8. Ceza Dairesi 2024/13019 E. , 2024/8029 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1318 E., 2020/336 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemele…
**8. Ceza Dairesi 2024/13019 E. , 2024/8029 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1318 E., 2020/336 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Konya Cumhuriyet Başsavcılığınca 02.01.2017 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verilmiştir. B. Konya Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.01.2018 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, onuncu fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. C. Konya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.06.2018 tarihli ve 2018/87 Esas, 2018/526 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi ve 51 inci maddesi uyarınca erteli 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.. D. Cumhuriyet savcısının ve sanığın istinaf talepleri üzeri Ankara Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 18.03.2020 tarih, 2018/1318 Esas, 2020/336 Karar sayılı kararı ile ilk derece hükmü kaldırılarak 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, onuncu fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi ve 63 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir. E. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün bozulması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; olay tarihinde bağımlı olduğundan uyuşturucu madde kullandığına ancak tedavi gördüğünden kullanmadığına, pişman olduğuna, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin onuncu fıkrasının uygulanmasına yer olmadığına, lehine hükümler uygulanması için kararı temyiz ettiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre, dava konusu olay, sanığın kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın olay günü emniyet görevlilerince yapılan kontroller sırasında şüpheli ...'ın yapılan üst kontrolünde kağıda sarılı uyuşturucu maddenin yakalandığı, yapılan idrar tahlilinde kokain maddesinin ve metaboliti morfin olan opiyat kimyasal maddesinin pozitif olarak tespit edildiği, şüpheli alınan savunmasında 3 yıldır eroin kullandığını söyleyerek suçunu ikrar ettiği, yakalandığı yerin ... Seymen İlkokulu'na 196 metre mesafede olduğunun tespit edildiği, dava açılmasının ertelenmesine karar verildiği, kararın 11.01.2017 tarihinde şüpheliye tebliğ edildiği ve denetimli serbestlik tedbiri yükümlülüklerine veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi halinde hakkında kamu davası açılacağı ihtar edildiği halde, Konya Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 17.11.2017 tarih ve 2017/340 D.S. Sayılı ihlalen dosya kapatma konulu yazı ve eklerinden anlaşılacağı üzere, şüpheliye 27/02/2017 tarihinde çağrı yazısının tebliğ edildiği, ancak şüphelinin 08/09/2017 tarihinde grup seminerine katılmadığı, 18.09.2107 tarihinde şüpheliye uyarı yazısının tebliğ edildiği, 22.09.2017 tarihli grup çalışmasına şüphelinin yeniden katılmadığı ve denetimli serbestlik programını ihlal ettiği, şüphelinin müdafisinin 05.12.2017 tarihli dilekçesi ile denetimli serbestlik tedbirinin ihlaline itiraz etmiş ise de 3. Sulh Ceza Hakimliğiin 2017/7343 sayılı kararı ile red olunduğu ve dosyanın kapatılarak Cumhuriyet Başsavcılığımıza gönderildiği, şüphelinin bu şekilde hakkında uygulanan denetimli serbestlik tedbiri hükümlerine göre kendisine yüklenen yükümlülüklere ve uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar ettiği anlaşılmakla cezalandırılmasına kararı verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Olay günü durumundan şüphelenilen bir grup şahsın yıkık metruk bina girisinde görülmeleri üzerine metruk binanın önüne intikal eden ekibin şahısların uyuşturucu madde kullanmak üzere olduklarını tespit ettiği, şahıslara arama kararı gösterilip üst aramalarının yapıldığı, sanık ...’ın üst aramasında elinde uyuşturucu madde ele geçirildiği, diğer şahıslardan hakkında ayrı soruşturma yürütülen ... ... ve ... isimli şahıslar üzerinden de madde ele geçirildiği, sanıktan ele geçen madde hakkında alınan raporda eroin içerdiğinin tespit edildiği, alınan mahkeme kararı doğrultusunda yaptırılan idrar tahlili sonucuna göre sanığın kokain maddesinin ve metaboliti morfin olan opiat kimyasal maddesinin pozitif çıktığının belirlendiği, sanık hakkında erteleme kararı karar verildiği ve tebliğ edildiği, Konya Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün ihlalen kapatılan dosyasının incelenmesinde, sanığa 27.02.2017 tarihinde çağrı yazısının tebliğ edildiği, 08.09.2017 tarihli grup seminer çalışmasına katılmadığı için 18.09.2017 tarihinde uyarı yazısının tebliğ edildiği, ancak 22.09.2017 tarihli grup çalışmasına yine katılmadığı, sanığın denetimli serbestlik tedbiri ve yükümlülüklerine uymamakta ısrar ettiği, bu nedenle kamu davası açıldığı, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucu sanığın cezalandırılmasına karar verildiği, ancak mahallinde yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporu ile sanığın da aralarında bulunduğu grubun metruk bina önünde uyuşturucu madde bulundurup kullanmak hazırlığında oldukları yerin yürüme mesafesi olarak ... Seymen İlkokulu bahçe duvarı köşe noktasına tur metre yardımıyla toplamdan 182,7 metre uzaklıkta olduğunun belirtildiği, suçun kokula 200 metreden daha yakın mesafede gerçekleşmiş olmasına rağmen TCK’nun 191/10 maddesinin uygulanmamasının kanuna aykırı olduğu anlaşılmış olmakla, ilk derece mahkemesi mahkumiyet hükmünün kaldırılarak, sanığım sabit görülen kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak, kabul etmek , satın almak veya kullanmak suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Olay ve arama tutanağı içerikleri, sanığın savunmaları, uyuşturucu madden ele geçiriliş şekli, kriminal rapor, sanıktan usulüne uygun alınan tahlil raporu, mahallinde yapılan keşif tutanağı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanık hakkında kurulan hükümde bir isabetsizlik görülmemiş, suç vasfı ve yaptırımların yerinde olduğu anlaşılmış, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve kanuna uygun bulunarak hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 18.03.2020 tarih, 2018/1318 Esas, 2020/336 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Konya 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.10.2024 tarihinde karar verildi.