Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/2787 E. , 2024/5655 K. T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2024/2787 Karar No : 2024/5655 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): … Vekili : Av. … Karşı Taraf (Davalı) : … Bakanlığı / … Vekili : Av. … İstemin Özeti: Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen Geçici 35. maddenin B fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı maaşlarının y…
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/2787 E. , 2024/5655 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2024/2787 Karar No : 2024/5655 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): … Vekili : Av. … Karşı Taraf (Davalı) : … Bakanlığı / … Vekili : Av. … İstemin Özeti: Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye eklenen Geçici 35. maddenin B fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı maaşlarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında genel mevzuat hükümleri yerine KHK hükümleri uygulanarak tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin Anayasa'nın 128. maddesine aykırı olduğu, irtibat ve iltisak kavramlarının hukuki dayanağının bulunmadığı, uyuşmazlıkta ceza hukuku ilke ve güvencelerinin uygulanması gerektiği, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı ve ceza yargılaması sürecinin bekletici mesele yapılması gerektiği, hukuka aykırı olarak elde edilen delillerin aleyhine kullanılamayacağı, sabit hatlardan arandığına ilişkin yapılan tespitlerin örgütsel bir faaliyet olduğu yolundaki nitelemenin hatalı olduğu, aleyhine delil olarak nitelendirilen tanık beyanının barışsal amaçlı toplantı özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, işlendiği tarihte suç teşkil etmeyen fiillerin sonradan aleyhe delil olarak ele alınamayacağı, yazılı savunmasında belirtilen hususların neden itibar görmediğine ilişkin davalı idarece hiçbir gerekçe sunulmadığı, İdare Mahkemesince eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile karar verildiği, masumiyet karinesinin ve suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : … Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Her ne kadar İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacının terör örgütü üyeliğinden hapis cezası ile cezalandırıldığı hususuna da yer verilerek hüküm kurulmuş ise de, davacının anılan suçtan mahkumiyet kararı kesinleşmemiş olduğundan, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir. Bununla birlikte dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki diğer tespitler değerlendirildiğinde ise davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 29/04/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.