10. Hukuk Dairesi 2024/7138 E. , 2024/11559 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/744 E., 2024/332 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen Kurum işleminin iptali istemli davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece M…
**10. Hukuk Dairesi 2024/7138 E. , 2024/11559 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/744 E., 2024/332 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen Kurum işleminin iptali istemli davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından tarafından temyiz edilmekle, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile ... arasında 02.06.2009 tarihinde İş Yeri Hekimi Hizmet Alım Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereğince ...'nın işyeri hekimi olarak çalıştığını, ...'nın hizmetlerinin Sosyal Güvenlik Destek Primine tabi olarak bildirildiğini, 02.06.2009-27.01.2016 tarihleri arasındaki çalışmasının tüm sigorta kollarına tabi olacak şekilde değiştirilmesi nedeniyle prim farklarının oluştuğunu, bu nedenle davalı Kurum tarafından müvekkili 48.554,10 prim borcu çıkartıldığını, müvekkili tarafından söz konusu borcun ödendiğini ancak Kurum tarafından yapılan işlemin hukuka aykırı olduğunu, müvekkili Kurumun Kamu İktisadi Teşebbüsü olduğunu, ...'nın emekli çalışan olduğunu, müvekkili idarede 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memur ya da sözleşmesi personel ya da işçi olarak çalıştırılmadığını, hizmet alımı niteliğinde bir çalışmasının olduğunu, davalı Kurum tarafından yapılan işlemin hukuka aykırı olduğunu beyan etmiş, davalı Kurum tarafından ...'nın hizmetine istinaden çıkartılan prim borcuna müvekkili tarafından yapılan itirazın reddine yönelik Kurum işleminin iptalini, müvekkilinin davalı idareye borçlu olmadığının tespitini, müvekkili tarafından davalı idareye ödenen 51.311,92 TL'lik prim borcunun faizi ile müvekkiline iadesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 5335 sayılı Kanun'un 30. maddesi 2. fıkrasına göre herhangi bir sosyal güvenlik Kurumundan emeklilik veya yaşlılık aylığı alan kişilerin, bu aylıkları kesilmeksizin kamu iktisadi teşebbüslerinde çalıştırılamayacağı ve göre yapamayacaklarının ifade edildiğini, müvekkili Kurum tarafından yapılan tespit üzerine ...'nın hizmetlerinin davacı Kurum tarafından Sosyal Güvenlik Destek Primine tabi olarak bildirildiğini, ...'nın 02.06.2009-27.01.2016 tarihleri arasındaki çalışmasının tüm sigorta kollarına tabi olarak değiştirildiğini ve bu değişiklik nedeniyle ortaya çıkan prim farkından davacıya yasa ve mevzuata uygun bir şekilde borç çıkartıldığını, ...'nın müvekkili Kurum aleyhine açtığı 2017/390 Esas sayılı dosyada Kurum işleminin iptali davasında 5335 sayılı Kanun'a göre kendisine yapılan yersiz ödemelerden sorumlu olduğunun tespiti yönünde karar verildiğini, bunun da davacının davasında haksız olduğunun göstergesi olduğunu beyan etmiş, davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Özetle; “Davanın kabulüne” dair karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesi kararında özetle; taraf vekillerinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. 2. "...Eldeki dava dosyası incelendiğinde, dava dışı ...'ya, 30.09.2001 tarihli tahsis talebine istinaden 01.10.2001 tarihinde 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı bağlandığı, yaşlılık aylığı alan dava dışı ... adına 02.06.2009 – 27.01.2016 tarihleri arasında Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğüne ait 1055334 sicil numaralı işyerinden, 2 koduyla sosyal güvenlik destek primine tabi olarak çalışmaların Kuruma bildirildiği, fark prim borcu nedeniyle davacı adına borç bildirim belgesi düzenlendiği, tüm dosya kapsamından sabittir. Uyuşmazlığın yasal dayanağı; 5277 sayılı 2005 Mali Yılı Bütçe Kanunu'nun 25. maddesinin (f) fıkrasının ikinci ve üçüncü paragrafları ile 5335 sayılı Kanun'un 30/2. maddesi olup “...Her hangi bir sosyal güvenlik Kurumundan emeklilik veya yaşlılık aylığı alanlar bu aylıkları kesilmeksizin; genel bütçeye dahil daireler, katma bütçeli idareler, döner sermayeler, fonlar, belediyeler, il özel idareleri, belediyeler ve il özel idareleri tarafından kurulan birlik ve işletmeler, sosyal güvenlik Kurumları, bütçeden yardım alan kuruluşlar ile özel kanunla kurulmuş diğer kamu kurum, kurul, üst kurul ve kuruluşları, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bunların bağlı ortaklıkları ile müessese ve işletmelerinde ve sermayesinin %50’sinden fazlası kamuya ait olan diğer ortaklıklarda her hangi bir kadro, pozisyon veya görevde çalıştırılamaz ve görev yapamazlar. Diğer kanunların emeklilik veya yaşlılık aylığı almakta iken emeklilik veya yaşlılık aylıkları ve/veya diğer tazminatları kesilmeksizin atanmaya, çalıştırılmaya veya görevlendirilmeye izin veren hükümleri ile, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun ek 11. maddesine göre alınmış Bakanlar Kurulu kararları 2005 yılında uygulanmaz” düzenlemesini içermektedir. Somut davaya ilişkin borcun kaynağı eksik ödenen primlerin tahsilinden kaynaklanmakla, 5510 sayılı Kanun'un 96/b maddesi esas alınarak hüküm kurulması isabetsizdir. 5510 sayılı Kanun'un 89. maddesine göre tahsili gereken prim borcu hesaplanıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir." gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla özetle; “Davacının davasının reddine” dair karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 21.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.