4. Hukuk Dairesi 2012/9879 E. , 2012/18534 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vd. vekili Avukat ... tarafından, davalı ... vd. aleyhine 17/05/2002 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 03/04/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan…
**4. Hukuk Dairesi 2012/9879 E. , 2012/18534 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vd. vekili Avukat ... tarafından, davalı ... vd. aleyhine 17/05/2002 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 03/04/2012 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, yaralamalı trafik kazasından kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir. Davalı ...'a ait, diğer davalı ...'ın sevk ve idaresindeki aracın 20.10.2001 de ...'a çarparak hayati tehlike geçirecek şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiklerinden yaralanan ...'un anne ve babası ile kardeşi olan davacılar manevi tazminat isteminde bulunmuşlardır. Davalılar, BK'nun 47. maddesi uyarınca manevi tazminat isteme hakının doğrudan doğruya cismani zarar gören kişiye ait olduğunu, davanın yasal dayanağının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, cismani zarar gören ... hayatta bulunduğuna ve ona veleyeten manevi tazminat istenmediğne göre, onun anne ve babası ile kardeşinin manevi tazminat isteme hakkının bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Kişilik hakları, kişinin yaşamı, sağlığı, vücut ve ruh bütünlüğü ile toplum içindeki yerini koruyan haklardır. Bunların fiziki, sosyal ve duygusal kişilik değerleri içerdiği gözetildiğinde, somut olaydaki duruma göre, davacının bir yakınının yaralanmasının sosyal ve duygusal kişilik değerler kapsamında olup olmadığı konusu üzerinde durulmak gerekir. Sosyal ve duygusal kişilik değerleri, kişinin toplum içindeki yeri, birlikte yaşadığı ailesi ve yakınlarının değer alanı içine giren haklardır. Bu haklar, doğrudan doğruya kişiliğe bağlı olmayan, özellikle aile hukuku içinde yer alan değerlerdir. Bu bağlamda Borçlar Yasası'nın 49. maddesindeki düzenleme gereğince, kişinin doğrudan kendisinin değil de karı, koca, ana, baba, çocuklar ve kardeşler gibi yakınlarının ağır yaralanması gibi somut olayın kendisine özgü ağırlığının ve özelliğinin zorunlu kıldığı olguların kanıtlanması durumunda, aile birliği içinde korunması gereken sosyal ve duygusal kişilik değerlerinin zarar gördüğünün kabul edilmesi gerekir. Dava konusu olayda, yaralanmanın belirlenen niteliği ve buna bağlı sonuçları ile aile ilişkisi göz önünde tutulduğunda, anne ve baba ile kardeş olan davacıların da, olay nedeniyle sosyal kişilik değerlerinde eksilme duygusu yaşayacakları, ayrıca bunun kanıtlama yükümlülüğü altında da bulunmadıkları benimsenmelidir. Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, davacı anne ve baba ile kardeş yararına BK'nun 49. maddesi uyarınca uygun tutarlarda manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle, onların manevi tazminat istemlerinin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 05/12/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.