(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/5070 E. , 2009/8912 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 12.05.2004 gününde verilen dilekçe ile Türk Medeni Kanununun 724.maddesince temliken tescil, ikinci kademedeki istek tazminat istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen 22.07.2008 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 14.07.2009 günü için yapılan…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/5070 E. , 2009/8912 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 12.05.2004 gününde verilen dilekçe ile Türk Medeni Kanununun 724.maddesince temliken tescil, ikinci kademedeki istek tazminat istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen 22.07.2008 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 14.07.2009 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Av....ile karşı taraftan bir kısım davalılar vekili Av.... ve Av.... ile müdahil vekili Av.... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen tarafların sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, 3968 ve 3964 parsel sayılı taşınmazların Türk Medeni Kanununun 724.maddesi uyarınca temliken tescil, ikinci kademedeki istek ise 3968, 3964, 3967 ve 3965 sayılı parsellerde yapılan imalat bedellerinin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalı arsa sahiplerinden tahsili istemlerine ilişkindir. Davalılar, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, Türk Medeni Kanununun 724.maddesine dayalı temliken tescil istemi reddedilmiş, davacının ikinci kademedeki isteği olan tazminat talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmamıştır. Hükmü, davacı kooperatif temyiz etmiştir. Gerçekten, bir kimsenin kendi malzemesi ile başkasının tapulu taşınmazına sürekli, esaslı ve mütemmim cüzü (tamamlayıcı parçası) niteliğinde yapı yapması halinde diğer koşullar da mevcutsa malzeme sahibi yapının bulunduğu alan ile yapının kullanılması için zorunlu arazi parçasının tescilini mülkiyet hakkı sahibinden isteyebilir. Malzeme sahibinin Türk Medeni Kanununun 724. maddesine dayanarak tescil talebinde bulunabilmesi bazı koşulların varlığına bağlıdır. Öncelikli koşul, malzeme sahibinin iyiniyetli olmasıdır. Türk Medeni Kanununun 724.maddesi hükmünden açıkça anlaşıldığı üzere, taşınmaz mülkiyetinin yapı sahibine verilebilmesi için öncelikli koşul iyiniyettir. Öngörülen iyiniyetin Türk Medeni Kanununun 3.maddesinde hükme bağlanan sübjektif iyiniyet olduğunda da kuşku yoktur. Bu kural, malzeme sahibinin, elattığı taşınmazın başkasının mülkü olduğunu bilmemesini veya beklenen tüm dikkat ve özeni göstermesine karşılık bilebilecek durumda olmamasını ya da yapıyı yapmakta haklı bir sebebinin bulunmasını ifade eder. Malzeme sahibinin tescil istemi ile açtığı davada iyiniyetin varlığı iddia ve savunmaya bakılmaksızın mahkemece re’sen araştırılmalıdır. Ne var ki, 14.02.1951 tarihli ve 17/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği gibi olay ve karinelerden, durumun özelliklerine göre kendisinden beklenen dikkat ve özeni göstermemiş olduğu açık bulunan malzeme sahibinin temliken tescil talebinde bulunması mümkün değildir. Çünkü, bu gibi durumlarda kötüniyet karşı tarafın ispatı gerekmeden belirlenmiş olur. Ayrıca iyiniyet inşaatın başladığı andan tamamlandığı ana kadar devam etmelidir. Somut olayda, davacının 3968, 3965, 3967 ve 3965 parsel sayılı taşınmazların malikinin davalılar olduğunu bildiği halde, bu parseller üzerinde bazı imalatlar yaptığı ve bu şekilde hak iddiasında bulunmaya kalkıştığı, kısaca iyiniyetli olarak kabulüne olanak bulunmadığı dosyada toplanan delillerle sabittir. Mahkemenin, bu saptamayı gözeterek davacı kooperatifin Türk Medeni Kanununun 724.maddesine dayalı temliken tescil talebini reddetmesinde usul ve yasaya aykırılık yoktur. 1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davacının diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir. 2-Davadaki ikinci kademedeki istek, dava konusu parseller üzerine yapılan imalat bedellerinin sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak tazminine ilişkindir. Hukukumuzda bir davanın kademeli olarak açılmasını engelleyen yasal bir neden bulunmamaktadır. Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden, davalı arsa sahipleri ile dava dışı ... arasında 3968, 3964, 3967 ve 3965 sayılı parseller üzerine arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiği, 3967 ve 3965 sayılı parseller üzerindeki inşaatın arsa sahiplerine, 3968 ve 3964 sayılı parseller üzerindeki inşaatın ise yükleniciye bırakılmasının kararlaştırıldığı, bu parseller üzerindeki binanın tamamlandığı ve davacı kooperatif tarafından işgal edildiği, 3965 ve 3967 parsellerdeki inşaatın ise yapılmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemenin 2001/681 esasında 21.09.2001 tarihinde açılan dava sonucu davalı arsa sahipleri ile yüklenici ... arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi feshedilmiştir. 05.04.1994 tarihli sözleşme 21.09.2001 tarihinde açılan dava ile feshedildiğinden, kural olarak bu tarihe kadar yapılan imalatın dava dışı yüklenici ... tarafından meydana getirildiğinin kabulü gerekir. Dolayısı ile davacı kooperatifin bu tarihe kadar yapılan imalat sebebiyle arsa sahiplerinden bir talepte bulunma yetkisi yoktur. 21.09.2001 tarihine kadar yapılan imalattan ötürü arsa sahiplerinden istektir bulunacak kişi dava dışı yüklenici ...’dir. Ne var ki, 21.09.2001 tarihinden sonra dava konusu taşınmazlar üzerindeki inşaata davacı kooperatifin bazı ilave imalat yaptığı da dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu anlatılanlara göre mahkemece yapılması gereken iş, yerinde yeniden keşif yapılarak ve dosyada mevcut 21.09.2001 tarihine en yakın inşaatın getirildiği fiziki seviyeyi belirleyen bilirkişi raporlarından yararlanarak, dava tarihine kadar davacı kooperatif tarafından yapıldığı saptanan ilave işleri belirlemek, şayet bunlar davalıların malvarlığında artı değer meydana getirecek imalatlar ise bedelini davalı arsa sahiplerinden tahsil etmek olmalıdır. Davadaki ikinci kademedeki istek hakkında olumlu ya da olumsuz hüküm kurulmaması açıklanan tüm bu nedenlerle bozmayı gerektirir. Kabule göre de; harcın eksik tutarda iadesine karar verilmesi doğru değildir. SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, hükmün 2.bent uyarınca BOZULMASINA, 625,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 14.07.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.