12. Hukuk Dairesi 2009/1341 E. , 2009/9483 K. MAHKEMESİ : Adana 1. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 14/11/2008 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : HUMK’nun 23.maddesi son cümlesi hükmüne göre mahkemenin yetkili olmadığını iddia eden taraf, yetkili mahkemeyi bildirmeye mecburdur. HGK’nun 22.0…
**12. Hukuk Dairesi 2009/1341 E. , 2009/9483 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Adana 1. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 14/11/2008 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü : HUMK’nun 23.maddesi son cümlesi hükmüne göre mahkemenin yetkili olmadığını iddia eden taraf, yetkili mahkemeyi bildirmeye mecburdur. HGK’nun 22.09.1976 gün ve 10/1957-2554 sayılı ve 25.12.1987 tarih, 1987/506-1103 K. sayılı kararlarında da benimsendiği gibi anılan hükümde yetki itirazında bulunana birden fazla yetkili mahkemeyi (icra dairesini) gösterme olanağı yasaklanmamıştır. Yetkili olmaları koşulu ile birden çok yetkili mahkeme (icra dairesi) belirtilmiş olsa dahi, yetkili yeri bildirme yükümlülüğü yerine getirilmiş olur. Böyle bir durumda takip yetkisiz yerde yapılmış ve borçlunun bildirdiği yerlerin ikisi de yetkili ise, borçlunun bu tercih hakkı alacaklıya geçeceğinden, onun beyanı alınarak sonuca gidilmesi gerekir. Kaldı ki, somut olayda; borçlu, yetkili yer olarak Kocaeli ve İzmit’i gösterdiğine ve bunlar aynı ilin iki farklı ismini ifade etmekte olup, bu isimlerde ayrı adliyeler ve ayrı icra daireleri bulunmadığına göre, borçlunun yetkili yer olarak tek bir yeri gösterdiğinin kabulü zorunludur. O halde mahkemece yetki itirazının esasının incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken yetki itirazının geçersiz olduğu gerekçesiyle reddine dair hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 30.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.