Başvuru, kazai rüşt kararının zamanında alınmadığı belirtilerek atama işleminin yapılmaması nedeniyle özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru; kazai rüşt kararının zamanında alınmadığı belirtilerek atama işleminin yapılmaması nedeniyle özel hayata saygı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. 1/12/1995 doğumlu olan başvurucu, Yozgat'ın Sorgun ilçesinde bulunan Anadolu Sağlık Meslek Lisesi, hemşirelik bölümünden 5/8/2013 tarihinde mezun olmuştur. Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) - 2013/2 sayılı yerleştirme sonuçlarına göre Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumuna (İdare) hemşire olarak yerleştirilen başvurucunun kazai rüşt kararının tercih işlemlerinin son günü itibarıyla alınmadığı gerekçesiyle İdarenin 14/14/2014 tarihli işlemiyle atamasının yapılmamasına karar verilmiştir. Başvurucu, bu işlemin iptali talebiyle Ankara İdare Mahkemesinde (İdare Mahkemesi) dava açmıştır. Dava dilekçesinde başvurucu, atanma talebiyle idareye başvurduğu tarihte on sekiz yaşını doldurduğunu, kazai rüşt kararını tercih işlemlerinin son günü itibarıyla almadığı gerekçesiyle atanmamasının hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir. İdare Mahkemesi 25/11/2014 tarihinde dava konusu işlemin iptaline karar vermiştir. Kararın gerekçesinde 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Memuriyete girişte yaş" kenar başlıklı maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Bir meslek veya sanat okulunu bitirenler en az 15 yaşını doldurmuş olmak ve Türk Medeni Kanununun 12 nci maddesine göre kazai rüşt kararı almak şartiyle Devlet memurluklarına atanabilirler." şeklindeki hüküm hatırlatılmıştır. Bahse konu yaş koşulunun, atanma talebiyle başvurunun yapıldığı tarih itibarıyla aranması gerektiği vurgulanmış, kanunla yapılan bir düzenlemenin KPSS-2013/2 sayılı tercih kılavuzunun (Kılavuz) "Başvuru Genel Şartları ve Diğer Hususlar" başlıklı bölümünde yer alan "Kazai rüşt kararının tercih işlemlerinin son günü itibariyle alınmış olması gerekmektedir" ibaresiyle daraltılamayacağı ve buna dayanarak tesis edilen dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Akabinde başvurucu hakkında 5/3/2015 tarihli işlemle atama işlemi tesis edilmiştir. İdare bu karara karşı temyiz başvurusunda bulunmuştur. Temyiz dilekçesinde Kılavuzda yer alan düzenlemeye göre işlem tesis edildiği, bu kapsamda başvurucunun tercih işlemlerinin son günü itibarıyla kazai rüşt kararının bulunmadığı ifade edilerek İdare Mahkemesi kararının bozulması talep edilmiştir. Danıştay Onikinci Dairesi (Daire) 16/10/2018 tarihinde İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermiştir. Kararın gerekçesinde, Kılavuzda yer alan düzenleme den bahsedilerek başvurucunun atanma talebiyle idareye başvurduğu tarihte on sekiz yaşını ikmal ettiği ancak yerleştirme tarihinin son günü itibarıyla kazai rüşt kararını almamış olduğundan bahisle atanmamasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu karardan sonra başvurucunun görevine 27/12/2018 tarihli işlemde son verilmiştir. İdare Mahkemesi Dairenin bozma kararına uyarak 17/1/2019 tarihinde bu kez Daire kararında belirtilen gerekçeyle davanın reddine karar vermiştir. Başvurucunun bu karara yönelik temyiz başvurusu Dairenin 10/10/2019 tarihli, karar düzeltme başvurusu ise 17/2/2020 tarihli kararlarıyla reddedilmiştir. Başvurucu nihai kararı 16/6/2020 tarihinde öğrendikten sonra 7/7/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.