14. Ceza Dairesi 2014/10545 E. , 2015/1015 K. "" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Irza geçme HÜKÜM : Mahkûmiyet Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle, 28.06.2014 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda değişiklik yapan 6545 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemeler de gözetilip dosya incelenerek gereği düşünüldü. Sanıklar ... ve ... haklarında kurulan hükümlerin incelenmesinde; Delillerle iddia ve savunma, d…
**14. Ceza Dairesi 2014/10545 E. , 2015/1015 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Irza geçme HÜKÜM : Mahkûmiyet Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle, 28.06.2014 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda değişiklik yapan 6545 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemeler de gözetilip dosya incelenerek gereği düşünüldü. Sanıklar ... ve ... haklarında kurulan hükümlerin incelenmesinde; Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatları yapılmış bulunduğundan sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, Sanık ... hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince; Öncelikle sanık tarafından işlediği kabul edilen suçla ilgili zamanaşımı süresi açısından uygulanacak lehe kanun belirlenmelidir. Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu düzenleyen 5237 sayılı TCK.nın 103/2. maddesinde öngörülen cezanın üst sınırı itibarıyla, aynı Kanunun 66/1-d maddesinde düzenlenen 15 yıllık aslî zamanaşımı süresinin geçerli olduğu ve bazı hallerde bu hükümlerin 765 sayılı TCK.na göre daha lehe olduğu görülmektedir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda sağır ve dilsizliğin kusur yeteneğine etki edeceği kabul edilmek suretiyle 33. maddeyle buna ilişkin bir düzenleme yapılmıştır. Sözü edilen maddenin gerekçesinde; "Sağır ve dilsizin ceza sorumluluğunun belirlenmesinde, suç oluşturan fiili işlediği sıradaki yaşı, ölçü alınmıştır. Böylece, sağır ve dilsizlerle ilgili olarak, yaş küçüklüklerinin sorumluluk rejimine paralel bir düzenleme yapılmıştır. Ancak, sağır ve dilsizlerin algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneği daha geç gelişebileceği düşüncesiyle, ayrı bir yaş grubu sınıflandırması yapılmıştır. Fiili işlediği sırada yirmi bir yaşını doldurmuş olan sağır ve dilsizler açısından yaşın ceza sorumluluğu üzerinde herhangi bir etkisinin olmadığı kabul edilmiştir. Ancak, bu kişilerin işledikleri fiil açısından algılama veya irade yeteneğinin olup olmadığı yönünde ortaya çıkabilecek sorunla ilgili olarak, akıl hastalarına ilişkin sorumluluk rejiminin göz önünde bulundurulması gerekmektedir." ifadelerine yer verilmiştir. 5237 sayılı TCK.nın 33. maddesi yirmibir yaşını doldurmamış olan sağır ve dilsizler bakımından yaş küçüklüğüne ilişkin sorumluluk rejimine göre düzenleme yapılmıştır. Buna göre, TCK.nın 33. maddesi ve gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde fiili işlediği sırada; On beş yaşını doldurmamış olan sağır ve dilsizler hakkında, on iki yaşını doldurmamış olan çocuklara ilişkin hükümlerin, On beş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan sağır ve dilsizler hakkında, on iki yaşını doldurmuş olup da on beş yaşını doldurmamış olanlara ilişkin hükümlerin,