10. Hukuk Dairesi 2023/13052 E. , 2024/1413 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2020/137 E., 2020/354 K. KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen rücuan tazminat davasındadavalılar ... İnş. Aş. İle ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne kısmen reddine dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargı
**10. Hukuk Dairesi 2023/13052 E. , 2024/1413 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2020/137 E., 2020/354 K. KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen rücuan tazminat davasındadavalılar ... İnş. Aş. İle ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne kısmen reddine dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davalılar ... İnş. AŞ. ile ... aleyhine açılan davanın kabulüne, davacı tarafından davalı ... Kurumları A.Ş aleyhine açılan davanın reddine dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının yeniden bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ve davalı .... AŞ. vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı Kurum vekili, sigortalı....'ün 16.07.2005 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu vefat ettiğini, sigortalıya 17.700.08 TL. ilk psdg. ve syz bağlandığını, iş güvenliği tedbirlerini almamaları nedeniyle davalıların kusurlu olduğunun iş müfettiş raporu ile tespit edildiğini, bu nedenle Kurum zararından 5.310,02 TL.'nın yasal faiziyle ile birlikte 506 sayılı Kanun'un 26 ncı ve 87 nci maddelerine istinaden davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmektedir. II. CEVAP Davalı ... İnşaat A.Ş., vekili aracılığı ile mahkememize vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; vekilinin 12/06/2006 tarihli cevap dilekçesinde, olayın tamamen işçinin kusuruyla meydana geldiğini, olayda müvekkil şirketin hiçbir kusuru bulunmadığını, Beyoğlu 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/148 E. sayılı dosyasında alınan kusur raporundan durumun anlaşılacağını, savunarak davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... Kurumları A.Ş. 02/07/2007 tarihli cevap dilekçesinde özetle , şirketlerinin diğer davalı ... İnşaat A.Ş. ile taşeronluk sözleşmesi imzaladığını, sigortalıların güvenliğinin bu şirket tarafından sağlanması gerektiğini, şirketlerinin sözleşme gereğince sorumluluğu bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. Davalı ...'a usulüne uygun tebligat yapıldığı halde davaya karşı delil1erini bildirmediği ve savunmasını sunmadığı tespit edilmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 14.10.2010 tarih, E.2006/334 K.2010/687 sayılı kararıyla; "Dosya kapsamından da anlaşılacağı üzere,davacı kurumun sigortalılarından Sinan Ünlütürk' ün 16.07.2005 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası sonucu geriye kalan eş ve çocuklarına kurumca Sigortalı.....'ün hak sahibi .....'e 10.02.2006 tarihinde bağlanan gelirlerin ilk peşin sermaye değeri ve sosyal yardım zammı toplamıdır.Davacı Kurum artışlarda dahil edilmek suretiyle hesaplanan tüm peşin sermaye değerli gelir toplamı 17.700.08 TL. 'nin %30'u oranında talepte bulunmuş, Anayasa Mahkemesi'nin 506 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesinde “Sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarla sınırlı olmak üzere” cümlesini iptal etmesi üzerine Anayasa Mahkemesinin iptal kararı sonrasındaki uygulama dikkate alınarak ilk peşin değerli gelirlerin tazmin sorumlularının kusuruna isabet eden miktarıyla sınırlı kısmı 04.11.2009 tarihli bilirkişi raporunda kazanın oluşumundan davalılar ... ile ... İnşaat A.Ş.'nin %70, kazalı sigortalının %30 oranında sorumlu oldukları tespit edilmiştir. Davacının davalı taraftan ilk peşin değerler dikkate alınarak bir tazmin sorumluluğuna gidebileceği yasal düzenleme ile ortaya çıktığından buna uygun bilirkişiden 13/10/2010 tarihli rapor alınmış bu rapordaki hesaplama Davacı Kurum artışlarda dahil edilmek suretiyle hesaplanan tüm peşin sermaye değerli gelir toplamı 17.700.08 TL. %30'u oranında 5.310,02 TL talepte bulunmuş olup artışlar hariç tutulduğunda ilk peşin sermaye değerli gelirler ve sosyal yardım zammından talep edebileceği miktar ilk peşin sermaye değerli gelirlerin %30 olan 4.759,99 TL. olduğu anlaşıldığından davanın bu miktar yönünden kabulüne fazlaya ilişkin istemlerin yasal dayanağı bulunmadığından reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafından davalı ... Kurumları A.Ş. aleyhine açılan davanın, bu davalının iş kazasında bir kusuru bulunmaması nedeni ile davanın reddine" gerekçesiyle; "1-Davacı tarafından davalılar ... İnş. Aş. İle ... aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, Bu sebeple ; -4.759,99 TL nin 10.02.2006 gelir onay tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... İnş. Aş. İle ...' tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. İlk Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum ve davalı .... A.Ş. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 02.04.2012 tarih ve E.2011/1321, K.2012/6295 sayılı kararında; "... Dava konusu somut olayın incelenmesinde ise; Beyoğlu Eğitim ve Kültür Vakfının mülkiyetinde bulunan henüz tamamlanmamış okul binasının tamamlanması ve 25 yıl eğitim amaçlı kullanılması için Dünya Eğitim Kurumları A.Ş. ile ön kira sözleşmesi imzalanmış, Dünya Eğitim Kurumları okul binasının yapım işini sözleşme ile ... İnş. A.Ş.'ne vermiştir. Zararlandırıcı sigorta olayında vefat eden sigortalı Sinan Ünlütürk'ün SSK primlerinin ... İnş. A.Ş. tarafından yatırılmış olduğu müfettişin kayıt incelemesi sonucu tespit edilmiş, ancak mevcut ifadelerden, ...'ın okul inşaatının elektrik işlerini aldığı ve kazalının ...'ın işçisi olduğunun beyan edildiği anlaşılmıştır. Mahkemece, davalılardan Dünya Eğitim Kurumları A.Ş.'nin asıl işveren olmadığına dair ret kararı yerindedir. Ancak, ...'ın yukarıda anlatılan şekilde taşeron ilişkisi bulunup bulunmadığı yeterince araştırılmamıştır. Bu durumda, mahkemece yapılacak iş, ...'ın Bağ-Kur kaydının bulunup bulunmadığı, kendi nam ve hesabına çalışmasının delili olarak vergi kayıtlarının varlığı araştırılarak, kazalının kimin işçisi olduğu belirlenmeli, ... İnş. A.Ş. ile ... arasında asıl işveren taşeron ilişkisinin varlığının yukarıdaki açıklamalar ışığında bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir. 2-Kabule göre de; talep edilen miktar, ilk peşin değerin kusur karşılığının içinde kaldığından talebin tamamının kabulü gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurması isabetsizdir." gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin 04/10/2018 tarih ve E.2012/541, K.2018/392 sayılı kararı ile "... davalı ...'ın 18.02.2004 tarihinden itibaren kendi adına çalışan vergi mükellefi olduğu, alınan bilirkişi raporu gereğince kaza sırasında yapılan işin şirket tanımında yer alan işlerden olduğu, meydana gelen elektrik çarpması sonucu ölümde; asıl işveren olan ve alt işveren olarak .... Elektronik Mühendislik Hizmetleri A.Ş'ye yaptırılan işleri ve iş güvenliği tedbirlerini her aşamada denetlemesi görevini yerine getirmeyen davalı şirketin %15 kusurlu olduğu, alt işveren olan ...'ın %55 kusurlu olduğu, vefat eden Sinan Ünlütürk'ün ise mezun olduğu okul nedeniyle konusunda ehil olması, elektrik enerjisini keserek çalışması gerektiğini bilmesi gerektiğinden %30 kusurlu olduğu, işveren sıfatı olmayan Dünya Eğitim Kurumları AŞ'nin kusurunun olmadığı tespit edilmiştir." gerekçesiyle; "1-Davacı tarafından davalılar ... İnş. Aş. İle ... aleyhine açılan davanın kabulü ile; 5.310,02 TL nin 10/02/2006 gelir onay tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... İnş. Aş. İle ...' tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 2-Davacı tarafından davalı ... Kurumları A.Ş aleyhine açılan davanın reddine" karar verilmiştir. C. 2 nci Bozma Kararı 1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 20.02.2020 tarih, E.2019/6572, K.2020/1462 sayılı kararında; "... dosya kapsamında, yukarıda sözü edilen KHK kapsamında davalı şirketlerin durumu irdelenerek sonuca göre karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla, kararın bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesince verilen karar bozulmuştur. D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "... bozma ilamına uyularak yargılamaya devam edilmiştir. Bozma ilamı doğrultusunda gerekli araştırmalar yapılmış ve davalıların hiç birine TMSF tarafından devralınmamış ve faal olup UYAP KHK ile kapatılan kurumlar sorgusunda da davalıların hiç birinin adı geçmemektedir. Bu nedenle önceki karar aynen korunduğu" gerekçesiyle; "1-Davacı tarafından davalılar ... İnş. Aş. İle ... aleyhine açılan davanın kabulü ile; 5.310,02 TL nin 10.02.2006 gelir onay tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... İnş. Aş. İle ...' tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 2-Davacı tarafından davalı ... Kurumları A.Ş. aleyhine açılan davanın reddine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum ve davalı .... AŞ. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı Kurum, kusura itirazla İlk Derece Mahkemesince verilen kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı .... AŞ. vekili, kusura ve asıl/alt işveren ilişkisine itirazla kararın eksik araştırmaya dayalı olarak verildiğini beyanla İlk Derece Mahkemesince verilen kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile 506 sayılı Kanunun 26 ncı maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinde hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla davacı kurum ile davalı .... A.Ş. vekillerinin temyiz dilekçeleri kararın bozmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı Kurum ve davalı .... A.Ş. vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.