyumunun gözetilmesidir. Dava konusu 1/5000 ve 1/1000 ölçekli nazım ve uygulama imar planları değişikliği ve ilavesi ile getirilen "yat limanı ve çekek yeri" kullanım kararının üst ölçekli 1/100.000 ve 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planı kararları ve plan hükümleri ile uyumluluk gösterdiği idare mahkemesince yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir. Her ne kadar, bilirkişi raporunda, daha önceki imar planlarıyla getirilen ve kıyı boyunca devam eden rekreatif alan/park alanı kullanımını ve kara yönüne doğru devam eden günübirlik kullanım alanlarını kesintiye uğratmak suretiyle, daha önce kıyı ile bağlantısı olacak şekilde planlanmış olan “günübirlik tesis alanı” ile “tercihli kullanım alanı” plan kararlarının kıyı ile bağlantısının yok edildiği, dolayısıyla kamunun serbestçe sahilden yararlanabilmesini sağlayacak olan günübirlik kullanım alanlarının sahil bağlantısının ortadan kaldırıldığı, daha önceki imar planlarında bütüncül bir yaklaşım ile kıyı boyunca, sahil şeridinde ve kıyı arkasında tanımlanan plan kararlarının bütünlüğünü bozduğu, getirdiği “yat limanı ve çekek yeri” kararının planlama alanı çevresindeki, daha önceden onaylanmış olan imar planlarının ana kararları ile bütünlük göstermediği, önceki imar planında tanımlanmış olan rekreatif alan ve günübirlik alanları alternatif alan göstermeden kaldırmış olmasının alandaki sosyal altyapı dengesini bozduğu, bu durumun Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin plan değişikliği ve ilavesine yönelik hükümlerine aykırı olduğu kanaatlerine yer verilmiş ise de, yukarıda da ifade edildiği gibi imar planları, durağan, değişmeyen, statik belgeler olmayıp planlama alanına dair öngörülen nüfus, toplumsal, iktisadi ve kültürel değişimin, öngörülenden daha hızlı bir biçimde değişmesi mevcut imar planlarının bu değişime koşut olarak yeniden değerlendirilmesi ve değişimin büyüklüğü nispetinde üst ölçekli planlara da bu değişimin yansıtılması gerekmektedir. Diğer taraftan, 3621 sayılı Kanunun 1. Maddesindeki "Bu Kanun, deniz, tabii ve suni göl ve akarsu kıyıları ile bu yerlerin etkisinde olan ve devamı niteliğinde bulunan sahil şeritlerinin doğal ve kültürel özelliklerini gözeterek koruma ve toplum yararlanmasına açık, kamu yararına kullanma esaslarını tespit etmek amacıyla düzenlenmiştir." ve 2. maddesindeki "Bu Kanun, deniz, tabii ve suni göller ve akarsu kıyıları ile deniz ve göllerin kıyılarını çevreleyen sahil şeritlerine ait düzenlemeleri ve bu yerlerden kamu yararına yararlanma imkan ve şartlarına ait esasları kapsar." hükümlerine istisna olarak düzenlenmiş Kanunun 7. maddesi uyarınca yat limanı ve çekek yeri amaçlı imar planı değişikliğinin yapıldığı, üst ölçekli planlara uygun olduğu, Yat Limanı ve Çekek Yeri amaçlı plan dolgu alanındaki kısımda 3621 sayılı Kıyı Kanununun 6. maddesinde inşasına izin verilen yat limanı ve çekek yeri, Askeri Yasak ve Güvenlik Bölgesi (Sahil Güvenlik Komutanlığı), Askeri Yasak ve Güvenlik Bölgesi (Sahil Güvenlik Komutanlığı) karakol binası ve diğer teknik birimler, Askeri Yasak ve Güvenlik Bölgesi (Sahil Güvenlik Komutanlığı), iskele (Sahil Güvenlik Komutanlığı) kullanımlarına yer verildiği, bu kullanımların alanda bulunması gereken fonksiyonlardan olduğundan dava konusu imar planlarının şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına aykırı olmadığı gibi plan bütünlüğünün bozulmasının da söz konusu olmadığından bilirkişi raporundaki anılan değerlendirmelere itibar edilmemiştir. Yine, idare mahkemesi kararındaki, “yat limanı ve çekek yeri plan kararının bölgedeki hassas ekosisteme ağır yükler getireceği, bölgenin denizel ortamdaki flora ve faunasını olumsuz yönde etkileyeceği, yat trafiğini arttırmak suretiyle denizel ortamda yoğunluk arttıracağı, bu yoğunluğun denizel ortamda ve dalyan içindeki doğal yaşamı (üreme, beslenme, barınma) olumsuz etkileyeceği, balık türlerinin popülasyonlarında ve koruma altına alınması gereken deniz çiçek bitkilerinin oluşturduğu çayırların tahribine, yok olmasına yol açacağı, alandaki ekolojik dengeyi bozacağı, bölge içerisinde biyolojik çevresel değerlerin ve ekolojik dengenin tahribine, bozulmasına ve telafisi mümkün olmayan sonuçlara neden olacağı, bölgedeki gürültü ve kirliliği arttırmak suretiyle alandaki biyolojik çeşitliliğe zarar vereceği " yönündeki değerlendirmeleri yönünden ise, anılan iddiaların ''Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu'' kararının iptali istemiyle açılan davada değerlendirileceğinden, Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 6. maddesinin 3.fıkrasında, "Bu Yönetmeliğe tabi projeler için "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararı veya "Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir" kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili teşvik, onay, izin, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez, proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez. Ancak bu durum söz konusu teşvik, onay, izin ve ruhsat süreçlerine başvurulmasına engel teşkil etmez." düzenlemesi uyarınca bu aşamada imar planlarına karşı açılan davada anılan iddiaların değerlendirilmesine imkan bulunmamaktadır. Kaldı ki, idare mahkemesince, ''Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu'' kararının iptali istemiyle açılan davada Danıştay Dördüncü Dairesinin 26/10/2023 tarih ve E:2023/12010 K:2023/5774 sayılı bozma kararı uyarınca verilecek karara göre yeniden bir değerlendirme yapılacağı da tabidir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının ve davalı yanında müdahilin temyiz istemlerinin kabulüne, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 30/09/2024 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.