5. Hukuk Dairesi 2023/9122 E. , 2024/2222 K. MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1886 Esas, 2023/1347 Karar KARAR : Esastan ret Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tapuya tescili ile yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın …
**5. Hukuk Dairesi 2023/9122 E. , 2024/2222 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1886 Esas, 2023/1347 Karar KARAR : Esastan ret Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tapuya tescili ile yol olarak terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Bursa ili, ..., ... Mahallesi ... ve ... parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tescili ile yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul etmediklerini, dava konusu taşınmazların Bursa il merkezine 30 km, Karacabey ilçe merkezine ise uzaklıkta etrafı meskun, belediyenin tüm hizmetlerinden faydalanan, üretim, ihracat ve alt yapı açısından gelişmiş imkanlara sahip ülkemizin bu yönde üretim yapan en büyük işletmelerinin bulunduğu İzmir yoluna kuş uçuşu 3 km olmasının yanı sıra doğusunda Tekstil Boyahaneleri Organize Sanayi Bölgesi ile Deri ve Organize Sanayi Bölgesi, Bursa Et Borsası ve Kombinesi Projesi ile Teknolojik Organize Sanayi Bölgesi Projesinin batısında ise TEKNOSAB, Karacabey Sanayi Bölgesi, Sütaş, Nestle gibi birçok önemli fabrikanın yer aldığını, taşınmazların arsa niteliğinde değerlendirilmesi gerektiğini, kapitalizasyon faiz oranının %3 alınması objektif değer artış oranının en az %300 alınmasını, münavebe ürünlerinin 6 yılık ortalama ile yapılmasını, taşınmazın sulu tarım niteliğinde değerlendirilmesini, münavebeye alınacak ürünlerin Türkiye ortalamasına göre üretim masraflarının, brüt gelirin 1/3'ünden fazla olmayacak şekilde hesaplanması, kısmi kamulaştırmada arta kalan taşınmazın değer kaybının hesaplanmasını, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespit edilirken bu hususların bilirkişi heyet raporunda değerlendirilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalıya ödenmesine, dava konusu taşınmazların davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı kurum adına tesciline ve yol olarak terkinine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazlarda kurum tarım yapıldığını, sulu tarımdan bahsedilemeyeceğini, kapitalizasyon faiz oranının hatalı uygulandığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. 2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 115,84 TL/m²lik birim değer üzerinden hesaplanan kamulaştırma bedelinin son derece yetersiz kaldığını, dava konusu taşınmazların bulunduğu Karacabey ilçesinin en önemli zirai ürünü olan arpacık soğanın her nasılsa eldeki raporda kuru soğana dönüşmesi, davalıların mülkiyet hakkına ağır biçimde zarar verdiğini, %230’luk objektif oranın belirlendiği 2016 yılından davanın açıldığı 2020 yılına geçen sürede, gerek ekonomik gerekse taşınmazların değerlerini etkileyen çevresel faktörlerde çok önemli gelişmeler yaşandığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarım arazisi vasfındaki taşınmazlara 2942 sayılı Kanun'da öngörülen net gelir yöntemine uygun şekilde değer biçen bilirkişi kurulu raporuna dayanılarak hüküm kurulmasında, kamulaştırmadan arta kalan kısımda değer azalışı bulunmamasında uygulanan kapitalizasyon faiz oranı ve objektif değer artışında taşınmazların kuru tarım arazisi olarak kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığından İlk Derece Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek ayrıca davalı hak sahiplerine arada geçen süre için yıllık %9 faiz oranı üzerinden ödenecek faiz miktarının son derece yetersiz kaldığını kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 359 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin sekizinci fıkrası ile 11 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arazi niteliğindeki Bursa ili, ..., ... Mahallesi ... ve ... parsel sayılı taşınmazlara 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak, dava konusu taşınmazların konumu özelliklerine göre objektif değer artışı uygulanması, dava konusu taşınmazların davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı idare adına tapuya tescili ile yol olarak tapudan terkinine karar verilmesi yerindedir. 3. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında fark kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması yerindedir. 4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.02.2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. K A R Ş I O Y Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 21.01.2004 tarihli ve 2004/10-44 Esas, 2004/19 Karar sayılı kararı ve müstakar kararlarında Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının derdest davalara uygulanacağına dair bizim de iştirak ettiğimiz kabulü nazara alınarak; davalı tarafın açıkça, “Yasal Faiz”in dışında bir “Faiz”in uygulanmasına ilişkin Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 26/1 inci maddesinde düzenlenen “Taleple bağlılık ilkesi” kapsamında değerlendirilebilecek bir temyiz talebi de bulunmadığından, sonucu itibarıyla katıldığım, Dairemiz Sayın çoğunluğu tarafından verilen kararın, “Değerlendirme” bölümünün 3 No’lu bendinde yazılı olan gerekçesine açıkladığım nedenlerle katılmıyorum. 26.02.2024