DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/2020 E. , 2024/501 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/2020 Karar No : 2024/501 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... İletişim Teknolojileri AŞ VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: Danıştay Onuncu Dairesinin 18/10/2022 tarih ve E:2019/1146, K:2022/4539 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 10/01/2015 tarih
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/2020 E. , 2024/501 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/2020 Karar No : 2024/501 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... İletişim Teknolojileri AŞ VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: Danıştay Onuncu Dairesinin 18/10/2022 tarih ve E:2019/1146, K:2022/4539 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 10/01/2015 tarihli ve 29232 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği'nin 27. maddesine 28/12/2018 tarih ve 30639 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile eklenen 8. fıkranın iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 18/10/2022 tarih ve E:2019/1146, K:2022/4539 sayılı kararıyla; Davalı idarenin usule ilişkin iddiaları yerinde görülmemiş; Anayasa'nın "Ailenin korunması ve çocuk hakları" başlıklı 41. maddesi, "Gençliğin korunması" başlıklı 58. maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, "Tüketicilerin korunması" başlıklı 172. maddesi, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 1., 61., 62., 63. ve 84. maddeleri ile dava konusu Yönetmeliğin 27. maddesine yer verilerek; Ticari uygulamaların ana hedefinin, muhatabı olan tüketicilerin davranışlarını etkilemek olduğu, tüketicilerin ise güvenli bir piyasa ortamında söz konusu davranışlarını doğru yönlendirme, ihtiyaçlarını karşılama, ekonomik çıkarlarını koruma, mal ve hizmetler hakkında tam ve yeterli bilgi talep etme ve bu suretle piyasada hareket etme haklarının bulunduğu, Satıcı ve sağlayıcı karşısında daha zayıf konumda bulunan tüketicilerin, aldatıcı veya saldırgan ticari uygulamalara, başka bir anlatımla haksız ticari uygulamalara ya da yaş, bilgi, tecrübe veya diğer sebeplerle özel/dezavantajlı grupta bulunan çocuk, genç ve engelli tüketicilerin fiziksel, zihinsel ve ahlaki gelişimlerini olumsuz yönde etkileyecek ticari reklamlara maruz kalması halinde, bu durumun tüketicinin ekonomik ve/veya toplumsal davranışlarının bozulmasına ve ekonomik ve kişisel menfaatlerinin zarar görmesine sebebiyet verdiği, Bu noktada, tüketicilerin karşılaşabileceği haksız ticari uygulamalardan ya da genel ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı ticari reklamlardan korunması için davalı idarenin birtakım tedbirler almaya, hangi ticari uygulamaların haksız, hangi ticari reklamların genel ahlaka, kamu düzenine vb. aykırı olduğunu tespit etmeye, bu konuda ikincil düzenleme yapmaya yukarıda aktarılan Anayasa ve Kanun hükümleri gereği görevli ve yetkili olduğu konusunda duraksama bulunmadığı, Nitekim, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 61. ve 62. maddelerinde, ticari reklamların, hedef kitlesi olan tüketicilerin korunması amacıyla genel nitelikleri belirlendikten sonra ticari reklamlara ilişkin getirilecek sınırlamaların, bu reklamlarda uyulması gereken usul ve esasların ve haksız ticari uygulama olarak kabul edilecek uygulamaların davalı Bakanlıkça yönetmelikle belirleneceğinin öngörüldüğü, Anılan yetki kapsamında düzenlenen Yönetmeliğin 27. maddesinde, birtakım mal veya hizmetlerin reklamlarının yapılması yasaklandığı, anılan maddeye, 28/12/2018 tarih ve 30639 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile sohbet, arkadaşlık ve eş bulma hatlarının ve hizmetlerinin reklamına yer verilemeyeceği yolundaki fıkranın eklendiği, Dava konusu düzenlemenin, Anayasa ile Devlete verilen görevler çerçevesinde, aile birliklerinin sağlıklı şekilde kurulması, devam ettirilmesi ve özellikle gençlerin fiziksel, zihinsel ve ahlaki gelişimlerinin olumsuz etkilenmemesi, tüketicilerin korunması adına kamu yararını sağlamak amacıyla Kanunun idareye verdiği yetki kapsamında tesis edildiği anlaşıldığından, dava konusu düzenlemede hukuka ve kamu yararı amacına aykırılık görülmediği, esasen, arkadaş veya eş bulma amacıyla kişilerin tanıştırıldığı ve/veya buluşturulduğu platformların getirdiği kültürel ve ailevi yozlaşmanın topluma yayılmasını önlemek, çocukların ve gençlerin gerçekçi olmayan bu kanallar aracılığıyla aldatılmasını engellemek amacıyla sohbet, arkadaşlık ve eş bulma hatlarının ve hizmetlerinin reklamlarının yasaklanmasının, hizmetin de gereği olduğu, Nitekim, 6112 sayılı Radyo Ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 8. maddesinin dördüncü fıkrasında, "Radyo ve televizyon yayın hizmetlerinde, arkadaş bulma amacıyla kişilerin tanıştırıldığı ve/veya buluşturulduğu türden programlara, sohbet, arkadaşlık ve eş bulma hatlarının ve hizmetlerinin tanıtımına yer verilemez." hükmü açıkça sevk edilmiş olup, kanun koyucunun da aynı saiklerle radyo ve televizyon yayınlarına yönelik aynı yasaklamayı getirdiğinin görüldüğü, Bu durumda, 28/12/2018 tarih ve 30639 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Yönetmelik ile Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği'nin 27. maddesine eklenen dava konusu 8. fıkrada hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, sohbet, arkadaşlık ve eş bulma hatları ile hizmetlerinin reklamlarının engellenmesinde kamu yararı bulunmadığı, sosyal ilişkilerin zayıfladığı noktada sohbet, arkadaşlık ve eş bulma hizmetlerinin devreye girdiği, teknolojinin yarattığı sosyal iletişim boşluğunu doldurduğu, sosyal ilişkilerin değişen çağa ayak uydurarak varlıklarını sürdürmelerini sağladığı, bu hat ve hizmetlerin sosyal faydasının dışında, vergi ödemek suretiyle ülke ekonomisine ve hukuka aykırı içerikler hakkında bildirimde bulunmak suretiyle ülke güvenliğine ciddi faydaları bulunduğu, 6112 sayılı Kanun ile sadece radyo ve televizyon yayınlarında reklam verilmesini yasaklamasına rağmen tümden getirilen yasaklamada hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 18/10/2022 tarih ve E:2019/1146, K:2022/4539 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 06/03/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.