T.C. DİYARBAKIR BAM 10. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/4231 - 2026/78 T.C. DİYARBAKIR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 10. HUKUK DAİRESİ Dosya No : 2025/4231 Karar No : 2026/78 Karar Tarihi : 15/01/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) Taraflar arasındaki yapılan yargılamada ilk derec…
T.C. DİYARBAKIR BAM 10. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/4231 - 2026/78 T.C. DİYARBAKIR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 10. HUKUK DAİRESİ Dosya No : 2025/4231 Karar No : 2026/78 Karar Tarihi : 15/01/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) Taraflar arasındaki yapılan yargılamada ilk derece mahkemesince verilen ve yukarıda tarih ve numarası gösterilen ihtiyati tedbir isteminin reddine dair ara karar aleyhine davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, HMK m. 352 gereğince yapılan ön inceleme sonucu, dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilince, davalı tarafından tahakkuk ettirilen kaçak elektrik kullanımına ilişkin ... numaralı fatura ile tahakkuk ettirilen 16.947,61 TL faturanın haksız olması nedeniyle açılan menfi tespit davasında dava konusu ..... nolu aboneliğin elektriğinin kesilmemesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilmiştir. İlk derece mahkemesince 06/11/2025 tarihli ara karar ile tedbir isteminin reddine karar verilmiş, anılan ret kararına karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür. Delillerin Değerlendirilmesi, Hukuki Sebepler ve Gerekçe: Davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurularak ihtiyati tedbir isteminin reddine yönelik ara kararın kaldırılması istenilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususların olup olmadığı değerlendirilerek yapılmıştır. İddia ve savunmaya mahkemece toplanıp değerlendirilen deliller ile duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere göre; İstinaf incelemesine konu ve esas teşkil eden eldeki dava; kaçak elektrik kullanımına dayalı fatura nedeniyle menfi tespit istemine ilişkindir. İlk derece mahkemelerince verilen kararlar aleyhine istinaf kanun yoluna başvurulabilir. Ancak; yerel mahkeme tarafından hükmün verildiği tarih itibarı ile yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 341/2. maddesinde; "Miktar veya değeri Üçbin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir." hükmü mevcuttur. Ayrıca, 6100 sayılı HMK'nın Ek 1. maddesinin 1. fıkrasında; HMK'nın "341. maddesindeki parasal sınırın her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298'inci maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların bin Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz." hükmü düzenlenmiş bulunmaktadır. Öte yandan, 6763 sayılı Kanun’un 44. maddesi ile 6100 sayılı HMK’ya eklenen Ek madde 1/2 gereğince HMK'nın 341. maddesinde düzenlenen kesinlik sınırının uygulanmasında, hükmün verildiği tarihteki miktarın esas alınacağı öngörülmüş olduğundan, 6763 sayılı Kanun değişikliği ile yapılan parasal sınırlar, ancak söz konusu Kanun’un yürürlüğe girdiği 02.12.2016 tarihi ve sonrasında (2017 takvim yılı başına kadar) verilen ilk derece mahkemesine ait kararlar yönünden esas alınabilecektir. Ayrıca 04.06.2025 ve 7550 sayılı Kanun’un 20. maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK’nın Ek madde 1/2 gereğince HMK'nın 341. maddesinde düzenlenen kesinlik sınırının uygulanmasında, davanın açıldığı tarihteki miktarın esas alınacağı düzenlenmiş olup HMK'nın Ek 1. maddesinin 3. fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır. 7550 sayılı Kanun, HMK'da daha önce değişiklik yapan çok sayıdaki kanundan farklı olarak içerdiği düzenlemelerin derdest davalarda uygulanıp uygulanamayacağı, uygulanacaksa ne şekilde uygulanacağı ile ilgili bir geçiş hükmü öngörmemiştir. Kanun yoluna başvuru hakkı kararı kanun yoluna konu olan mahkemenin nihai kararını verdiği tarihte doğar ve bu hakkın kullanılıp kullanılamayacağı da kararın verildiği tarihte geçerli olan parasal sınıra göre belirlenir. Zira aksine bir düzenleme olmadıkça usul hükümleri Resmî Gazete'de yayımlandığı tarih itibariyle derhal yürürlüğe girer ve hükmün yürürlüğe girmesinden sonra verilen kararlar için derhal uygulanır (Muhammet Özekes, Tolga Akkaya, Pekcanıtez Usul, Medeni Usul Hukuku, Cilt IV, İstanbul Mayıs 2025, 16. Bası, s.3892). 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile HMK'nın Ek 1. maddesinin 2. fıkrasında yapılan ve 04.06.2025 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik karşısında dava tarihindeki parasal sınırların mı yoksa karar tarihindeki parasal sınırların mı esas alınacağı konusu irdelendiğinde; Mahkemece verilen karar tarihi itibariyle kanun yolu hakkının doğup doğmadığı değerlendirilmelidir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 25.06.2025 tarihli, 2025/9-356 esas ve 2025/386 karar sayılı ilamı) İstinaf talebine konu olan ilk derece mahkemesi tarafından verilen karar tarihinin 7550 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 04.06.2025 tarihinden sonraki tarih olması, usul kuralların derhal uygulanması ilkesi nedeniyle hüküm tarihinde yürürlükte olan düzenleme esas alınarak kanun yolu bakımından dava tarihindeki parasal sınırların esas alınması gerekmektedir. Kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgilidir. İstinaf kesinlik sınırı belirlenirken yalnız dava konusu edilen değer dikkate alınır. Faiz, icra (inkar) tazminatı, vekalet ücreti ve yargılama giderleri hesaba katılmaz. Öte yandan, Yargıtay'ın yerleşik kararlarında belirtildiği üzere, hükme karşı sadece vekalet ücreti ve/veya yargılama giderleri yönünden kanun yoluna başvurulmuş ise; kesinlik sınırı, dava değerine göre değil, istinaf edilen vekalet ücreti ve/veya yargılama giderlerinin miktarına göre belirlenir. Buna göre, ilk derece mahkemesine ait 04.06.2025 tarihinde ve sonrasında verilen kararlar yönünden dava tarihi, öncesinde verilen kararlar yönünden karar tarihi; 02.12.2016 tarihinden önce ise 1.500,00 TL, 02.12.2016 tarihi ve sonrasında ise, (2017 takvim yılı başına kadar) 3.000,00 TL, 01.01.2018 ve sonrasında ise (2019 takvim yılı başına kadar) 3.560,00 TL, 2019 yılı için 4.400,00 TL, 2020 yılı için 5.390,00 TL, 2021 yılı için, 5.880,00 TL, 2022 yılı için 8.000,00 TL, 2023 yılı için 17.830,00 TL, 2024 yılı için 28.250,00 TL, 2025 yılı için 40.000,00 TL olarak uygulanacaktır. Davacı vekili tarafından, dava dilekçesinde davacıya tahakkuk ettirilen kaçak elektrik faturası nedeniyle tanzim edilen 16.947,61 TL bedelli fatura nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemli davada ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilmiş, ilk derece mahkemesince talebin reddine karar verilmiş, davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Dava tarihi olan 2025 yılı itibariyle kesinlik sınırının 40.000,00 TL olması, davacı tarafça açılan davada dava konusu fatura değerinin 16.947,61 TL altında olması nedeniyle ilk derece mahkemesi tarafından verilen ara kararın taraflar yönünden kesin olduğu değerlendirmesi yapılmıştır. HMK'nın 346. Maddesi gereğince kesin karara yönelik istinaf başvurusu ile ilgili ilk derece mahkemesince karar verilebileceği gibi bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar oluşturulmadan, istinaf incelemesine gönderilen dava dosyaları ile ilgili olarak aynı yasanın 352/1. Maddesi gereğince istinaf mahkemesince de karar verilmesi mümkündür. Bu yasal düzenlemeler karşısında, kanun yoluna başvuru konusu edilen kararın, dava tarihi itibariyle istinaf kanun yoluna başvuran taraf yönünden kesin nitelikte olması nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın m. 352(1)-b hükmü uyarınca usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis kılınmıştır. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 341/2, 346 ve 352/1 maddeleri gereğince usulden REDDİNE, 2-İstinaf talep eden davacı tarafından yatırılan istinaf maktu karar ve ilam harcının talep halinde davacıya iadesine, 3-İstinaf talep eden vekili tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderleri hakkında Mahkemece esas hükümle birlikte değerlendirme yapılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nun 362/1-f ve 391/3 maddeleri gereğince KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi. Gerekçeli Karar Yazım Tarihi:16/01/2026 Bu belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında e-imza ile imzalanmıştır.