Başvuru, tutuklamanın hukuki olmaması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, tutuklamanın hukuki olmaması nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurucu, PKK terör örgütüne üye olma suçlamasıyla 6/10/2020 tarihinde gözaltına alınmıştır. 9/10/2020 tarihinde başvurucunun kollukta ifadesi alınmıştır. Müdafi eşliğinde gerçekleşen ifade alma işlemi sırasında başvurucuyla suçlamalara ilişkin belgeleriyle birlikte ayrıntılı sorular sorulmuştur. Başvurucu sorgusunun ardından9/10/2020 tarihinde terör örgütüne üye olma suçundan tutuklanmıştır. Başvurucu 29/12/2011 tarihli tutukluluğun devamı kararına yaptığı itirazın 12/1/2022 tarihinde reddedilmesinden sonra 2/2/2021 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurucu 2/4/2021 tarihinde tahliye edilmiştir. 11/2/2021 tarihinde başvurucu hakkında iddianame düzenlenmiştir. İddianamede ifade alma işlemi sırasında yöneltilen suçlamalara dayanılmıştır. Yapılan yargılama sonucunda başvurucunun 6/1/2022 tarihinde beraatine karar verilmiştir. Beraat kararı istinaf edilmeden 14/1/2022 tarihinde kesinleşmiştir. Başvurucu dava ederken tahliye talepleri ile tutukluluğa yönelik itirazların karara bağlanmaması, tutukluluk incelemelerinin yapılmaması nedeniyle 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun maddesi kapsamında tazminat davası açmıştır. İlk derece mahkemesi dava devam ettiği için davayı reddetmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, dava konusu taleplerin asıl davanın sonucuna bağlı olmadığı gerekçesiyle kararı bozmuştur. Bozma kararı üzerine ilk derece mahkemesi tekrar davanın reddine karar vermiştir. İstinaf incelemesi devam etmektedir. Başvurucu beraat kararı kesinleştikten sonra tutuklama tedbirinin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla ayrı bir tazminat davası daha açmıştır. Bu dava ilk derece mahkemesinde derdesttir. Komisyonca adli yardım talebinin kabulüne, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.