12. Hukuk Dairesi 2013/18900 E. , 2013/28360 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul 9. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 30/04/2013 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Borçlu hakkında…
**12. Hukuk Dairesi 2013/18900 E. , 2013/28360 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul 9. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 30/04/2013 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Borçlu hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takip üzerine borçlu tarafından yasal sürede icra mahkemesine başvurulduğu ve dayanak çekin keşide yerinin Adana olduğu, ikametgahının ise Silifke olduğu belirtilerek takibin bunlardan birinde başlatılması gerektiği belirtilerek yetki itirazında bulunulduğu, bununla birlikte borca da itiraz edildiği, mahkemece borçlunun ikametgahının Silifke olduğu gerekçesiyle yetki itirazının kabul edilerek İstanbul İcra Dairelerinin yetkisizliğine karar verildiği görülmektedir. İİK'nun 50/ı. maddesi göndermesiyle icra takiplerinde de uygulanması gereken HMK.nun 19/2. maddesi uyarınca birden fazla yetkili icra dairesi varsa, borçlu yetki itirazında seçtiği icra dairesini bildirmelidir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz. HGK.nun 22.09.1976 gün ve 10/1957-2554 sayılı ve 25.12.1987 tarih ve 1987/506-1103 sayılı kararlarında da benimsendiği gibi, anılan hükümde yetki itirazında bulunana birden fazla yetkili mahkemeyi (icra dairesini) gösterme olanağı yasaklanmamıştır. Yetkili olmaları koşulu ile birden çok yetkili mahkeme (icra dairesi) belirtilmiş olsa dahi, yetkili yeri bildirme yükümlülüğü yerine getirilmiş olur. Ancak, borçlu bu yerlerden birini tercih etmelidir. Somut olayda, icra takibinin İstanbul İcra Müdürlüğü'nde başlatıldığı, yasal sürede borçlunun icra mahkemesine başvurarak takipte Silifke ve Adana İcra Daireleri'nin yetkili olduğunu bildirdiği, bunun yanısıra ayrıca borca da itiraz ettiği görülmektedir. Borçlu yetki itirazında takipte yetkili icra dairelerini göstermiş ise de bunlardan seçtiği icra dairesini bildirmediğinden ortada geçerli bir yetki itirazının varlığından söz edilemez. O halde mahkemece, yetki itirazının reddiyle borçlunun diğer itirazlarının incelenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12/09/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.