4. Ceza Dairesi 2021/8732 E. , 2023/17688 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hakaret, kişilerin huzur ve sükununu bozma Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun
**4. Ceza Dairesi 2021/8732 E. , 2023/17688 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hakaret, kişilerin huzur ve sükununu bozma Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun ( 5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası ile 62 nci maddesi uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan ise aynı Kanun'un 123 üncü maddesin birinci fıkrası ile 62 nci maddesi uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, her iki mahkumiyet hükmü yönünden 53 üncü madde uyarınca hak yoksunluklarının uygulanmasına hükmedilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteminin özetle; sanığın katılan ...'yi rahatsız etmediğine, aksine sanığın katılan tarafından sürekli rahatsız edildiğine, bu olayların son bulması için sanığın katılanın okuluna gidip son kez görüştüğüne, bu görüşmenin zorla yapıldığına yahut tekrar ettiğine dair dosya kapsamında herhangi bir delil bulunmadığına, mahkemenin gerekli araştırmayı yapmadan sadece sanığın ikrarını ve katılanların beyanlarını baz alarak hüküm kurduğuna, sanığın katılan ...'ye mesaj gönderdiğini ikrar ettiğine ancak katılanın, annesini aramasına sinirlenerek bu mesajları gönderdiğine, mahkemece katılan ...'nin, sanığın annesinin telefonunu arayıp aramadığı araştırılmadan kurulan hükmün hukuka aykırı olduğuna, şartları oluştuğu halde haksız tahrik indirimi uygulanmadığına, deliller toplanmadan eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna yönelik olduğu belirlenmiştir. III. OLAY VE OLGULAR Katılan ...'nin eski erkek arkadaşı olan sanığın katılanı telefonla arayarak, okul çıkışında ve okul kantinine kadar gelerek takip etmek suretiyle katılanın huzur ve sükununu bozduğu, ayrıca katılan ...'nin babası olan katılan ...'ye iddianamede belirtilen ve mesaj tespit tutanağı ile tespit edilen mesajları göndermek suretiyle hakaret suçunu işlediği Yerel Mahkemece kabul edilmiştir. IV. GEREKÇE Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1.Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu ile korunan hukuki yarar kişi özgürlüğünün korunması ve bireyin, psikolojik ve ruhsal bakımdan rahatsız edilmemesi ve yaşamını sağlıklı bir şekilde sürdürmesi olarak tanımlanmaktadır. Bu suçun oluşabilmesi için, kanun metninde yazılı bulunan telefon etme, gürültü yapma yada aynı maksatla, hukuka aykırı bir davranışta bulunulması eylemlerini bir kez yapmasının yeterli olmadığı, eylemlerin ısrarla tekrarlanması süreklilik arz etmesi ve sırf kişilerin huzur ve sükununu bozma saiki ile işlenmesi gerekmektedir. Somut olayda, sanığın katılanı telefonla arayarak, okul çıkışında ve okul kantinine kadar gelerek takip etme biçiminde gerçekleştiği kabul edilen eyleminde, 5237 sayılı Kanun'un 123 üncü maddesinde düzenlenen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun unsuru olan ısrar öğesinin ne şekilde gerçekleştiğinin ve sanığın kastının ne şekilde sırf huzur ve sükunu bozma özel kastı olarak kabul edildiği yöntemince açıklanmadan, yine sanığın atılı suçu kabul etmemesi, sadece bir defa katılan ... ile konuşmak için okuluna gittiğini beyan etmesi, kişilerin huzur ve sükununu bozma eylemine dair herhangi bir tanık beyanı veya başkaca bir delil bulunmaması karşısında, mahkemece katılanların beyanlarının ne şekilde sanığın savunmasına üstün tutulduğu yeterince açıklanıp tartışılmaksızın yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması, 2.Sanığın savunmalarında katılan ... 'nin telefonla babasını arayarak kendisine ve babasına hakaret ettiğini, yine kendisini arayarak tehdit ve hakaret sözleri söylediğini beyan etmesi karşısında, olayın başlangıcı ve gelişimi üzerinde durularak, sanık hakkında hakaret suçu yönünden 5237 sayılı Kanun'un 129 uncu maddesi uyarınca haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmemesi, 3.7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle değişik, 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde "Basit Yargılama Usulü" düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 inci ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönüyle hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 27.04.2023 tarihinde karar verildi.