3. Hukuk Dairesi 2024/3531 E. , 2025/2081 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/149 E., 2019/88 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı ... mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı ve
**3. Hukuk Dairesi 2024/3531 E. , 2025/2081 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/149 E., 2019/88 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı ... mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili asıl davada; dava konusu taşınmazın davalıların murisi ... tarafından harici satış sözleşmesiyle 20.03.2003 tarihinde 5.000,00 dolar karşılığında müvekkiline satıldığını, müvekkilinin taşınmazdaki zilyetliğinin sözleşme tarihinden itibaren devam ettiğini, müvekkilinin taşınmaza diktiği elma ağaçlarının verim çağına geldiğini, murisin vefat etmeden önce taşınmazın devrini gerçekleştirmediğini, davalı mirasçıların da tapuyu devirden kaçındıklarını ve taşınmaz için izaleyi şüyu davası açtıklarını, bu dava nedeniyle tapuyu alma ümidinin kalmadığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, taşınmaz için ödenen bedelin denkleştirici adalet ilkesi gereğince dava tarihinde ulaştığı değerin şimdilik 5.000,00 TL’sinin, taşınmaza diktiği elma ağaçlarının değerinin şimdilik 3.000,00 TL’sinin davalılardan tahsilini istemiş; birleşen davada ise, asıl dava dosyasında yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde 21.402,40 TL taşınmaz bedeli, 35.275,00 TL ağaç bedeli alacağının bulunduğunun tespit edildiğini, Mahkemece toplam 8.000,00 TL alacak yönünden kabul kararı verildiğini belirterek, taşınmaz bedelinden bakiye 16.402,40 TL'nin dava tarihinden itibaren işlemiş yasal faiziyle, ağaç bedelinden bakiye 32.275,00 TL'nin rapor tarihinden itibaren işlemiş yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili; sözleşme tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin geçtiğini, davacının ibraz ettiği sözleşmeyi kabul etmediklerini, taşınmazın muris ...’in babası ... adına kayıtlı olduğunu, intikallerin yapılmadığını, murisin ancak kendi hissesi oranında satış yapabileceğini, imzanın murise ait olup olmadığının bilinmediğini, mirasçıların müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulamayacaklarını savunarak, davanın reddini istemiştir. 2. Davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ..., asıl ve birleşen davaya cevap vermemişlerdir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 11.02.2016 tarihli kararıyla; taraflar arasında 20.03.2003 tarihinde harici sözleşme ile 5.000 Dolar bedel karşılığında taşınmazın satışı için anlaşma yapıldığı, tapulu taşınmazların harici satışlarının geçersiz olduğu, alıcının sebepsiz zenginleşme nedeniyle ödediği bedeli isteyebileceği gerekçesiyle; davanın kabulüne, 5.000,00 TL satış bedeli, 3.000,00 TL ağaç bedeli olmak üzere toplam 8.000,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Mahkemenin 11.02.2016 tarihli kararının süresi içinde davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece verilen 17.01.2018 tarihli ilamla; davalıların sair temyiz itirazları reddedilerek, temyize konu işbu alacak davasının açıldığı tarih itibariyle taşınmazın halen davacı tarafından kullanıldığı, davacı aleyhine davalıların sebepsiz zenginleşmedikleri nazara alınarak, davacının bu yönden davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığından bahisle hukuki yarar yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı görüldüğü gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir. 2. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında 20.03.2003 tarihinde harici sözleşme ile 5.000 dolar bedel karşılığında taşınmazın satışı için anlaşma yapıldığı, tapulu taşınmazların harici satışlarının geçersiz olduğu, alıcının sebepsiz zenginleşme nedeniyle ödediği bedeli denkleştirici adalet ilkesine göre isteyebileceğini, ağaçlar bakımından ise zilyetliğin halen davacıda olduğu gözönüne alınarak reddinin gerektiği gerekçesiyle; asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne, asıl dava yönünden 5.000,00 TL, birleşen dava yönünden 16.402,40 TL satış bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ağaç bedeline ilişkin asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı ... mirasçıları olan dahili davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Dahili davalılar vekili; davacı tarafından tek dava açılmasına rağmen asıl ve birleşen dava bakımından hüküm kurulduğunu, davalılar tarafından iddia edilen sözleşmedeki imzaya itiraz edildiğini, sözleşme aslının davacı tarafından dosyaya sunulmadığını ve imza incelemesi yaptırılmadığını, davalıların yemin davetiyesine icabet etmedikleri gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilemeyeceğini, harici satışın yapıldığının iddia edildiği tarihten itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresi dolduğunu, Mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda dava konusu edilen miktarın güncel değerinin yüksek belirlendiğini, kök ve ek raporları arasındaki çelişkilerin giderilmediğini, davacının kullanımında olan taşınmazdan elde ettiği gelirin hükmedilen taşınmaz bedelinden düşülmediğini, hükmedilen bedelden müvekkilinin müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulamayacağını, davalıların ancak miras hisseleri oranında sorumlu tutulması gerektiğini, davacı tarafından tek dava açılmasına rağmen lehine iki ayrı vekalet ücretine hükmedildiğini, ret edilen kısımlar yönüyle tarafları lehine iki ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tek vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, asıl ve birleşen davada geçersiz taşınmaz satım sözleşmesi nedeniyle ödenen bedelin sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca tahsili istemine ilişkindir. 1. Mahkemece uyulan bozma ilamında gösterilen şekilde ve yine o ilamda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verilmiş olduğu, bozma ilamının kapsamı dışında kalarak kesinleşen kısımlar hakkında Mahkemece yeniden inceleme yapılmasına imkan bulunmadığı anlaşılmakla, dahili davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2. Davacı birleşen dava ile 32.275,00 TL değerindeki ağaç bedelinin tahsilini istemiş, Mahkemece ağaç bedeline ilişkin talep reddedilmiştir. Bu durumda, davalı ... lehine reddedilen 32.275,00 TL üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince nispi vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, vekalet ücretine hükmedilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca temyiz olunan Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı ... mirasçıları vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Temyiz olunan Mahkeme kararının hüküm fıkrasının (12) numaralı bendinden sonra gelmek üzere, "Davalı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden birleşen dava yönünden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 13. maddesi gereğince hesaplanan 3.873,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine" bendinin eklenmesine, bundan sonraki bentlerin buna göre teselsül ettirilmesine, bu şekilde hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 14.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.