10. Hukuk Dairesi 2025/99 E. , 2025/2450 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2475 E., 2024/1726 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 19. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/356 E., 2022/193 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından haz
**10. Hukuk Dairesi 2025/99 E. , 2025/2450 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2475 E., 2024/1726 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 19. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/356 E., 2022/193 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı asil dava dilekçesinde, ilk defa 01.12.1992 tarihinde satış görevlisi olarak Bayrampaşa'da bulunan ... Atalar unvanlı iş yerinde çalışmaya başladığını, askere gidene kadar bir yılı aşkın bir süre burada çalıştığını, ancak hizmet döküm cetvelini incelediğinde sigorta başlangıç tarihinin 1996 yılı olarak göründüğünü fark ettiğini, bu hususun düzeltilmesi için Kuruma başvuruda bulunduğunu, ancak Kurum tarafından herhangi bir işlem yapılamayacağının bildirildiğini belirterek, sigortalılık başlangıç tarihinin ilk işe giriş tarihi olan 01.12.1992 tarihi olarak tespiti ile davalı Kurum kayıtlarının bu şekilde düzeltilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde, müvekkili Kurum tarafından yapılan işlemlerde kanun ve mevzuata aykırılık bulunmadığını ve müvekkili Kurumun davanın açılmasına sebebiyet vermediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, 07.11.2017 tarihli celsede işlemin yapıldığı yer Gaziosmanpaşa SGM olduğundan yetki itirazında bulunmuş, yetkili mahkemelerin Bakırköy İş Mahkemeleri olduğunu belirtmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının 7479.... sicil numaralı ... .... unvanlı işveren yanında 01.12.1992 tarihinde bir gün süreyle Kurum taban ücretleri altında kalmaksızın dönemin asgari ücreti karşılığı hizmet akdine bağlı sigortalı olarak çalıştığının tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili, davanın reddinin gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir. 1.Davanın yasal dayanakları 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun 2, 6, 9, 79, 108. hükümleridir. Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Yasanın belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır. Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir tereddüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir. Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir. Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanunlar ile Yargıtayın yerleşik içtihatları gereğidir. 2.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada, Mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. 3.Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır. Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, davacı adına ... Atalar ünvanlı işyerinin.... sicil sayılı işyerinden 01.12.1992 tarihli işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, davacının ilk sigortalılığının yine aynı işyerinden giriş olmadan 1996/3. dönemde başladığı, işyeri tescil bilgilerine göre tatlıcı-baklavacı mahiyetli bu işyerinin 01.12.1992-28.02.1998 tarihleri arasında kanun kapsamında olduğu, işyerinden 1992 yılında hiç dönem bordrosu verilmediği, sadece 1993/2. ve 3. dönem bordroları verdiği ve ... isimli sigortalının bildirilmiş olduğu, işverenin tatlıcı olarak vergi mükellefiyet döneminin 15.03.1989 - 28.02.1998 tarihleri arasında olduğu, yine vergi denetmenlerince işyerinde 28.12.1992 tarihinde düzenlenmiş bir vergi yoklama fişinin olduğu, bu yoklama fişinde işyerinin 01.12.1992 tarihinde tatlı imalatı faaliyetine başlandığı ve bu tarihten itibaren yoklama tarihi itibariyle 1 işçinin çalıştırıldığı ve bu çalışanın ... olduğunun belirtildiği, Mahkemece anılan sigortalının beyanına başvurulmadığı, yöntemince geniş çaplı yapılan komşu işyeri araştırmasında komşu işyeri tespit edilemediği, davacı tanığı olarak evinin işyerine 540 m olduğu belirlenen ancak dava tarihi itibariyle ikamet ettiği araştırılmamış olan ablasının eşi ... ile yine işyerine 200 m uzaklıktaki ... İlkokulunda babasının hizmetli olarak görev yapması nedeniyle okulun lojmanında ikamet ettiğini beyan eden ...'nun dinlendiği, yine davacının işyerine bitişik işyeri sahibi olduğunu beyan ettiği ... ya da dava konusu dönemdeki çalışanlarının işyeri, vergi ve diğer çalışma kayıtları getirtilerek dinlenmediği, davacı tanık beyanlarına ile dosyadaki diğer deliller değerlendirilmek suretiyle eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. 3.Buna göre Mahkemece, 28.12.1992 tarihli vergi yoklama fişinde çalıştığı tespit edilen.... dinlenmeli, davacı tanığı olarak dinlenen ...'ın beyanında belirttiği adreste dava konusu dönemde ikamet edip etmediği araştırılmak suretiyle beyanı denetlenmeli, davacının işyerine bitişik işyeri olduğunu beyan ettiği ... adına dava konusu dönemdeki vergi kaydı, Kurumdan işyeri tescil bilgileri ve varsa dönem bordroları da celbedilerek anılan komşu ya da dava konusu dönemde çalışmaları kayıtlara geçmiş çalışanlarının beyanları alınmalı, dinlenememeleri halinde tarafların da beyanları alınarak davacının çalışmasını bilebilecek olan kişiler tespit edilerek sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle beyanları alınmalı, böylelikle, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının işyerinde çalışıp çalışmadığı hususu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir. 4.Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeple, 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.