(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/664 E. , 2009/2011 K. "" MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 29.11.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu iptal tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 29.07.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne duruşma talebinin masraf yatırılmadığından reddine karar verildikten sonra dosy…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/664 E. , 2009/2011 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 29.11.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu iptal tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 29.07.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne duruşma talebinin masraf yatırılmadığından reddine karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: \_K A R A R\_ Dava, yüklenicinin temliki işlemine dayanılarak açılmış tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davalı, zamanaşımı ve husumet itirazında bulunarak davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, dava konusu bağımsız bölümü haricen satan ... ... ile davalı arsa sahibi arasında herhangi bir akti ilişki bulunmadığı, kat karşılığı inşaat sözleşmesinin yüklenicisinin ... ... olduğu ancak yüklenici ... ...'ın sözleşme gereğince kendisine düşen bağımsız bölümleri talep edebileceği, davacının yüklenici ...'in halefi olmadığından davanın reddine dair hüküm kurulmuştur. Hükmü, davacı temyiz etmiştir. Eldeki davanın özelliği gereği üzerinde öncelikle durulması gereken sorun yüklenicinin yaptığı temlik işleminin geçerli olup olmadığıdır. Alacağın temliki ve borcun nakli Borçlar Kanununun 162-181.maddelerinde düzenlenmiştir. Kural, borç ilişkisinin sonucu olan edimin alacaklıya ifasıdır. Fakat hayat şartları, ticaret ve ekonomi gereksinmeleri, alacaklının ifayı beklemeden alacağını başkasına devretmesi veya borçlunun borcunu bir başkasına nakletmesi yollarının da açılmasını zorunlu kılmıştır. Görülüyor ki, alacağın temliki hayatın ihtiyaçlarından ortaya çıkan bir hukuk kurumudur. Örneğin, arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmelerinde bina yapım işini borçlanan yüklenici finans ihtiyacı duyar. Bu ihtiyacın yükleniciye bırakılması kararlaştırılan bağımsız bölüm veya bölümlerin onun tarafından daha inşaat aşamasında üçüncü kişilere satılarak veya satış vaadinde bulunularak karşılanması mümkündür.Aslında arsa sahibinin kural olarak Borçlar Kanununun 364 uyarınca eserin tesliminde vermesi gereken arsa payını, inşaat aşamasında yükleniciye devretmesi, yüklenicinin de bunu üçüncü kişilere temlik ederek finans sağlaması, arsa sahibinin yükleniciye kredi kullandırması demektir.