3. Ceza Dairesi 2021/14600 E. , 2023/2019 K. İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kesin olarak verilen kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak y…
**3. Ceza Dairesi 2021/14600 E. , 2023/2019 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kesin olarak verilen kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunun 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine anılan Kanuna eklenen geçici 5 inci maddenin 1/f bendi ve 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, yapılan temyiz isteminin süresinde olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.02.2018 tarihli ve 2016/165 Esas, 2018/91 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 221 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun(3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 1 ay 15 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 23.05.2019 tarihli ve 2018/2428 Esas, 2019/966 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 27.09.2021 tarihli onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, sanığın suç kastının bulunmadığına, sanık hakkında TCK'nun 221/3 hükmünün uygulanmasının gerektiğine, delillerin yetersiz olduğuna, sanığın EAGLE programını kullanmadığına, kabule esas alınan delillerin hukuka aykırı olduğuna, sanık hakkında hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine, etkin pişmanlık sebebiyle tayin edilen cezada daha fazla indirim yapılması gerektiğine ve sair nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın, örgüte müzahir olduğu için KHK ile kapatılan Özel ... ve ... İli Özel Piri Reis İlköğretim Okulunda öğretmenlik yaptığı, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 26.09.2016 tarihinde gözaltına alındığı, ... Sulh Ceza Hakimliğinin 26.09.2016 tarih ve 2016/423 sorgu sayılı kararı ile tutuklandığı, 01.11.2017 tarihinde tutuklama müzekkeresinin geri alındığı, 16.01.2017 tarihli ByLock araştırma tutanağı içeriğine göre; sanığın 0 507 (...) (..) (..) numaralı telefon hattı ve 3*** *** ****529 - 3*** *** ****352 imei numaralı telefon cihazı ile ilk tespit tarihi 19.11.2014 olmak üzere, 0 541 (...) (..) (..) numaralı telefon hattı ve 3*** *** ****597 - 3*** *** ****352 (diğer hatla da kullanılmış) imei numaralı telefon cihazları ile ilk tespit tarihi 14.08.2014 olmak üzere bylock programı kullandığının tespit edildiği, her ne kadar sanık savunmalarında TC kimlik numarası ve telefon numaralarının kendisine ait olduğunu, ancak ByLock uygulamasını kullanmadığını önceleri beyan etmiş ise de; yargılama safhasında mütalaadan ve ByLock iletişim dökümleri okunduktan sonra etkin pişmanlıktan yararlanmak istediğini belirterek bylock kullandığını itiraf ettiği, Mahkememizce yargılama sırasında bylock tespit edilen 0 507 (...) (..) (..) numaralı GSM hattına ilişkin getirtilen Ip trafik kayıtlarında, ilk tespit tarihi 19.11.2014 ile son online tarihi 04.02.2015 tarihleri arasında 14432 kez sinyal alınmak suretiyle 46.166.164.177 ve 46.166.164.181 numaralı hedef Ip'lerine .../... baz istasyonları üzerinden 3*** *** ****529 - 3*** *** ****352 imei numaralı telefon cihazları ile bağlanıldığı, ByLock tespit edilen, 0 541 (...) (..) 38 numaralı telefon hattı ve 3*** *** ****597 - 3*** *** ****352 (diğer hatla da kullanılmış) imei numaralı telefon cihazları ile ilk tespit tarihi 14.08.2014 ile son online tarihi 12.04.2105 tarihleri arasında 14097 kez sinyal alınmak suretiyle 46.166.160.137, 46.166.164.177 ve 46.166.164.181 numaralı hedef Ip'lerine .../... baz istasyonları üzerinden bağlanıldığının, BTİK Başkanlığının cevabi yazısı ve ekinde bulunan CD içeriği ile sabit olduğu, ByLock tespit ve değerlendirme tutanağına göre, 0 541 (...) (..) (..) numaralı hatta ilişkin sanığa ait bylock kullanıcı adının; "berat38", şifresinin "b666666!", olduğu, Sanığın ByLocka giriş yaptığına dair 82 log kaydının, alınan mail sayısına ilişkin 134 log kaydının, alınan mail sayısının 4 veri, 87 log, alınan mesaj sayısının 108 log, okunan mail sayısının 182 log, gönderilen mesaj sayısının 128 log, silinen mail sayısının 51 log, gönderilen mail sayısının 33 log, gelen arama sayısının 33 veri, giden arama sayısının 12 veri, eklediği arkadaş sayısının 1 log kaydının olduğuna ilişkin veri tespit edilebildiği, Sanığın ByLockta eklediği kişiler arasında B.T.(musa), S.Y.(HÜSEYİN48), T.S.(...), E.K., M.B., M.D.(Ömer), T.B.(Yusuf), B.Ö.(erkan), M.N.Y.(muhsin), S.Ö., T.Ö., İ.D.(hasan), A.T.(metin) adlı kişiler ile 256182 (51elif51berat), 41456(zeki48), 358217, 361204 ve 363707 Id numaralı kişilerin ekli olduğu, aynı kişilerin listesinde de sanığın ekli olduğu, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü yönetici ve üyelerinin gizliliğe önem verdikleri, zaten örgütünün amacının yukarıda izah edildiği gibi gizliliğe önem verilerek devlet kademelerine sızmak ve tüm devlet organlarını ele geçirmek olduğu, bu yönde 2014 yılının başından 2016 yılının başına kadar da örgüt elebaşısının talimatı gereği gizliliğe riayet etme bakımından aralarında normal GSM hatlarıyla konuşma ve mesajlaşma suretiyle haberleşme yolunu örgütsel eylemlerde kullanmadıkları, örgüt elebaşısının talimatı gereği bylock (eagle, kakao, viber vs) adlı program aracılığıyla aralarında haberleştikleri, örgüt yönetici veya diğer üyelerince verilen talimatların ByLock programı üzerinden alındığı ve verildiği, hatta açık haber kaynaklarına da yansıdığı üzere FETÖ/PDY silahlı terör örgütü elebaşısının da örgüt yöneticisi ve üyelerine haberleşmelerin bylock vs programları üzerinden yapılmasına, aksi hareket edenlerin örgüte ihanet etmiş sayılacaklarını bildirdiği, örgütün bylock ile haberleşmesinin istendiğinin gelen birtakım bylock mesaj içerikleri ile de sabit olduğu, sanığın da hiyerarşik yapıya dahil olarak örgüt elebaşının bu talimatı doğrultusunda bylock programını telefonuna yüklediği ve kullandığı, bu hususun ByLock araştırma raporuyla ile tespit ve değerlendirme tutanağı içeriği ile tespit edildiği, Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2015/3 E., 2017/3 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere bylock uygulamasının örgütün haberleşme ağı olduğu, gizli ve önemli görüşmelerinin bu uygulama üzerinden yapılmasının istenmesinin, uygulamada örgüt üyeleri dışında kimsenin bulunmadığını ve üye olamadığını bilmelerinden kaynaklandığı, kendileri dışında kimsenin mail ve mesaj içeriklerine erişemeyecek olması örgüt üyelerinin bu platformda rahatça illegal faaliyetlerini paylaşmalarına ve fikir alışverişinde bulunmalarının önünü açtığının belirtilmesi, yine Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 19.09.2017 tarih 2017/1798 Esas ve 2017/5219 sayılı Kararında da vurguladı üzere bylock isimli programın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tepiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağının sabit olması karşısında sanığın da hiyerarşik yapıya dahil olarak örgüt elebaşının bu talimatı doğrultusunda izah edildiği üzere bylock programını telefonuna yüklediği ve yoğun olarak kullandığının anlaşıldığı, ... Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünün 06.12.2016 tarihli raporunda, sanığın çok fazla tanınmadığı, öğretmen olarak bilindiği, Zaman Gazetesinin gelip gelmediğinin, sohbet toplantılarına katılıp katılmadığının, kalabalık grupların gelip gelmediğinin bilinmediği, görülmediği, ayrıca iş yeri çevresinde yapılan araştırmada ise, Türkçe öğretmeni olarak 3 yıldır okulda görev yaptığı, sanığın açığa alınmasının okul içinde normal karşılandığı, FETÖ/PDY'ye yakın bir kişi olduğu, harici tahkikatta ise KHK ile mesleğinden ihraç edildiği, Bankasya hesap bilgisinin olduğu, eşi P.Ç.'nin açığa alındığı yönünde istihbari bilgilere ulaşıldığı, Sanığa ait Bank Asyada bulunan hesap dökümlerinin getirtildiği, sanığın 02.11.2007 tarihinde hesap açılışı yaptığı, bankaya kredi borcu ödemelerinin yapıldığının görüldüğü ancak 23.01.2104 tarihinde 24.080 TL'lik katılım hesabı açtığı, ... Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünün 28.12.2017 tarihli yazısında sanığın ... İlinde ikamet adresi bulunmadığı için ev aramasının yapılamadığı, sanığın 26.09.2016 tarihinde gelerek kendisinin teslim olduğu, üzerinde herhangi bir dijital materyalin elde edilemediği, ... Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünün 31.01.2016 tarihli sanığın S.S. adıyla facebook kullanıcısı olduğu, FETÖ elebaşının resmi ile 19 Mart 2014 tarihli "Biz Kandırılmadık, İnanıyoruz", 17 Mart 2014 tarihli "Sen konuş biz huzura erelim hocam", 19 Mart 2014 tarihli "Hocaefendi niçin Amerika'ya gitti diye soranlara Hocamızdan cevap" şeklinde paylaşımlar yaptığı, sanığın savunmasında söz konusu facebook kullanıcısı olduğunu kabul ettiği, Sanığın örgüt faaliyeti kapsamında değerlendirilebilecek; 01.01.2014 tarihinden sonra yurt içi otel kaydına rastlanılmadığı, örgüte müzahir sendika/dernek kaydının bulunmadığı, Digitürk üyeliğinin ve sosyal medya hesabının olmadığı, Bank Asyanın TMSF'nin kontrolüne geçmesine yönelik yapılan protestolara ve Zaman Gazetesi yöneticilerinin gözaltına alınmasına yönelik soruşturmalara karşı yapılan protestolara katıldığına ilişkin bir tespit yapılamadığı, Sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü irtibatlı, iltisaklı kişilerle irtibatının olup olmadığı yönünde HTS kayıtlarına ilişkin rapor alındığı, alınan bilirkişi raporuna göre sanığın, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü irtibatlı, iltisaklı 92 kişi ile HTS kaydının bulunduğu, Bu arada byLock listesine ekli T.S. ve M.N.Y.'nin HTS kaydının bulunduğu, HTS kaydı bulunan B.Y.(Mahkememizin 2016/259 Esas sayılı dosyasında aynı suçtan cezalandırılmasına karar verildiği), C.C.(Mahkememizin 2016/166 Esas sayılı dosyasında aynı suçtan cezalandırılmasına karar verildiği), İ.Ü. (FETÖ/PDY silahlı terör örgütün mahrem imamı olup, örgüt içerisinde İsmail kod ismini kullandığı, örgüt içerisinde Ege Büyük Bölgesi-Antalya Küçük Bölgesine bağlı olarak ... İlinde cemaat mensubu polis memurlarına imamlık yaptığı, örgüt içerisinde konumunun öğretmen olduğu, Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Dairesi Başkanlığının 25.04.2017 tarih ve 2646415 sayılı yazısı.), İ.K.(FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütün mahrem imamı olup, örgüt içerisinde İbrahim kod ismini kullandığı, örgüt içerisinde Ege Büyük Bölgesi - Antalya Küçük Bölgesine bağlı olarak ... İlinde cemaat mensubu polis memurluğundan amirlik rütbesine terfi eden amirlere imamlık yaptığı, örgüt içerisinde konumunun öğretmen olduğu, Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Dairesi Başkanlığının 25.04.2017 tarih ve 2646415 sayılı yazısı.), K.C.(FETÖ/PDY silahlı terör örgütün mahrem imamı olup, örgüt içerisinde Abdullah kod ismini kullandığı, örgüt içerisinde Ege Büyük Bölgesi-Antalya Küçük Bölgesine bağlı olarak ... İlinde cemaat mensubu polis memurluğundan amirlik rütbesine terfi eden imamlık yaptığı, yaptığı, örgüt içerisinde konumunun öğretmen olduğu, Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Dairesi Başkanlığının 25.04.2017 tarih ve 2646415 sayılı yazısı.), M.F.İ.(FETÖ/PDY silahlı terör örgütün mahrem imamı olup, örgüt içerisinde Faruk kod ismini kullandığı, örgüt içerisinde Ege Büyük Bölgesi - ... Küçük Bölgesine bağlı olarak ... İlinde cemaat mensubu polis memurluğundan amirlik rütbesine terfi eden amirlere imamlık yaptığı, örgüt içerisinde konumunun öğretmen olduğu, Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Dairesi Başkanlığının 25.04.2017 tarih ve 2646415 sayılı yazısı.), M.N.Y.(FETÖ/PDY silahlı terör örgütün mahrem imamı olup, örgüt içerisinde Muhsin kod ismini kullandığı, örgüt içerisinde Ege Büyük Bölgesi - ... Küçük Bölgesine bağlı olarak ... İlinde cemaat mensubu polis memurluğundan amirlik rütbesine terfi eden amirlere imamlık yaptığı, örgüt içerisinde konumunun Danışman - Müdür Yardımcısı olduğu, (Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Dairesi Başkanlığının 25.04.2017 tarih ve 2646415 sayılı yazısı.), M.A.(FETÖ/PDY silahlı terör örgütün mahrem imamı olup, örgüt içerisinde Müçteba kod ismini kullandığı, örgüt içerisinde Ege Büyük Bölgesi-... Küçük Bölgesine bağlı olarak ... İlinde cemaat mensubu polis akademisi mezunu amirlik rütbesine terfi eden amirlere imamlık yaptığı, örgüt içerisinde konumunun Danışman - Müdür Yardımcısı olduğu, (Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Dairesi Başkanlığının 25.04.2017 tarih ve 2646415 sayılı yazısı.), Ş.S.K.(FETÖ/PDY silahlı terör örgütün mahrem imamı olup, örgüt içerisinde Şevket kod ismini kullandığı, örgüt içerisinde Ege Büyük Bölgesi - Antalya Küçük Bölgesine bağlı olarak ... İlinde cemaat mensubu polis memurlarına imamlık yaptığı, örgüt içerisinde konumunun öğretmen olduğu, (Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Dairesi Başkanlığının 25.04.2017 tarih ve 2646415 sayılı yazısı.), Ş.A.(FETÖ/PDY silahlı terör örgütün mahrem imamı olup, örgüt içerisinde Şükrü kod ismini kullandığı, örgüt içerisinde Ege Büyük Bölgesi-... Küçük Bölgesine bağlı olarak ... İlinde cemaat mensubu polis memurluğundan amirlik rütbesine terfi eden amirlere imamlık yaptığı, örgüt içerisinde konumunun Müdür olduğu, (Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Dairesi Başkanlığının 25.04.2017 tarih ve 2646415 sayılı yazısı.), T.Ş.(FETÖ/PDY silahlı terör örgütün mahrem imamı olup, örgüt içerisinde ... kod ismini kullandığı, örgüt içerisinde Ege Büyük Bölgesi - ... Küçük Bölgesine bağlı olarak ... İlinde cemaat mensubu polis memurluğundan amirlik rütbesine terfi eden amirlere imamlık yaptığı, örgüt içerisinde konumunun personel-sekreter-müdür yardımcısı olduğu, (Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Dairesi Başkanlığının 25.04.2017 tarih ve 2646415 sayılı yazısı.), Y.T.(FETÖ/PDY silahlı terör örgütün mahrem imamı olup, örgüt içerisinde Yunus kod ismini kullandığı, örgüt içerisinde ... Büyük Bölgesi - ... Küçük Bölgesine bağlı olarak Hatay İlinde cemaat mensubu polis memurlarna imamlık yaptığı, örgüt içerisinde konumunun öğretmen olduğu, (Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Dairesi Başkanlığının 25.04.2017 tarih ve 2646415 sayılı yazısı.) ile görüşme kaydının bulunduğu ayrıca HTS raporundaki mesleki kayıtlara göre, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne müzahir olduğu için KHK ile kapatılan değişik yerlerdeki özel eğitim kurumlarının ortağı, çalışanları ve öğretmenleri, değişik illerde görevli öğretmenler, polis memurları, ... Halk Sağlığında doktor, ... Üniversitesi Eğitimi ve Araştırma Hastanesinde hemşire, ... Sıtkı Koçman Üniversitesinde yardımcı doçentler, ... Meslek Yüksek Okulunda öğretim görevlisi, eczacı, Kimse Yok Mu Derneği çalışanları gibi çeşitli branşlarda kişilerle HTS kayıtlarının bulunduğu, sanığın savunmasında bir kısımını tanımadığını bir kısmını da öğrenci velisi, öğretmen arkadaşları olduğu beyan ettiği, sanığın, görüşme içerikleri bulunmayan HTS kayıtlarına göre, somut olgularla örgüt hiyerarşisi içerisinde değişik yerlerde üst düzey konumdaki kişiler ile örgütle bağlantılı diğer kişilerle, irtibatlı olduğunun yukarıda (dosya numaraları, mesleki kayıtlar, mahrem imam olduklarını gösterir KOM yazısı ve KHK ile kapatılan kurum çalışanları) izah edildiği, bu kişilerle devamlı surette irtibatlı olduğunun tespit edildiği, Ancak sanığın 26.07.2017 duruşmada ByLock iletişim dökümlerinin okunmasından sonra sanığın Etkin Pişmanlık Hükümlerinden yararlanmak istediğini belirterek, Cumburbaşkanının bunlar terörist diyene kadar bu örgüt içerisinde olduğunu, bylocku birbirleri ile görüşmek için kullandıklarını, ...'ya geldikten sonra Ş.S.K., R.U., H.P. bir de Pala İsmail (İ.D.) diye birisi ile tanıştığını, ... İl İmamının kim olduğunun sorulduğu, O.D. olduğunu söylediği, sanığa sorulan sorular üzerine, ... okulunda işleri kimin organize ettiğini bilmediğini, O.D.'den sonra kimin il imamı olduğundan ...'ya gittiği için haberdar olmadığını, Pala İsmail (İ.D.) geldikten sonra ...'dan gitmek istediğini söylediğini, bunun üzerine ...'ya gittiğini, ...'da S.Y.'nin işin başında olduğunu, T.B., B.T., T.Ş. ve M.N.Y.'nin merkezde olduğunu, H.Y'nin polis olduğunu, kendi ilgilendiği birisi olduğunu, sanığın dosyaya yansımış bilgiler dışında bilgiler vermediği hatırlatılarak; yeniden sorulduğu, sanığın ...'da H.Y., Murat ve Bayrak adlı kişilerle ilgilendiğini, T.Ş.'nin sadece kendi birimindekileri bildiğini, S.Y., Ş.K, .... (O.K.G.) ve Mesut (M. A.C.) adlı kişilerin hepsini bildiğini, Bank Asyaya para yatırılması için talimat geldiğini, S.Y'nin para yatırılması gerektiğini söylediğini, bunu üzerine para yatırdığını, ... sorumlusunun O.D. olduğunu, ... sorumlusunun ise E.K. adlı kişinin olduğunu, polislerle bylockla iletişime geçtiğini, sohbette FETÖ'nün kitaplarından bölümler anlattığını, örgütte kimsenin kimseyi tanımadığını, Ö.D.'nin okul müdürü olduğunu, kimin ne yaptığını bildiğini, Sanığın 03.10.2017 tarihli dilekçesinde 2003 yılında üniversite sınavını kazındıktan cemaat evine yerleştirildiğini, evde R.H., F.A., M.T., H.K., H.D., H.K. ve V.A. ile aynı evde kaldıklarını, sohbet toplantıları yaptıklarını, polis okulndaki öğrencilerle ilgilendiğini, S.Y.'nin bilgisayarında "Sınav soruları nedeni ile küsen polislerin tekrar kazanılması gerektiği" yazılı olduğunu gördüğünü, her yıl okulda maaşlarından 2500-3000 TL himmet adı altında kesinti yapıldığını, Sanığın 17.10.2017 tarihli dilekçesinde S.Y.'nin temin ettiği ev içerisinde sohbet toplantıları yapıldığı, her ayın 15. ve 16. günlerinde himmet parası toplandığını, her ayın 17. ve 18. günlerinde ilçelerden himmet parası geldiğini, S.Y.'den gelen parayı ...'da ... adlı kişi teslim ettiğini, ... İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünün 07.12.2017 tarihli tutanağında; sanığın bir internet sitesi haberinden resimlerinden teşhis ettiği "Bölgeci" olarak faaliyet gösterdiğini beyan ettiği 3 kişi hakkında ... İli Menteşe İlçesinde düzenlenen operasyonla gözaltına alındıkları ve soruşturma başlatıldığı, ... İl Emniyet Müdürlüğünün 19.10.2017 tarihli KOM Şube Müdürlüğü tutanağında; sanığın dilekçesinde belirttiği F.A., M.T., H.K., H.D., H.K., S.Y. ve V.A. adlı kişiler hakkında soruşturmaların bulunduğunun bildirildiği, ... İl Emniyet Müdürlüğünün 24.10.2017 tarihli sanığın duruşmada verdiği ifadesinde adı geçen Ş.S. K.(mahkeme dosyalarımızda tanıklık yapmaktadır), O.D. (Mahkememizin 2016/121 Esas sayılı çatı dosyasında ... İl İmamı olduğu tespit edildi), R.U., İ.D.(Pala İsmail) hakkında soruşturmaların bulunduğunun, ancak karakolda çalışan Osman ve Mesut adlı polislerin kimliklerini tespite yarar bilgi olmadığı için soruşturma dosyasının tespit edilemediğinin bildirildiği, Yukarıda ayrıntılarıyla izah edilen gerekçeye, tartışılan delillere ve ayrıca sanığın ikrarına göre; sanığın amacını benimsediği silahlı terör örgütü FETÖ/PDY yapılanması içerisine dahil olduğu, örgüt ile organik bağ kurarak süreklilik gösteren faaliyetlerde bulunduğu, sanığın üyesi olduğu FETÖ/PDY terör örgütünün amaçları doğrultusunda, örgütün gizli haberleşme programı bylocku telefon hattı ile telefon cihazına yükleyerek yoğun olarak kullandığı, örgüt ele başının çağrı tarihlerine uyarak talimatla Bank Asyaya para yatırdığı, sanığın, hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyeliği suçundan soruşturma ve kovuşturma bulunan 92 şüpheli ve sanıkla irtibatının bulunduğu, sohbet toplantıları yaptığı, örgüte himmet adı altında yardım ettiği, BTİK'in cevabi yazısı, Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Dairesi Başkanlığı yazısı, TEM araştırma raporu, GSM hattına ilişkin HTS raporu, telefon cihazı GSM hattı kullanma dökümleri birlikte değerlendirildiğinde; sanığın pişmanlık duyduğu, dolayısıyla pişmanlık duyan sanığın anlatımlarının, verdiği bilgilerin TCK'nın 221/4 maddesi kapsamında bulunduğu, bylock programını kullandığı tespit edildikten ve yakalandıktan sonra pişmanlık göstererek örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi verdiğinin anlaşıldığı, dolayısıyla sanığın örgütteki konumu, faaliyetleri ve vermiş olduğu bilgilerin mahiyeti de dikkate alınarak cezasında takdiren yarı oranında indirim yapılması gerektiği, izah edildiği gibi sanığın örgüt ile organik bağ kurarak süreklilik gösteren faaliyetlerde bulunduğu, sübut bulan çeşitlilik ve süreklilik gösteren yukarıda ayrıntılarıyla izah edilip tartışılan eylem ve faaliyetlerinin sanığın atılı olan silahlı örgüt üyeliği suçunu oluşturacağı, zira silahlı örgüte üye olmanın örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade ettiği, sanığın silahlı terör örgütü (FETÖ/PDY) üyeliği suçunun sübuta erdiği, ancak sanığın yargılama safhasında pişmanlık göstererek örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi verdiği anlaşılmakla TCK'nın 314/3 ve 221/4 yollamasıyla, TCK'nın 314/2 maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi dikkate alınarak takdiren alt sınırdan cezalandırılmasına, sanığın yakalandıktan sonra yargılama safhasında pişmanlık göstererek örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi verdiği anlaşılmakla TCK'nın 221/4 maddesi uyarınca cezasında takdiren 1/2 oranında indirim yapılmasına, 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 3. maddesinde sayılan silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği anlaşılmakla 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5/1 maddesi uyarınca cezasında yarı oranında artırım yapılmasına, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri göz önünde bulundurularak sanık lehine TCK'nın 62. maddesinin uygulanmasına, sanık örgüt mensubu olmakla mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin sanık hakkında TCK'nın 58/9 maddesi uyarınca uygulanmasına ve hakkında TCK'nın 221/5 maddesi uyarınca takdiren 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar vermek gerektiği vicdani kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur (TC Anayasa m. 40,138, 141, AİHS ek 7 nolu protokol, CMK 33 vd. 231/2, 232). B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince, incelenen dosya kapsamına ve gerekçeye göre İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular ile hukuki vasıflandırma ve cezanın kişiselleştirilmesi yönünden hükümde herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda; a) Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan)16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür. b) Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan)16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında Bylock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespit edilmesi halinde sanığın örgütle bağlantısını gösteren bir delil olarak kabul edilmesi mümkündür. c) BDDK'nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temüttü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 107. maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı ... Katılım Bankası AŞ'de gerçekleştirilen rutin hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği nazara alındığında; sanığın örgütle bağlantısını gösteren bir delil olarak kabul edilmesi mümkündür. d) Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, örgütün nihai amacını gerçekleştirmek için stratejik önemi haiz mahrem yapılanması içerisinde yer alarak Mahrem Abi olarak görev yapan 45733 ID numarası üzerinden Bylock programını örgütsel haberleşme amacıyla kullanan, örgütsel toplantılara katılarak polislere ve öğrencilere sohbet hocalığı yapan, örgüt liderinin talimatı üzerine FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı ... Katılım Bankası A.Ş.'de bankacılık işlemleri yapan, himmet veren sanığın, anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulunmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir. e) Suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır. Kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir(TCK madde 21/1). Fiilin icrası sırasında suçun kanuni tanımındaki maddi unsurları bilmeyen bir kimse, kasten hareket etmiş olmaz(TCK madde 30/1). 5237 sayılı TCK’nın, “Hata” kenar başlıklı 30/1. maddesinde düzenlenen suçun maddi unsurlarında hata şartlarının gerçekleştiği durumlarda, sanığın kasten hareket ettiğinden bahsedilemeyecek ve somut olayda tipik eylem gerçekleşmiş olsa da 5271 sayılı CMK’nın 223/2-c maddesi gereğince beraat kararı verilecektir. Hata(yanılma); kişinin tasavvuru, zihninden geçirdikleri ile gerçeğin birbirine uymaması anlamına gelen bir kavramdır. Hata kural olarak iradenin oluşum sürecine etki eder ve gerçeğin yanlış biçimde tasavvuru veya bilinmesi nedeniyle irade bozulmuş olarak doğar. Failin tasavvurunun konusu dış dünyaya ait bir şeye ilişkin olabileceği gibi, normatif dünyaya (kurallar alanına) dair de olabilir. Dış dünyayla ilgili şey olduğundan farklı bir biçimde algılanması halinde unsur yanılgısından (tipiklik hatası), normatif dünyaya ait gerçekliğin farklı biçimde değerlendirilmesi halinde ise yasak hatasından bahsedilir. Kısaca unsur hatası bir algılama hatası olduğu halde, yasak hatası bir değerlendirme hatasıdır. Yargıtay (Kapatılan)16. Ceza Dairesinin 2015/3 Esas, 2017/3 Karar sayılı dosyasında ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; FETÖ/PDY terör örgütünün, başlangıçta bir ahlak ve eğitim hareketi olarak ortaya çıkması ve toplumun her katmanında büyük bir kesimce böylece algılanması, amaca ulaşmak için her yolu mübah gören fakat sözde meşruiyetini sivil alanda dinden, kamusal alanda ise hukuktan aldığı izlenimi vermek için yeterli güce erişinceye kadar alenen kriminalize olmamaya özen göstermesi gerçeği nazara alındığında, örgütün ustaca gizlenen amacını bilenler ve bu amaçla örgütte görev alanlar açısından, suç tarihine bakılmaksızın ve suç tarihinden önce anılan yapının terör örgütü olduğuna ilişkin bir mahkeme kararı verilmiş olması da aranmaksızın hata savunmalarına itibar edilemeyeceğinde kuşku bulunmamakta ise de; terör örgütü olduğunu bilmeksizin içinde yer alan veya yardım eden sanıklar yönünden mensup olduğu ya da yardım ettiği yapının Anayasal düzeni zorla değiştirme, Anayasaya uygun olmayan yöntemlerle iktidarı ele geçirmeyi amaçlayan bir terör örgütü olduğunu veya terör örgütüne dönüştüğünü anladığı veyahut expost bir değerlendirme ile dış aleme yansıyan olay ve olgular itibariyle kendisinden anlamasının beklendiği tarihten itibaren davranışları ile bu örgütten ayrılma iradesini ortaya koyup koymadığı ve bu bağlamda TCK’nın 30/1. maddesinde düzenlenen suçun maddi unsurlarında hata şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği somut olayın özelliğine göre değerlendirilmelidir. Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanığın, örgütteki konumu, faaliyetlerinin önemi ve irtibatının devam ettiği tarih itibariyle örgütün nihai amacını bilmediği yönündeki savunmasına itibar edilmemesi yerindedir. d) Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen esasa müessir iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu ve karar gerekçelerine göre sanık müdafiin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sair nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadele bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu yasa dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır. 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının birinci cümlesinin tatbiki için, "suç işlemek amacıyla örgüt kuran, yöneten veya örgüte üye olan ya da üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen veya örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, gönüllü olarak teslim olup örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi vermesi" gerektiğinden, hakkında ceza soruşturması bulunan şüphelinin yakalanmadan önce yetkili merciilere gönüllü olarak teslim olsa/kendiliğinden gelse bile bu aşamada örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi vermemesi halinde anılan normun uygulanma imkanı bulunmayacağı ve fakat şartları oluşmuş ise cezada indirim öngören şahsi sebep olarak düzenlenen ikinci cümlenin tatbik edilebileceği gözetilmelidir. 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemlerini, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. Bu bilgi maddenin üçüncü fıkrasında aranan, örgütü çökertecek nitelikteki bilgi değildir. Verilen bilginin önemi cezanın belirlenmesinde dikkate alınmalıdır (Dairemizin 12.05.2015 tarih, 2015/1426 E. 2015/1292 K, 26.10.2015 tarih, 2015/1565-3464 K.). 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi kapsamında etkin pişmanlıkta bulunduğunun kabulü halinde bu suçtan dolayı verilecek cezada 1/3'ten 3/4'e kadar bir indirim yapılacağı öngörülmektedir. Buna göre belirlenen cezadan en az 1/3, en fazla 1/4 oranında bir indirim yapılacaktır. Bu iki sınır arasında yapılacak indirim, verilen bilginin niteliği, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ya da diğer örgüt mensuplarının tespitiyle ilgili olmak üzere elverişlilik derecesi, ceza soruşturması ya da kovuşturmasının hangi aşamasında etkin pişmanlıkta bulunulduğu gibi kıstaslar nazara alınarak mahkeme tarafından takdir ve tayin edilecektir. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde: Hakkında müsnet suçtan başlatılan soruşturma kapsamında verilen arama/yakalama kararına istinaden 10.09.2016 tarihinde ikametinde yapılan aramada bulunamayan sanığın, 26.09.2016 tarihinde kendiliğinden gelerek Siber Suçlarla Mücadele şube müdürlüğüne teslim olmak suretiyle, anılan örgütle irtibatı, örgütsel faaliyetleri ve diğer örgüt mensupları ile ilgili konumuna uygun faydalı bilgiler verdiğinin kabul edilmesi karşısında hakkında etkin pişmanlık kurumunu düzenleyen 5237 sayılı Kanun'un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının birinci cümlesinin uygulanması gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile anılan fıkranın ikinci cümlesi uygulanmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırıdır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 23.05.2019 tarihli ve 2018/2428 Esas, 2019/966 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ... 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.04.2023 tarihinde karar verildi.