19. Hukuk Dairesi 2013/9986 E. , 2013/14478 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili; müvekkili hakkında başlatılan icra takibine konu senetler üzerindeki imzaların müvekkiline ait olma…
**19. Hukuk Dairesi 2013/9986 E. , 2013/14478 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili; müvekkili hakkında başlatılan icra takibine konu senetler üzerindeki imzaların müvekkiline ait olmadığını,senetlerin borçlu dava dışı şirketi temsilen ... tarafından imzalandığını, müvekkilinin davalıya borcunun olmadığını, senetlere ait ödememe protestolarının borçlu kısmında da bu şirketin adının yazılı olduğunu, müvekkilinin isminin senetlere sonradan eklendiğini belirterek müvekkilinin takibe konu senetler nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine ve davalı aleyhine tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; davacının daha önce açtığı, tarafları, konusu, sebebi aynı olan davanın halen derdest olması nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan reddinin gerektiğini, davacının senetler üzerindeki imzaları kötüniyetli olarak inkar ettiğini, davacının yetkilisi olduğu dava dışı şirket ile müvekkili arasında uzun yıllardır ticari ilişki olduğunu, davacının icra dosyasında haciz sırasında borcu kabul ettiğini ve ödeme taahhüdünde bulunduğunu, senetler üzerinde şahsi kefaletinin de olduğunu, ayrıca davacının oğluna imza için vekalet verip vermediğinin araştırılması gerektiğini savunarak davanın reddini ve davacı aleyhine tazminata karar verilmesini istemiştir. Mahkemece toplanan delillere göre; takibe konu senetlerde keşideci şirket karşısında iki adet aynı imzanın bulunduğu, imza sirküleri ile karşılaştırıldığında bu imzaların şirketin münferiden yetkili kişilerinden dava dışı ...'a ait olduğunun net bir şekilde anlaşıldığı,her ne kadar davacının isminin de yer aldığı görülse de davacı adına atılan bir imzanın bulunmadığı, davacının iddiasında haklı olduğu, bunun yanında davalının icra takibi yapmakta kötüniyetli olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Dava imza inkarına dayalı bonolardan dolayı menfi tespit istemine ilişkindir. Bu durumda mahkemece bonolardaki keşideci şirket kaşesi karşısındaki imzaların davacıya ait olup olmadığının saptanması için imza incelemesi yaptırılması gerekirken mahkemece bu yönde bir inceleme yaptırılmadan hakimin gözleminden bahisle eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 23.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.