(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/3116 E. , 2008/4557 K. MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 13.05.2005 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 02.05.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gere…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/3116 E. , 2008/4557 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 13.05.2005 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 02.05.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, yola bağlantısı bulunmayan 993 parsel sayılı taşınmazın daha öncesinde yola bağlantısını 994 parsel sayılı taşınmazdan sağlandığını belirterek, davalılara ait 994 parsel sayılı taşınmazdan geçit hakkı kurulmasını istemiştir. Davalı ... davanın reddini savunmuş, bir kısım davalılar ise yanıt vermemiştir. Mahkemece, 02.08.2006 tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile işaretli 994 parsel sayılı taşınmazın kuzey sınırından geçit kurulmasına karar verilmiştir. Hükmü, 994 parsel paydaşı ... temyiz etmiştir. Dava, Türk Medeni Kanunu’nun 747. maddesine dayanılarak açılmış geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir. Ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi geçit davalarının nedenidir. Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine mutlak geçit ihtiyaç veya geçit yoksunluğu, ikincisine de nispi geçit ihtiyacı ya da geçit yetersizliği denilmektedir. Mahkemece uygun geçit yeri saptanırken öncelikle taraf yararlarının gözetilmesi gerekir. Zira, geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Geçit gereksiniminin nedeni, taşınmazın niteliği ile bu gereksinimin nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının sübjektif arzularına göre değil objektif esaslara uygun belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakarlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır. Somut olayda; davacı, öncesinde de geçit olarak kullandığı 994 parsel sayılı taşınmazdan geçit kurulmasını istemiş, komşu parsel maliklerini de yargılama sırasında davaya dahil etmiştir. 02.12.2005 günü yapılan keşif de dinlenen mahalli bilirkişi, davacı ve ailesinin 964 parselde kullandığı yolu olduğunu söylemiştir. Anılan keşif sonucu düzenlenen 06.02.2006 günlü raporda da, 964 parsel içinde (D) ile işaretli kırmızı taralı yolun en uygun seçenek olduğu belirlenmiştir. Hükme esas alınan 02.08.2006 tarihli bilirkişi raporunda ise, 964 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili değerlendirme yapılmamıştır. Az yukarıda açıklandığı gibi, özünü komşuluk hukukundan alan geçit hakkı, kurulurken, davacının sübjektif arzularına göre değil objektif esaslara uygun belirlenip, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakarlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmaması gerekir. Bu nedenle, davacının eşinin babasına ait olup, halen geçit ihtiyacını karşıladıkları ve geçit kurulan 994 parsele göre daha fazla yüzölçümü bulunan 964 parsel sayılı taşınmazdan geçit kurulması gerekir. Mahkemece, bu hususlar gözden kaçırılarak 964 parsel yerine 994 parsel sayılı taşınmazdan geçit kurulması doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 03.04.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.