15. Ceza Dairesi 2015/3279 E. , 2015/29224 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kamu malına zarar verme, hakaret HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz k
**15. Ceza Dairesi 2015/3279 E. , 2015/29224 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kamu malına zarar verme, hakaret HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir. Hakaret suçunun oluşabilmesi için, bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını incitecek ölçüde, somut bir fiil veya olgu isnat etmek ya da yakıştırmalarda bulunmak ya da sövmek gerekmektedir. Kişiye isnat edilen somut fiil veya olgunun gerçek olup olmamasının bir önemi yoktur. İsnadın ispatı konusu ayrıdır. Somut bir fiil ve olgu isnat etmek; mağdurun onur şeref ve saygınlığını incitecek nitelikte olacaktır. Mağdura yüklenen fiil ve olgunun belirli olması şarttır. Fiilin somut sayılabilmesi için, şahsa, şekle, konuya, yere ve zamana ilişkin unsurlar gösterilmiş olmalıdır. Bu unsurların tamamının birlikte söylenmesi şart değildir. Sözlerin isnat edilen fiilî belirleyecek açıklıkta olması yeterlidir. Çoğu zaman isnat edilen fiil ve olgunun, hangi zaman ve yerde meydana geldiğinin belirtilmesi, onur ve saygınlığı incitecek niteliği tespit için yeterli olmaktadır. Tarafların sosyal durumları, sözlerin söylendiği yer ve söyleniş şekli, söylenmeden önceki olaylar nazara alınarak suç vasfı tayin olunmalıdır. Hakaretin kişiyi küçük düşürmeye yönelik olması gerekir. Kişiye onu toplum nazarında küçük düşürmek amaçlı belli bir siyasi kanaatin isnat edilmesi hâlinde de suç oluşacaktır. Bir kişiye yönelik sözlerin veya yapılan davranışın o kişiyi küçük düşürücü nitelikte olup olmadığını tayin ederken, topluma hâkim olan anlayışlar, örf ve adetler göz önünde bulundurulmalıdır.Hakaret huzurda işlenebileceği gibi, gıyapta da işlenebilir. Gıyapta hakaretin cezalandırılabilmesi için, mağdurun yokluğunda en az ikiden fazla kişilerle ihtilat edilerek yani en az üç kişinin hakaret sözünü öğrenmiş olması kaydıyla hakaretin yapılması şarttır. Mağdur bu sayıya dâhil değildir. Mağdurun hazır olması halinde gıyapta hakaret den bahsedilemez. Kendileriyle ihtilat edilen kişilerin bir arada bulunmaları ve hakaret sözünü aynı anda öğrenmelerine gerek yoktur. İhtilat aktarma suretiyle gerçekleşmişse hakaret sözlerinin aynı ya da benzer olması aranmalıdır. Fail, sözlerini ikiden fazla kişiye söylemekte ya da daha çok kişinin duyabileceği bir yerde konuşmakta ve sözleri başkaları tarafından duyulabilmekte, failde bu durumun bilincinde ise ihtilat oluşmuştur.Suçun alenen işlenmesi, nitelikli hâl kabul edilmiştir. Aleniyet, belirsiz sayıda kişilerin hakaret oluşturan sözü duymalarına olanak sağlamak suretiyle suçun işlenmesini ifade eder. Failin, hakaret oluşturan sözün duyulması olanağını yaratmış olması yeterlidir. Söylenen sözün fiilen duyulmuş olup olmaması önemli değildir. Suç tarihinde sanığın 02:10 sıralarında Eğitim ve Araştırma Hastanesinde çevreye zarar veren bir şahıs olarak motosiklet ile kaçarken yakalandığı, mağdur ...'un özel güvenlik görevlisi olarak çalıştığı Eğitim ve Araştırma Hastanesine olay tarihinde saat 01.30 sıralarında sanık ...’ın annesi ve kafasından yaralı olan babası ile gittiği, alkollü durumda olan ...’ın kayıt yaptırmak için dışarıya çıktığı, hemşire olarak görev yapan hemşire ...'e “gözlük takıyorsun, göremiyormusun, ne işe yarıyorsun” şeklinde sözler söylemesi üzerine görevli mağdur ...'un müdahale ettiği ve ...'a “kaydını yaptır, kimseyi rahatsız etme” dediğinde sanık ...’ın "y...rak, sen kimsin, dışarıya gelsene" diyerek hakarette bulunduğu, bu esnada mağdur ...'un yanına yine özel güvenlik görevlisi olan arkadaşı mağdur ...’ın geldiğini, sanık ...'ın ... ve ...'a “sizin Allahınızı s.k. ederim, y..rak kafalılar, siz kimsiniz" şeklinde sözlerle hakaret ettiği ve hastane nöbetçi memuru olan şikayetçi ...'un yetkilisi olduğu ve hastanenin acil servis önünde klima dış ünitesinde bulunan iki adet fanın sanık tarafından kırıldığını görerek şikayetçi olduğu, böylece sanığın üzerlerine atılı kamu malına zarar verme ve hakaret suçlarını işlediği iddia edilen olayda; Tüm dosya kapsamı, sanığın dolaylı ikrarı, şikayetçi ifadeleri ve olay tespit tutanağına göre, sanığın görevli memurlara hakaret ettiği, sanığın hakaret suçunu zincirleme şeklinde işlediği yine sanığın hastane klimasına sopayla zarar verdiğinin anlaşılması gerekçesine dayanan mahkemenin kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir. Hakaret suçunun alenen işlenmesi nedeniyle TCK'nın 125/4.maddesinin uygulanmaması isabetsizliği aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 30.09.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.