7. Ceza Dairesi 2010/3457 E. , 2010/11289 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Zimmet ve Emniyeti Suistimal HÜKÜM : Sanığın hükümlülüğüne Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; I-765 sayılı TCK'nun 510.maddesine aykırılık suçundan açılan dava yönüyle yapılan incelemede; Banka müşterilerinden ... ve ...'ın hesaplarından 07.05.1999 ve 21.0…
**7. Ceza Dairesi 2010/3457 E. , 2010/11289 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Zimmet ve Emniyeti Suistimal HÜKÜM : Sanığın hükümlülüğüne Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; I-765 sayılı TCK'nun 510.maddesine aykırılık suçundan açılan dava yönüyle yapılan incelemede; Banka müşterilerinden ... ve ...'ın hesaplarından 07.05.1999 ve 21.06.1999 tarihinde yapılan mal edinmelerin, 4389 sayılı bankalar kanununun yürürlüğe girdiği 23.06.1999 tarihinden önce olduğu ve bu tutarların toplam zimmet miktarına dahil edilemeyeceği, fiilin sübutu halinde eylemin hizmet nedeniyle emniyeti suistimal suçunu oluşturacağı cihetle, suç tarihi olan 21.06.1999 günü itibariyle karar tarihinde 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2.maddelerinde öngörülen zamanaşımı süresinin tahakkuk ettiği gözetilerek davanın zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmeden, anılan eylemler 5237 sayılı TCK'nun 44.maddesi gerekçe gösterilerek zimmet suçuna dahil edilip yazılı şekilde hüküm tesisi, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, ancak suç tarihi olan 21.06.1999 günü itibariyle karar tarihinde 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2.maddelerinde öngörülen zamanaşımı süresinin tahakkuk ettiği anlaşıldığından, sanık hakkındaki kamu davasının anılan maddeler gereğince zamanaşımı sebebiyle ORTADAN KALDIRILMASINA, II-Zimmet suçundan açılan dava yönünden verilen hükmün incelenmesine gelince; Sair temyiz itirazları yerinde değilse de; 1- Özel hukuk hükümlerine tabi özel banka niteliğinde olan Demirbank T.A.Ş. Bodrum şubesinde cari hesaplar yetkilisi olarak görev yapan sanığın banka müşterilerinin hesabından, müşteri onay ve talimatı olmaksızın bankaya karşı işlediği zimmet suçunda 765 sayılı Türk Ceza Kanunu veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanunundaki zimmet suçuna ilişkin düzenlemelerin uygulanamayacağı, sanık hakkında uygulama olanağı bulunan 4389 sayılı yasanın 01.11.2005 gün ve 25983 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 168.maddesinin A fıkrası ile yürürlükten kaldırılmış bulunduğu gözetilerek, 4389 sayılı Bankalar Kanunu ile 5411 sayılı Bankacılık Kanunundaki düzenlemeler karşılaştırılıp lehe yasa belirlenip genel hükümler bakımından da 765 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunlarından sanık lehine olanı saptandıktan sonra bir karar verilmesi gerekirken, uygulama olanağı bulunmayan 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 247/1.maddesine göre hüküm kurulması, 2-Banka müşterilerinden ...`in hesap cüzdanının gelip gelmediğini öğrenmek üzere şubeye 06.08.1999 tarihinde yaptığı müracaatı üzerine, hesabındaki 12.026 USD nin 22.07.1999 tarihinde çekildiği anlaşılmış, müşterinin 06.08.1999 tarihli dilekçesinde ve kollukta alınan ifadesinde; işlemi kendisinin yapmadığı, parayı çekmediği, fişteki imzanın kesinlikle kendisine ait olmadığını belirtilmiş ise de; yargılama sırasında hesabından da para çekmediğini, sanığın hesaplarını toplayalım, Bahreyn şubesinde hesap açalım diyerek kendisine birçok makbuz imzalattığını, bunların içinde hesabındaki paranın çekilmesine dair makbuzun da olabileceğini beyan etiği, sanığın ise çekilen paranın (Doların) müşteriye ödendiği yolundaki savunmaları karşısında; ...'in imza karşılaştırması yapmaya yeter miktarda imza örnekleri temin edildikten sonra, 22.07.1999 tarihli tediye fişindeki müşteri imzasının hesap sahibinin eli ürünü olup olmadığı, müşteri adına atılmış taklit imza niteliğinde bulunup bulunmadığı yönünde imza karşılaştırması yaptırılmak suretiyle rapor alınıp, sonucuna göre sanığın hukuki durumu değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün cezada kazanılmış hak saklı kalmak üzere 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 01.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.