1. Ceza Dairesi 2023/3808 E. , 2024/5112 K. MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1436 E. 2022/2741 K. SUÇLAR : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. Maddesi, 286/2-(a) maddeleri uyarınca …
**1. Ceza Dairesi 2023/3808 E. , 2024/5112 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1436 E. 2022/2741 K. SUÇLAR : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama HÜKÜMLER: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. Maddesi, 286/2-(a) maddeleri uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ankara 30. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.05.2022 tarihli ve 2021/307 Esas, 2022/175 Karar sayılı kararı ile; sanıklar ... ve ...'ın katılan ...'e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un (5237 sayılı Kanun) 81/1, 35/2, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 10'ar yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 09.12.2022 tarihli ve 2022/1436 Esas, 2022/2741 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan vekili, sanık ..., sanıklar müdafilerinin istinaf başvuruları üzerine 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde sanıklar yönünden aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasıyla; sanıklar ... ve ... hakkında katılan ...'e karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 37/1,86/1 , 86/3-e, 87/1-c-d ve 53. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 6'şar yıl 30'ar ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A.Sanık ... müdafiilerinin temyiz sebepleri özetle; ceza miktarına, haksız tahrike, takdiri indirim uygulanması gerektiğine, kararın gerekçesiz olduğuna ilişkindir. B.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; kararın gerekçesiz olduğuna, ceza miktarına, takdiri indirime, iştirak hükümlerinin uygulanamayacağına, savunma hakkının kısıtlandığına, eksik incelemeye, haksız tahrik indirimi uygulanması gerektiğine, yerel mehkemenin tabii hakim ilkesine aykırı olduğuna ilişkindir. C.Katılan vekilinin temyiz sebepleri özetle; öldürmeye teşebbüs olduğundan bahisle suç vasfına, delillerin hatalı değerlendirildiğine, üst hadden cezalandırılmaları gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Olay gecesi katılanın sokaktaki büfeye yürüdüğü esnada, daha önceden tanımadığı sanıkları gördüğü, sanıkların alkollü oldukları ve kim olduğu tespit edilemeyen bayan bir şahsın peşine takıldıkları, ...'nın bayan şahsa yaklaşarak sözlü tacizde bulunduğu, bayan şahsın "gider misiniz" dediği, bayan şahsın koluna ve göğsüne elini uzatınca kadının çığlık attığı, bunu duyan katılanın sanıkları uyarması üzerine sanık ...'ın "sana ne lan elalemin karısından" dediği, katılanın da "ne demek sana ne, senin hiç mi anan bacın yok" demesi üzerine aralarında sözlü tartışma çıktığı, bayan şahsın bu tartışmadan faydalanarak hızla oradan uzaklaştığı, sanık ...'nın ona hakaret ettiği ve büfeden geri dönerken önüne çıkıp katılana sözlü olarak sataştığı ve saldırmak için iteklediği, ...'ın da onun arkasından gelip sözlü tartışmaya katıldığı, büfenin önünde kendisine vurmaya çalışmaları üzerine katılanın gözlüğünü çıkartıp büfeye koyduğu, etrafını çeviren sanıkların kavga edeceklerini anlayan katılanın kendisinden uzaklaşması için sanık ...'yı göğsünden iteklediği, ...'ın arkadan gelip katılanı hırpaladığı ve aralarında arbede başladığı, katılanın sanıkların ellerinden kurtulmaya çalıştığında sanık ...'nın cebinden bıçak çıkarttığını fark ettiği ve eliyle ...'nın kollarından tutmaya çalıştığı, arkasından ...'ın sırtına yüklenmesi nedeniyle başarılı olamadığı ve ...'nın katılan ...'i kollarından bıçakladığı, katılan ondan kurtulmak için iteklerken bir eliyle yakasından tutup diğer eliyle bıçağı sol kaşından sol dudağına kadar uzanan derin kesi olacak şekilde yaraladığı, yaralanma üzerine katılanın yüzünden kanlar aktığı ve hızla oradan bağırarak uzaklaştığı, "polis" diye bağırması üzerine devriye gezen görevlileri görüp olayı anlattığı, olay nedeni ile katılanın hayati tehlike geçirecek ve yüzde sabit ize neden olacak şekilde yaralandığı olayda; Sanıkların 16.12.2021 tarihinde tutuklanmış olmaları karşısında Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin karar başlığında tutuklama tarihinin 16.12.2022 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak değerlendirilmiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eksik incelemenin bulunmadığı, eylemlerin sanıklar tarafından kasten gerçekleştirildiğinin saptandığı, savunma hakkının kısıtlanmadığı, tabii hakim ilkesine aykırılık bulunmadığı, suçun kanuni tanımındaki fiili gerçekleştiren sanıkların fail olarak kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, eyleme uyan suç vasfı ile yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, katılandan sanıklara yönelen haksız söz ve davranış bulunmadığı, takdiri indirimin mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından, temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 09.12.2022 tarihli ve 2022/1436 Esas, 2022/2741 Karar sayılı kararında katılan vekili ve sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 30. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.07.2024 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Sanıklar ... ve ...'nın eylemleri kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturmaktadır. Tanık ...nin soruşturma aşamasındaki ifadesinde özetle; sanık ...'ın katılanı büfenin önünde sıkıştırarak tekme attığını, ...'nın ise tek eliyle katılanın yakasından tutarak diğer elindeki bıçağı boynuna vurmak istediğini, katılan kendini geri çekince bıçağın suratına geldiğini, sanığın iki kez daha bıçakla vurduğunu, katılanın can havliyle sanıklardan kaçtığını, kaçarken polis diye bağırdığını, yakınlarda olan polis ekibinin sanıkları yakaladığını anlatmıştır. Tanık ...nin yargılama aşamasında verdiği beyanda ise ismini ... olarak hatırladığı şahısın müştekinin boynuna doğru bıçak salladığını, müştekinin geri çekilmesi üzerine bıçağın yüzüne isabet ettiğini söylemiştir. Sanıklar eylem birliği içinde ani gelişen kasıtla katılana saldırmışlar, sanık ... beden yoluyla, sanık ... ise bıçakla katılana karşı eylemlerini gerçekleştirmişlerdir. Katılanı hayati tehlike geçirecek ve yüzde sabit iz kalacak nitelikte yaralamışlardır. Suçta kullanılan bıçağın elverişli olması, sanıkların öldürücü boyun bölgesini hedef almaları, katılanın kollarındaki yaralarında savunma yaraları olması ve bu yaraların hayati tehlike ile yüzde sabit ize neden olması, sanıkların eylemlerine devam ederken katılanın kaçarak yakınlarda bulunan polise sığınması sonucu sanıkların eylemlerine devam edememeleri birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların eyleme bağlı olarak ortaya çıkan kasıtlarının öldürmeye yönelik olduğu anlaşılmıştır. Sanıkların eylemlerini kasten yaralama kabul eden bölge adliye mahkemesi kararının onanması yönündeki sayın çoğunluk görüşüne, sanıkların fiillerinin kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğu dolayısıyla bölge adliye mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşüncesiyle katılmamaktayız. 09.07.2024