10. Ceza Dairesi 2024/7612 E. , 2024/25171 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesinin 03.10.2017 tarihli ve 2017/272 Esas, 2017/4859 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.08.2024 tarihli ve KD- 2024/83300 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı CMK'nın 308/1. maddesi uyarınca sanık lehine itiraz başvurusu üzerine dava dosyası,
**10. Ceza Dairesi 2024/7612 E. , 2024/25171 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesinin 03.10.2017 tarihli ve 2017/272 Esas, 2017/4859 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.08.2024 tarihli ve KD- 2024/83300 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı CMK'nın 308/1. maddesi uyarınca sanık lehine itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308/2. maddesi gereği ve 28.01.2020 tarih ve 31022 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Yargıtay Büyük Genel Kurulunun 23.01.2020 tarih ve 2020/1 sayılı işbölümü kararı uyarınca Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, sanık hakkında "....Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığınca, 01/07/2015 tarih 2015/11573 karar no'lu karar ile verilen kamu davası açılmasının ertelenmesine dair kararın, sanığa, Sincan Açık Ceza İnfaz Kurumunda 06/07/2015 tarihinde tebliğ edildiği, tebligat metninin "....kararı okudum ve bir suretini elden teslim alarak tebellüğ ettim" şeklinde olduğu, kararın başka bir suçtan hükümlü bulunan sanığa cezaevinde tebliğ edilmesinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 35 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "ilgili taraf serbest olmayan bir kişi veya tutuklu ise tebliğ edilen karar kendisine okunup anlatılır" düzenlemesi gereği, kararın sanığa okunup anlatılmaması nedeniyle tebligatın 5271 sayılı Kanun'un 35 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca usulüne uygun yapılmadığı, bu husus gözetilmeksizin yapılan tebligatın usulsüz olması nedeniyle kararın kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu olayda; kamu davasını açma koşulları oluşmadan davanın açılmış olduğu anlaşıldığından, "Ankara Batı 5. Asliye Ceza Mahkemesince 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere, kamu davasının durmasına ve gerekli tebligat işlemlerinin tamamlanarak, kararın infazına devam edilmesi için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi yerine, yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde karar verilmesi, Sanık hakkında 15/03/2015 tarihinde hırsızlık iddiasıyla yapılan soruşturmada çaldığı takım elbiseyi satarak uyuşturucu madde alacağını söylediği, yapılan tahlil sonucu kan ve idrarında, uyuşturucu madde ihtiva eden morfin tespit edildiği anlaşıldığından; sanık hakkında TCK'nın 192. maddesinin 4. fıkrası gereğince “cezaya hükmolunmasına yer olmadığına” karar verilmesi gerektiği gözetilmeden...." mahkûmiyet kararı verildiği gerekçesiyle onama ilamının kaldırılmasına ve hükmün bozulmasına karar verilmesi talebine ilişkindir. Sanığın başka bir suçtan dolayı yapılan soruşturma kapsamında alınan 27.01.2015 tarihli ifadesinde uyuşturucu madde kullandığını beyan etmesi üzerine başlatılan soruşturmada, sanığın uyuşturucu madde kullandığını gösterecek herhangi bir adli rapor veya ele geçen uyuşturucu madde bulunmaması nedeniyle sanığın bu eyleminin sabit olmadığı nazara alındığında; 15.03.2015 tarihinde hırsızlık suçundan yakalanan ve bu suç nedeniyle yürütülen soruşturma sırasında 16.03.2015 tarihli savcılık ifadesinde uyuşturucu madde bağımlısı olduğunu, çaldığı takım elbiseyi satarak uyuşturucu madde almayı amaçladığını beyan ederek soruşturma aşamasında resmi makamlar tarafından haber alınmadığı aşamada sanığın uyuşturucu kullandığını belirterek kendi suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardım ettiği anlaşıldığından hakkında TCK'nın 192/2. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, Kabule göre de, 15.03.2015 tarihli suç nedeniyle verilen 01.07.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının, Ankara Sincan Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünde hükümlü olarak bulunan sanığa tebliğ edildiği, tebligat metninin ".... Kararını okudum ve bir suret almak suretiyle tebellüğ ettim" şeklinde olduğu, 5271 sayılı CMK'nın 35/3. maddesindeki 'ilgili taraf serbest olmayan bir kişi veya tutuklu ise tebliğ edilen karar kendisine okunup anlatılır' şeklinde düzenleme karşısında, kararın sanığa okunup anlatılmadığı, bu şekilde yapılan tebligat usulsüz olduğundan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği anlaşılmakla, sanık hakkında kovuşturma şartlarının oluşmaması nedeniyle, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereğince kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere, kamu davasının durmasına ve gerekli tebligat işlemlerinin tamamlanarak, kararın infazına devam edilmesi için dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmesi yerine yargılamaya devamla mahkûmiyet hükmü kurulması, Nedeniyle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. A. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE, B. 5271 sayılı CMK'nın 308/2. maddesi gereği Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesinin 03.10.2017 tarihli ve 2017/272 Esas, 2017/4859 Karar sayılı onama ilâmının KALDIRILMASINA, C. Ankara Batı 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.04.2016 tarihli ve 2016/189 Esas, 2016/316 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.11.2024 tarihinde karar verildi.