4. Hukuk Dairesi 2023/6728 E. , 2023/11190 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/32 E., 2022/766 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü Taraflar arasında görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesince mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmişt…
**4. Hukuk Dairesi 2023/6728 E. , 2023/11190 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/32 E., 2022/766 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü Taraflar arasında görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesince mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili, davalı ...Ş. vekili, davalı ..., davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 09.03.2011 tarihinde davalı ... nezdinde zorunlu trafik sigortalı, davalı ...'in sürücüsü ve davalı şirketin maliki olduğu araç ile davacıların bisiklet sürücüsü murisi ...'ya çarpması sonucu gerçekleşen kazada, muris ...'in vafat etmesi sebebiyle davacı eş için 20.000,00 TL, davacı çocukların her biri için ayrı ayrı 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının, 1.000,00 TL cenaze giderinin tüm davalılardan, her bir davacı için ayrı ayrı 10.000,00'er TL manevi tazminatın davalı ... dışındaki davalılardan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 15.03.2016 tarihli ve 2013/156 Esas, 2016/41 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 20.000,00 TL, davacı ... için 797,45 TL, davacı ... için 3.670,50 TL maddi tazminatın davalılardan tahsiline, davacılardan her biri için 5.000,00'er TL manevi tazminatın davalılar ... ve Arven Turizm Taşımacılık Ltd. Şti. tahsiline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı Arven Turizm Taşımacılık Ltd. Şti. vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 15.10.2019 tarihli 2017/3310 Esas 2019/9434 Karar sayılı ilamıyla; ''..6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 280. maddesinde bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edileceği, 281. maddesinde ise bilirkişi raporuna karşı tarafların iki haftalık süre içerisinde itiraz edebileceği öngörülmüştür. Mahkemece, bilirkişi raporları davalı Arven Turizm Taşımacılık Ltd. Şti. vekiline tebliğ edilmemiş olup savunma hakkı kısıtlanarak usul hükümlerine aykırı biçimde yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. 2-Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.'' gerekçesiyle mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kazanın meydana gelmesinde davalı sürücü ... ....'ya 3/8 oranında tali kusur, müteveffa sürücü ...'ya 5/8 oranında asli kusur yüklenmesinin olayın oluş şekline uygun olduğu, zarar yönünden alınan 09.05.2022 tarihli bilirkişi heyet raporunun Yargıtay içtihatlarına uygun, ayrıntılı, gerekçeli, denetlenebilir ve hükme esas alınabilir nitelikte olduğu, davacının ıslah dilekçesi doğrultusunda maddi tazminat talebinin kabulüne karar verildiği, davalıların tespit edilen sosyal ve ekonomik durumu, davalının olaydaki kusur durumu, olayın oluş şekli, sonuçları, meydana getirdiği etkiler, manevi tazminatın zenginleşme aracı olamayacağı, caydırıcılık ilkesi, hak ve nesafet kuralları birlikte gözetildiğinde davacı ... yararına 10.000,00 TL, davacı ... yararına 10.000,00 TL, davacı ... yararına 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiği gerekçesiyle maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile davacı ... yönünden 211.394,31 TL maddi tazminatın, davacı ... yönünden 3.333,66 TL maddi tazminatın, davacı ... yönünden 1.337,58 TL maddi tazminatın (AXA Sigorta A.Ş.'nin poliçede taahhüt edilen sorumluluk bedeli ile sınırlı olmak üzere), olay tarihi olan 09.03.2011 tarihinden itibaren (AXA Sigorta A.Ş yönünden dava tarihi olan 17.04.2012 tarihinden itibaren) işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, manevi tazminat talebinin kabulü ile davacı ... yönünden 10.000,00 TL maddi tazminatın, davacı ... yönünden 10.000,00 TL maddi tazminatın, davacı ... yönünden 10.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 09.03.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... Gökova ve Arven Turizm Taşımacılık Ticaret Ltd.Şti'den alınarak davacılara ödenmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, davalı ...Ş. vekili, davalı ..., davalı .... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davanın kabulüne karar verilmiş ise de mahkemece karar verilmeden önce asgari ücretin yenilendiğini, bu durumun gözetilmediğini, davalılar lehine maddi tazminat bakımından vekalet ücretine hükmedilmişse de bilirkişi raporunda gösterilen miktar kadar dava değerinin ıslah edildiğini, davanın kısmen kabulüne karar verilmesi durumu söz konusu olmadığından davacılar aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir. Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde; kusura ilişkin değerlendirmenin ATK tarafından düzenlenecek rapor ile yapılmasını, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak yapılmasını, desteğin bakiye ömrünün kaza tarihi itibariyle hesaplanması ve destek sonu tarihinin 12.03.2040 olarak bulunması gerektiğini, desteğin eşinin bakiye ömrü desteğin bakiye ömründen uzun olduğundan eşin destek süresinin desteğin bakiye ömrü ile sınırlandırılması gerektiğini, müteveffanın gelirinin, 2022 yılına kadarki bilinen dönemde AGİ dahil evli, eşi çalışmayan net asgari ücreti 2022 yılı itibariyle 2022 yılı net asgari ücreti olarak esas alınması gerektiğini, davacı eşin evlenme ihtimalinin kaza tarihi itibariyle gözönüne alınması gerekirken rapor tarihinin baz alınmasının hatalı olduğunu, %2 olması gerektiğini, desteğin anne babasının destek durumunun araştırılmadığını, müteveffanın çocukları için 18 yaşına kadar hesap yapılması gerekmekte iken 20 ve 25 yaşına kadar yapılmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; her bir davalının kusur oranına göre ayrı ayrı tazminata hükmedilmesi gerektiğini, davacı tarafça ıslahın yedi günlük hak düşürücü süre içerisinde yapılmadığını ve ıslah edilen kısım yönünden ıslah tarihinden faiz işletilmesi gerektiğini, ilk başta davacıların manevi tazminat talepleri her bir davacı yönünden 5.000,00’er TL iken daha sonrasında bunun ıslah edilerek 10.000,00 TL yapılmasının manevi tazminatın bölünemezliği ilkesine aykırı olduğunu, davacı yanca dava dilekçesinde 5.000,00 TL manevi tazminat talep edilirken davanın ilerleyen aşamasında bu miktarın artırılması talebini kabul etmesi ve 10.000,00 TL manevi tazminata hükmetmesinin yasaya aykırı olduğunu, faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, sigorta teminatı her yıl yenilendiğinden güncel sigorta teminatı üzerinden hüküm kurulması gerektiğini belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; bozma ilamı usulden olmasına karşın mahkemece yeniden bilirkişi incelemesi yapılarak hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, ıslah edilen kısım yönünden zamanaşımı süresinin dolduğunu, müvekkili şirketin kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığını, araç sürücüsünün kusur oranına göre hükmedilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, kusura yönelik raporun tek bilirkişiden değil heyetten alınması gerektiğini, davacı yanın cenaze ödeneğini SGK vasıtası ile aldığını, aktüer bilirkişi tarafından hazırlanan raporda kusur oranlarının dikkate alınmadığını, raporun gerekli yetkinliğe sahip bilirkişi tarafından düzenlenmediğini, önceki raporla arada miktar olarak çok fark olduğunu, hesaplamanın fahiş olduğunu belirterek mahkeme kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan diğer davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın karıştığı kaza sonucu davacıların desteğinin vefat etmesi nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu geçici 3 üncü maddesi atfıyla uygulanan 1086 sayılı HUMK un 427 inci ve devamı maddeleri, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 45, 47 nci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla davacılar vekilinin asgari ücretin yenilendiği ve bu durumun gözetilmediğine yönelik temyiz talebinin reddine, davalı ...Ş. vekili, davalı ..., davalı .... vekilinin aşağıdaki bent dışındaki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2. Bozma öncesi düzenlenen 22.06.2015 tarihli aktüer hesap raporunda PMF 1931 Yaşam Tablosuna göre desteğin vefat tarihi olan 09.03.2011 tarihi itibariyle 46 yaşında olduğu, bakiye ömrünün 25 yıl olduğu, 71 yaşına kadar yaşayacağı, aktif hayat süresi 14, pasif hayat süresi 11 yıl olduğu, davacı eş ... kaza tarihi itibariyle 45 yaşında, muhtemel bakiye ömrü 25 yıl, 70 yaşına kadar yaşayacağı, rapor tarihindeki yaşına göre %3 evlenme indiriminin uygulandığı, davacı çocuk ... 11.12.1990 doğumlu, babasının vefat tarihinde 20 yaşında, sosyal ekonomik durum araştırmasına göre üniversitede öğrenci olduğu, buna göre 25 yaşına kadar destek tazminatı hesabı yapılacağı, davacı çocuk ...'nun 03.08.1993 doğumlu, vefat tarihine 18 yaşında; lise öğrencisi, 20 yaşa kadar destek tazminatı hesabı yapılacağı belirtilerek; asgari ücret ve progresif rant formülü esas alınarak desteğin %62,5 kusuruna göre; davacı eş için 49.516,13 TL, ... için 3.670,50 TL, davacı ... için 797,45 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanmıştır. Davacılar vekili 15.03.2016 tarihli duruşmadaki beyanında; rapora karşı itirazlarının olmadığını beyan ederek rapordaki miktarlar üzerinden karar verilmesi talebinde bulunmuş, mahkemece davacı vekiline ıslah için süre verilmeden dava dilekçesinde talep edilen miktarlar dikkate alınarak davacı eş için 20.000,00 TL, ... için 3.670,50 TL, davacı ... için 797,45 TL destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmiştir. Kararın tüm taraflarca temyizi üzerine, karar bilirkişi raporunun davalı .... vekiline tebliğ edilmediği gerekçesiyle bozulmuş, bozma nedenine göre tarafların temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulmakla yapılan yargılamada hesap konusunda yeni raporlar alınmış ve hükme esas alınan 09.05.2022 tarihli hesap raporunda davacı ... için 211.394,31 TL, davacı ... için 3.333,66 TL, davacı ... için 1.337,58 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanmış ve bu miktarlara hükmedilmiştir. Hükme esas alınan 09.05.2022 tarihli raporda; TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre desteğin bakiye ömrünün 29 yıl 4 ay 10 gün olduğu, davacı eş ...'nın bakiye ömrünün 29 yıl 4 ay 10 gün olduğu, rapor tarihi itibariyle davacı eş ...'nın evlenme ihtimalinin bulunmadığı, progresif rant formülü ve rapor tarihindeki güncel asgari ücret dikkate alınarak hesap yapılmış ise de; yukarıda da belirtildiği üzere davacı vekili 15.03.2016 tarihli duruşmadaki beyanında bozma öncesi düzenlen 22.06.2015 tarihli rapora itirazının olmadığını belirtmiş olup; davacı yönünden 22.06.2015 tarihli rapordaki hesaplamada esas alınan PMF 1931 Yaşam Tablosu, progresif rant yöntemi ve davacı eş için yapılan %3 evlenme ihtimali indirimi kesinleşmiştir. Şu halde mahkemece yapılması gereken; davacı yönünden 22.06.2015 tarihli rapordaki hesaplamada esas alınan PMF 1931 Yaşam Tablosu, progresif rant yöntemi ve davacı eş için yapılan %3 evlenme ihtimali indirimi dikkate alınarak, bozma öncesi kararın davacı eş yönünden maddi tazminata yönelik olarak davacılar vekilince temyiz edildiği dikkate alınmak suretiyle davacı ... yönünden PMF 1931 Yaşam Tablosu, progresif rant yöntemi ve davacı eş için yapılan %3 evlenme ihtimali indirimi ve 09.05.2022 tarihli aktüer hesap rapor tarihindeki asgari ücret dikkate alınmak suretiyle hesap yapılması gerekirken TRH 2010 Yaşam Tablosu ve davacı eş yönünden evlenme ihtimali indirimi yapılmadan yapılan hesaba göre karar verilmesi doğru görülmemiştir. 3.Mahkemenin bozma öncesi ilk kararında davacı ... için 797,45 TL, davacı ... için 3.670,50 TL destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmiştir. Davacılar vekilinin ilk karara yönelik temyiz dilekçesinde davacılar ... ve ... yönünden hükmedilen maddi tazminata yönelik temyizi olmamasına karşın, bozma sonrası kurulan hükümde davalılar aleyhine olacak şekilde davacı ... için 1.337,58 TL, davacı ... için 3.333,66 TL destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi davalılar lehine oluşan usuli kazanılmış hakkın ihlali niteliğinde olduğundan kararın bozulmasına karar verilmiştir. 4. Bozma neden ve şekline göre davacılar vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. 5. Mahkeme gerekçeli kararında davacılar lehine 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiği belirtilmesine karşın, kısa kararda manevi tazminata yönelik kurulan hükümde manevi yerine maddi yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata niteliğinde olduğundan bozma konusu yapılmamıştır. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin asgari ücretin yenilendiği ve bu durumun gözetilmediğine yönelik temyiz talebinin reddine, davalı ...Ş. vekili, davalı ..., davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı ...Ş. vekili, davalı ..., davalı .... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 3.Değerlendirme bölümünün (4) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacılara ve davalılar Axa Sigorta A.Ş.ye, ... Gökova ve ....ne iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,23.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.