3. Hukuk Dairesi 2022/1171 E. , 2022/4516 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ VEK.AV.... Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen kararın, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; İstanbul Eczanesi’nin sahibi olduğ…
**3. Hukuk Dairesi 2022/1171 E. , 2022/4516 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ VEK.AV.... Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen kararın, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; İstanbul Eczanesi’nin sahibi olduğunu, 22 adet katılım payı atlatılan reçeteyi Kuruma faturalandırdığı ve 28 adet reçetenin katılım payı atlatılması işlemine iştirak ettiği gerekçesiyle davalı tarafından Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacıları Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin 2012 yılı protokolünün 5.3.15. maddesinin ihlal edildiği belirtilerek hakkında; uyarı cezası, 12.744,21 TL cezai şart ve 1.159,89 TL reçete bedeli olmak üzere toplam 13.904,10 TL’nin yasal faizi ile tahsil edilmesi işleminin uygulandığını, kurum tarafından uygulanan işlemin haksız, hukuka aykırı ve yersiz olduğunun tespiti ile iptal edilerek tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılarak, muarazanın giderilmesini istemiştir. Davalı; davanın reddini dilemiştir. Mahkemece; alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacı eczaneye uygulanan 13.904,10 TL cezai şart işleminin yerinde olduğu, davacının katılım payını tahsil etmemek amacıyla reçete girip silmesi eylemini gerçekleştirmediğini gösterir herhangi bir somut olguya rastlanmadığından dolayı davalı tarafa borçlu olmadığına ilişkin talep ve isteminin de yerinde olmadığı, bu nedenlerle davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine; Yargıtay 13. (kapatılan) Hukuk Dairesi’nin, 05/12/2018 tarihli, 2016/4978 esas, 2018/11732 karar sayılı ilamıyla "...somut olayda; bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere protokole aykırı davranışı ortadan kaldırır mahiyette bir somut delil davacı tarafça ileri sürülmüş değildir. Ancak mahkemece bilirkişi raporunda geçen 5510 sayılı yasanın geçici 62. maddesi; "Bu maddenin yayımı tarihinden önce, ayakta tedavide hekim ve diş hekimi muayenesi katılım paylarının eczanelerce usulüne uygun tahsil edilmemesi nedeniyle, eczacılar hakkında öngörülen cezai şart, her fatura dönemi için brüt asgari ücretin beş katı tutarını geçemez. Bu madde kapsamına giren fiiller için bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce tahsil edilen tutarlar iade ve mahsup edilmez." hükmünün değerlendirilmesi suretiyle tekrar bilirkişi raporu alarak davalı kurumca bu madde hükmü gereği uygulanabilecek cezai işlem miktarının hesaplanması ve sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekir..." gerekçesi ile bozulmuştur.