11. Hukuk Dairesi 2023/255 E. , 2024/3991 K. MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1704 Esas, 2022/1701 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/433 E., 2019/149 K. Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince b…
**11. Hukuk Dairesi 2023/255 E. , 2024/3991 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1704 Esas, 2022/1701 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/433 E., 2019/149 K. Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından müvekkilleri aleyhine 757.500,00 TL'lik senetten dolayı icra takibi yapıldığını, söz konusu senedin Avukat .....'ye vekalet ücretinin teminatı olarak teslim edildiğini, söz konusu davanın kazanıldığını ve sözleşme konusu borcun müvekkilleri tarafından ödendiğini, dava kazanıldıktan sonra senedin müvekkillerine iade edilmediğini, düzenleme tarihinin 17.07.2013, vade tarihinin ise 10.09.2013 olduğunu, bononun düzenlendiği tarihte 5083 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Para Birimi Hakkında Kanun'un (5083 sayılı Kanun) henüz yürürlüğe girmediğini, dolayısıyla TL'den henüz altı sıfır atılmadığını, içtihatlara göre bononun altı sıfır atılmak suretiyle takibe konulması gerektiğini, oysaki bonodan sıfır atılmadan takip yapıldığını, bu nedenle takibin dayanağı bonodan 6 sıfır atıldığı takdirde takibin 0.75 TL olarak açılması gerekirken müvekkillerine karşı 750.000,00 TL'lik bonodan dolayı işlem yapıldığını, takibin iptali için Karşıyaka 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nde dava açıldığını, söz konusu gerekçeden kaynaklı olarak takibin 0.75 TL'yi aşan kısmının iptaline karar verildiğini, davalı tarafından temyiz edildiğini ileri sürerek müvekkilinin Karşıyaka 3. İcra Müdürlüğü'nün 2015/2463 E. dosyasında mevcut senetten kaynaklı olarak bir borcun olmadığının tespitine, takibin iptaline, talebin kabul edilmemesi halında senetten 6 sıfır atılarak 0,75 TL'yi aşan kısım yönünden borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davacılar vekili 23.11.2018 tarihli dilekçesi ile, davanın yasa gereği senet metnindeki 6 sıfırın atılmasından sonra işleme girmesi gereken bononun dayanak yapıldığı icra takibi sebebi ile açıldığını beyan ederek 0,75 TL yi aşan kısımla ilgili borcun olmadığına ilişkin karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; senedin teminat olarak verildiği, senedin karşılığı olmadan doldurulduğu iddiasının senedin ikinci cirantası olan müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini savunarak davanın reddine ve müvekkili yararına % 20 tazminata karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların ıslah talebi ile birlikte değerlendirme yapıldığında 31.01.2004 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak 01.01.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5083 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Para Birimi Hakkında Kanun'un 2 nci maddesi uyarınca Türk Lirası değerler Yeni Türk Lirasına dönüştürülürken, bir milyon Türk Lirası (1.000.000,00 TL) eşittir bir Yeni Türk Lirası (l YTL) değişim oranının esas alınacağı, davaya konu icra takip dosyasına dayanak bononun düzenlenme tarihi 17.07.2003, vade tarihi ise 10.09.2013 olduğu, bu durumda uygulanması gereken hüküm gereği, bononun bedelinden 6 sıfır atılmak sureti ile takibe konulması gerektiği, 757.500,00 TL bono bedelinden 6 sıfır atıldığında 0,75 TL bono bedeli ile, 10.09.2013 vade tarihinden 18.02.2015 takip tarihine kadar 1,25 TL işlemiş faizi toplamı 2,00 TL borçlu bulunan davacıların, 882.373,36 TL toplam tutarlı takibin 882.371,36 TL bölümünden dolayı davalıya borçlu bulunmadıkları gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin lehlerine olan ilk kararının bölge adliye mahkemesince usuli nedenlerle kaldırıldığını, esasa ilişkin değişiklik yapılmasını gerektiren bir hususun bulunmadığını, bu meyanda müktesep haklarının ihlal edildiğini, icra hukuk mahkemesi kararının lehlerine kuvvetli delil teşkil edeceğini, atiye bırakmaya muvafakatleri bulunmadığını, teminat senetlerinin vadesinden hemen önce doldurulabileceğini, davacıların da senedin azilden sonra doldurulduğunu beyan ettiklerini, teminat bedelinin arsa karşılığı ödenmesi ve dava konusu senedin iddia olunan bedeli dikkate alındığında davacı tarafın çelişkili beyan verdiklerinin anlaşıldığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesi kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacıların bir kısım taleplerini ıslah adı altında müvekkili muvafakati olmadan geri alındığını, davacının atiye bıraktığı hakkını bir daha kullanmasının mümkün olmadığını, hukukumuzda atiye bırakmanın olmadığını, davanın geri alınmasının ise dilekçeler aşaması tamamlandıktan sonra ancak karşı tarafın rızası ile olabileceğini, bu nedenle mahkemenin atiye bırakma yokmuş gibi diğer hususlara ilişkin de karar vermesi gerektiğini, senet metninden altı sıfır atılmamasına ilişkin kararın kesinleştiğini, icra hukuk mahkemesine yapılan başvurularında bu hususun da gerekçe yapıldığını, buraya verdikleri dilekçede senedin avukat azlinden sonra doldurulduğunun belirtildiğini, azil tarihinin ise 2014 olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.5083 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi. 3. Değerlendirme Dava, takip sonrası açılan menfi tespit davasıdır. İlk Derece Mahkemesince bono tazmin tarihinde yürürlükte olan 5083 sayılı Kanun gereği takip konusu bononun bedel kısmından 6 sıfırın atılması gerektiği, sonraki tarihi içeren vade gününde belirtilen miktarın davalının alacak miktarını göstermeyeceği gerekçesi ile davacının ıslah edilen talebi üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak davacılar vekili icra tetkik merciine verdiği 25.02.2015 havale tarihli dilekçede, bononun boş olarak tanzim edildiğini, vekalet ilişkisi çerçevesinde bononun lehtara verildiğini, sonrasında lehtar avukatın azledildiğini, bahsekonu bononun ise azilden sonra doldurulduğunu beyan etmiştir. Bu beyan dava konusu bononun azil tarihine kadar itimata binaen doldurulabileceğinin açık kabulü niteliğindedir. Bu durumda, bononun tarih itibariyle Türk Lirasından 6 sıfır atılmasından sonra doldurulduğu gerçeği karşısında davacıların başkaca borçsuzluk def'isini ispatlayamamış olmaları nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yukarıda yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.05.2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. BAM Kararının usul ve yasaya uygun olduğu ve onanması gerektiği düşündüğümden, bononun düzenleniş tarihi ve icra hukuk Mahkemesine sunulan 25.02.2015 havale tarihli dilekçede senette belirtilen miktarda alışverişin olmadığına yönelik beyanda dikkate alındığında, Sayın Çoğunluğun azil tarihine kadar itimada binaen senedin doldurulabileceğine ilişkin bozma gerekçesine katılmıyorum.