6. Ceza Dairesi 2024/3608 E. , 2024/8637 K. "İçtihat Metni" Nitelikli yağma suçundan sanık ...'un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 149/1-c, 35 ve 62. maddeleri gereğince 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.12.2012 tarihli ve 2012/9 esas, 2012/379 sayılı kararının Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 28.02.2018 tarihli ve 2014/5724 esas, 2018/1494 karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmesini takiben, sanık tarafından yapılan yargılamanın yenilenm
**6. Ceza Dairesi 2024/3608 E. , 2024/8637 K.** **"İçtihat Metni"** Nitelikli yağma suçundan sanık ...'un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 149/1-c, 35 ve 62. maddeleri gereğince 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.12.2012 tarihli ve 2012/9 esas, 2012/379 sayılı kararının Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 28.02.2018 tarihli ve 2014/5724 esas, 2018/1494 karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmesini takiben, sanık tarafından yapılan yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.09.2021 tarihli ve 2012/9 esas, 2012/379 sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.02.2022 tarihli ve 2022/138 değişik iş sayılı kararına karşı, Adalet Bakanlığı'nın 14.05.2024 gün ve 94660652-105-34-11668-2023-Kyb sayılı yazısı ile kanun yararına bozma ihbarında bulunulduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 27.05.2024 gün ve 2024/56857 sayılı ihbarnamesiyle Dairemize gönderildiği, MEZKUR İHBARNAMEDE; Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 16.02.2022 tarihli ve 2021/19069 esas, 2022/1537 karar sayılı ilâmında yer alan, "... Sanık müdafiinin kararın kesinleşmesinden sonra mahkemeye ibraz ettiği Pamukkale Üniversitesi Hastaneleri Sağlık Kurulu tarafından 04/03/2019 tarihinde düzenlenen, 8522206 protokol numaralı rapor ile Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalı Başkanlığı tarafından 15.03.2019 tarihinde düzenlenen, 22810 sayılı raporlara göre bipolar bozukluk manik atak ön tanısı olduğunun, Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi tarafından 04.10.2019 tarihinde düzenlenen, 190158930 hasta protokol numaralı rapora göre ise sanığın bipolar duygulanım bozukluğu olduğunun belirtilmesi karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 32. maddesi gereğince akıl hastalığı nedeniyle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamadığının veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olup olmadığı hususunun, yöntemince alınacak sağlık kurulu raporu ile belirlenmesi gerektiğinden, CMK’nın 311/1-e maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulüne karar verilerek bu yönde rapor alınması gerektiği gözetilmeden, mercii tarafından itirazın reddine karar verilmesi, kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür... Denizli 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 03/11/2020 tarihli ve 2020/368 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA..." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, Somut olayda, sanığın kanun yararına bozma talebini içerir dilekçesine ek olarak ibraz edilen Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 15.10.2012 tarihli epikriz raporunda, sanığın psikiyatrik tedavi gördüğü, mahkemesince yapılan yargılama sırasında bahse konu hususun ileri sürülmediğinin anlaşılması karşısında, hüküm tarihinde mahkemesince bilinmeyen ve sonradan ortaya çıkan bu durum nedeniyle, hükümlünün 5237 sayılı Kanun'un 32. maddesi uyarınca işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığının veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olup olmadığının Adli Tıp Kurumunca tespitinin gerekli olduğu cihetle, yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulüne karar verilerek bu yönde rapor alındıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilerek, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden, anılan kararın bozulması gerektiğinin ihbar olunduğu anlaşılmıştır. GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Somut olayda, suç tarihi de dikkate alındığında 5271 sayılı Kanun'un 311. maddesinde yer alan yargılamanın yenilenmesi nedenleri bulunmadığından; İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.02.2022 tarihli ve 2022/138 değişik iş sayılı kararına yönelik olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebi yerinde görülmediğinden, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin oy birliğiyle REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 10.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.