Başvurucular, oğulları tarafından açılan ve onun vefat etmesi üzerine kendileri tarafından takip edilen davada Askeri Yüksek İdare Mahkemesi (AYİM) tarafından verilen karar nedeniyle Anayasa'nın 36. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek, tazminat talebinde bulunmuşlardır.
Başvurucular, oğulları tarafından açılan ve onun vefat etmesi üzerine kendileri tarafından takip edilen davada Askeri Yüksek İdare Mahkemesi (AYİM) tarafından verilen karar nedeniyle Anayasa'nın maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek, tazminat talebinde bulunmuşlardır. Başvuru, 6/5/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca, 25/7/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 30/10/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına ve bir örneğinin görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmesine karar verilmiştir. Başvuru konusu olay ve olgular Adalet Bakanlığına bildirilmiş, Adalet Bakanlığı 3/11/2014 tarihli yazısı ile görüş sunmayacağını belirtmiştir. OLAYLAR VE OLGULARA. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucuların oğlu Sedat Sağır, 28/5/2009 tarihinde askere sevk edilerek acemi eğitimini müteakip 23/9/2009 tarihinden itibaren Diyarbakır ilinde askerlik hizmetini yapmaya devam etmiştir. Başvurucuların oğlunun askerde rahatsızlanması üzerine sevk edildiği Diyarbakır Asker Hastanesinin 9/2/2010 tarihli raporuyla ''sağ total işitme kaybı'' teşhisi konulup ''19/B/F3 Barışta askerliğe elverişli değildir. Seferde görev yapar'' kararı verilerek aynı gün geçici terhis işlemleri yapılmıştır. Anılan raporun Milli Savunma Bakanlığı tarafından 10/5/2010 tarihinde onanmasından sonra 7/7/2011 tarihinde başvurucuların oğlu vefat etmiştir. Başvurucuların oğlunun 7/4/2011 tarihinde açtığı ve adli yardım talebi kabul edilen dava sürmekteyken vefat etmesi üzerine anne ve babası (başvurucular) tarafından devam edilen tam yargı davası sonucunda, AYİM İkinci Dairesi tarafından 18/9/2013 tarihli ve E.2011/605, K.2013/1048 sayılı kararla; davacı müteveffanın askerliğe elverişsiz hale gelmesine ve devamında vefat etmesine neden olan ''Total işitme kaybı ve malign beyin tümörü'' rahatsızlığının mevcut bünyesel bir durum ve hastalıktan kaynaklandığı, hastalığın askerlik sırasında ortaya çıkmasında ve tetiklenmesinde askerlik görevinin neden ve tesirinin bulunmadığı, uygulanan teşhis ve tedavilerde ihmal yahut gecikmenin bulunmadığı, dolayısıyla idarenin tazmin yükümlülüğünün söz konusu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine, 659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin (KHK) maddesi uyarınca davalı idare lehine toplam 290 TL avukatlık ücretine hükmedilmiştir. Başvurucuların karar düzeltme talebi de aynı Dairenin 19/3/2014 tarihli ve E.2014/474, K.2014/378 sayılı kararıyla reddedilmiş ve karar, 14/4/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucular, 6/5/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuşlardır. B. İlgili Hukuk 11/4/2013 tarihli ve 6459 sayılı İnsan Hakları ve İfade Özgürlüğü Bağlamında Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un maddesi ile 1602 sayılı Askeri Yüksek İdari Mahkemesi Kanunu’nun maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen cümle şöyledir:“Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir.” 26/9/2011 tarihli ve 659 sayılı KHK’nın maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:“Tahkim usulüne tabi olanlar dahil adli ve idari davalar ile icra dairelerinde idarelerin vekili sıfatıyla hukuk birimi amirleri, muhakemat müdürleri, hukuk müşavirleri ve avukatlar tarafından yapılan takip ve duruşmalar için, bu davaların idareler lehine neticelenmesi halinde, bunlar tarafından temsil ve takip edilen dava ve işlerde ilgili mevzuata göre hükmedilmesi gereken tutar üzerinden idareler lehine vekalet ücreti takdir edilir.”