7. Hukuk Dairesi 2009/2392 E. , 2010/356 K. Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacılar tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü: Kadastro sırasında 120 ada 1 parsel sayılı 248,54 m² yüzölçümündeki taşınmaz Kadastro Kanunu'nun 18.maddesi hükmüne göre davalı hazine adına tespit edilmiştir. Davacılar ...…
**7. Hukuk Dairesi 2009/2392 E. , 2010/356 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davacılar tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü: Kadastro sırasında 120 ada 1 parsel sayılı 248,54 m² yüzölçümündeki taşınmaz Kadastro Kanunu'nun 18.maddesi hükmüne göre davalı hazine adına tespit edilmiştir. Davacılar ... ve ..., miras hakkına, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi davalı hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir. Dava ve temyize konu 120 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerinde tespit gününde davacı ... ve ... yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de mahkemece yapılan araştırma, soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir. Kadastro tespitine bir kayıt ve belge esas alınmamış taraflar yargılamada bir kayıt ve belgeye dayanmadıklarından uyuşmazlığın zilyetlik hükümlerine göre çözümleneceği kuşkusuzdur. Ne var ki zilyetlik yönünden yapılan araştırma ve soruşturma da yetersizdir. Öte yandan iddia ve savunmanın kıymetlendirilmesi yönünden dava ve temyize konu taşınmaz başında yapılan keşifte uzman ziraatçi bilirkişi hazır bulundurulduğu halde taşınmaz uzman ziraatçi bilirkişi ve mahkeme heyetiyle birlikte görülüp gözlenerek, mahkemenin gözlemi keşif tutanağına aynen yansıtılmamış olduğundan hükme dayanak yapılan uzman ziraatçi bilirkişinin raporunu denetleme olanağı bulunamamıştır. Hal böyle olunca sözü edilen raporun yargı denetimine açık olmadığı kuşkusuzdur. Böylesine yetersiz araştırma ve soruşturma ile hüküm kurulamaz. O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için yöreyi iyi bilen, elverdiğince yaşlı, yansız, yerel bilirkişiler ile ve ziraat yüksek mühendisi ve ziraat mühendislerinden oluşan 3 kişilik uzman ziraatçi bilirkişi kurulu ile dinlenmeyen tutanak bilirkişilerinin tümü ve mahkemece resen seçilecek konusunda uzman bir fotoğrafçı hazır olduğu halde taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, dava ve temyize konu taşınmaz mahkeme heyetiyle birlikte gezilip görülmeli ve gözlenmeli, gözlem keşif tutanağına aynen yansıtılmalı özellikle taşınmazın fiziksel yapısı, meyil durumu taşınmazda taş yada toprak unsurundan hangisinin galip olduğu duraksamasız belirlenmeli, dava konusu taşınmazın dıştan komşu taşınmazlarla toprak mukayesesi de yapılmalı, bu olgular da keşif tutanağına aynen yansıtılmalı, mahkeme heyeti ve uzman bilirkişi kurulu hazır olduğu halde taşınmazın fiziksel yapısını göstermeye elverişli gününü, ayını ve yılını gösterecek şekilde fotoğrafı çekilmeli, fotoğraf bizzat keşifte hazır bulunan hakim tarafından da çekildiği gün, ay ve yılı gösterecek biçimde onaylanmalı, tespit tutanağı bilirkişileri de taşınmaz başında ayrı ayrı usulün 259. maddesi hükmü uyarınca dinlenerek varsa açık bir deyişle taşınmazın gözlemi sonucunda saptanan maddi, hukuki ve fiziki olgularla tespitte saptanan hukuki, maddi ve fiziksel olgular arasındaki çelişki duraksamasız giderilmeli, uzman bilirkişi fen elemanından keşfi izlemeye, yerel bilirkişi sözlerini denetlemeye, uzman ziraatçi bilirkişi kurulundan ise mahkeme gözlemini aynen yansıtmaya elverişli, ayrıntılı gerekçeli rapor alınmalı, önceki günlü hükmün dayanağı keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile uzman ziraat bilirkişisinin ibraz ettiği ve uzman bilirkişi kurulunun ibraz edeceği raporlar denetlenmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller bu çerçevede değerlendirilerek 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14, 17 ve 18. maddesi hükümleri eşliğinde sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı ... ve ...’ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan 82,80 TL harcın istek halinde ilgililerine iadesine, 26.01.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.