3. Hukuk Dairesi 2024/3945 E. , 2025/2589 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/457 E., 2024/341 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilin
**3. Hukuk Dairesi 2024/3945 E. , 2025/2589 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/457 E., 2024/341 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin Hatay-Samandağı ilçesinde yaşadığını, ileride yerleşmek amacıyla 22.04.2011 tarihinde davalıya ait olan ... Köyü 1063 Parsel sayılı taşınmazı 100.000,00 TL bedelle satın aldığını, taşınmaz üzerinde inşaat yapmak için İskenderun Belediyesine başvurduğunu, belediyeden bu parselin imara kapatıldığını ve heyelana maruz kalabilecek alan kapsamında olduğundan ve benzeri gerekçelerle ağaçlandırılacak alana dönüştürüldüğünü ve parsel üstünde inşaat yapılmasının mümkün olmadığını belirttiklerini, şu anda parselin işe yaramadığını, Borçlar Kanunu 194. gereğince hukuki ayıptan ötürü maddi zararı ve tazminat hakkı doğduğunu ileri sürerek; hukuki ayıptan ötürü uğramış olduğu maddi zararın şimdilik 70.000,00 TL'sinin faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; dava konusu yeri kendisinin 22.02.2011 tarihinde satın aldığını, davacı tarafı tanımadığını, devir ve temlik işlemlerinin vekil aracı ile yapıldığını, satış tarihinde her hangi bir hak sınırlaması olmadığını, üç yıl sonra yapılacak imar değişikliğini öngörebilmesinin mümkün olmadığını, satış tarihinde arsaya inşaat yapılmasının mevcut imar planına göre mümkün olduğunu, imar değişikliğinin satıştan 3 yıl sonra gerçekleştiğini, sonradan ortaya çıkan imar değişikliğinden dolayı kendisinin kusurlu olmadığını savunmuş, cevap dilekçesini ıslah ederek, davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle reddine, aksi kanaatte ise esastan reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 28.05.2015 tarihli kararıyla; davacının dava konusu taşınmazı satın aldıktan 2 yılı aşkın bir süre sonra Belediye tarafından plan değişikliği yapıldığı, davacının taşınmazı devir aldığı tarihte taşınmazın bulunduğu yer imar planında ayrık nizam 3 kat konut alanı olarak planlandığı, taşınmazın devrinden 2 yılı aşkın bir zaman sonra yapılan imar planı değişikliği sebebiyle davalının bir sorumluğu bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesince verilen 09.10.2018 tarihli ilamla; mahkemece, davaya konu yerin heyelan bölgesinde kaldığının yöre halkı tarafından bilinip bilinmediği, bu yere ilişkin çalışmaların ne zaman başladığı, davacı ve davalı tarafın bu durumu bilebilecek durumda olup olmadıkları araştırılarak, davacının satın aldığı taşınmazdan beklediği menfaat ile satıcının ayıpların varlığını bilmese bile bundan sorumlu olduğuna ilişkin Borçlar Kanunundaki düzenleme de gözetilerek, gerektiğinde mahallinde bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 2. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusunun taşınmaz olması nedeniyle 5 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde davanın açıldığını, davacı dava konusu taşınmazı satın aldıktan 2 yılı aşkın bir süre sonra Belediye tarafından plan değişikliği yapıldığı, davacının taşınmazı devir aldığı tarihte taşınmazın bulunduğu yer imar planında ayrık nizam 3 kat konut alanı olarak planlandığı, taşınmazın devrinden 2 yılı aşkın bir zaman sonra yapılan imar planı değişikliği sebebiyle davalının bir sorumluğu bulunmadığı, aynı zamanda taşınmaz davacı tarafından satın alındığında heyelan bölgesinde olduğuna dair bir çalışmanın mevcut olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; mahkemenin bozma kararına uygun karar vermediğini, yapılacak araştırmanın heyelan riskine ilişkin olması gerektiği ve mahalli bilirkişilerce bu durumun yıllardır var olduğunun beyan edildiğini, Mahkemece ağaçlandırma kararının resmi tarihine değil, heyelan riskinin geçmişe yönelik olarak taşınmazdaki risklerine bakılması gerektiği, taşınmazın uzun zamandır imara uygun olmadığının sabit olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, taşınmaz satış sözleşmesinden kaynaklanan ayıp nedeniyle maddi zararın tazmini istemine ilişkindir. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, özellikle yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda; dava konusu taşınmazın Bakanlar Kurulunun 30.11.2007 tarih ve 12958 sayılı ve Bakanlar Kurulunun 16.03.2012 tarih ve 2970 sayılı Afete Maruz Bölge ilanı kararlarında "Afete maruz bölge kararı" verilen yerlerden olmadığının tespit edilmiş olması ve İskenderun Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü'nün 25.02.2015 tarih ve 425 sayılı cevabi yazısına göre; dava konusu ... 1063 Sayılı Parselin 22.04.2011 tarihinde yürürlükte olan imar planında ayrık nizam 3 kat konut alanı olarak planlandığı, Afet ve Acil durum Yönetimi Başkanlığınca onaylanan imar planına esas mikro bölgeleme çalışmalarında söz konusu parsel uygun olmayan alanda kaldığından 11.06.2013 tarih ve 66 ve 67 sayılı İskenderun Belediye Meclis kararıyla onaylanan 1/5000 ölçekli Revizyon Nazım İmar Planı ve 1/1000 ölçekli revizyon uygulama imar planında ağaçlandırılacak alan olarak planlandığı, davacının iddia ettiği ayıbın taşınmazın satımı esnasında var olmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 439. maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 1086 sayılı Kanun'un 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.