3. Hukuk Dairesi 2024/4124 E. , 2025/2869 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1880 E., 2024/1865 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Tekirdağ 3. Asliye Hukuk (Tüketici) Mahkemesi SAYISI : 2022/276 E., 2024/98 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi taraf
**3. Hukuk Dairesi 2024/4124 E. , 2025/2869 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1880 E., 2024/1865 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Tekirdağ 3. Asliye Hukuk (Tüketici) Mahkemesi SAYISI : 2022/276 E., 2024/98 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vasisi; vasisi olduğu eşinin, Tekirdağ 1. Ağır Ceza Mahkemesine 2016/53 E., 2017/36 K. sayılı dosyasında sanık olarak yargılanmakta iken müdafiliğini üstlenen davalı ...'in, dosyasını temyiz etmeyerek cezasının kesinleşmesine neden olduğunu, işbu dosyadan 15 yıl 7 ay 15 gün ceza aldığını, cezaevine girmek zorunda kaldığını, tahliye olduğunda beraat edeceğine duyduğu umut ve önünde en azından temyiz süreci olduğundan senetle borçlanarak araba aldığını, Finans Bankasından 3.500,00 TL kredi kullanarak bir ürün aldığını, en önemlisi ise dosyasının temyiz incelemesi sonucu lehine bozulacağından umutlu olduğunu, ancak kendisine düşen mesleki yükümlülüklerine aykırı davranarak kendisini maddi ve manevi zarara uğrattığını ileri sürerek, 500.000,00 TL manevi ve 10.000,00 TL maddi zararının tazminini ve ayrıca maddi gücü bulunmaması ile davacı eşinin de cezaevinde olması sebebiyle Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünden yardım aldığı gerekçesiyle adli yardım talebinde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı tarafa dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ olunduğu, süresi içinde cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı vasisi tarafından vekalet sözleşmesine dayalı olarak maddi ve manevi tazminat talebinde bulunulduğu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 462/8. maddesi uyarınca eldeki dava için vesayet makamından “husumete izin” kararı alınması ve anılan usuli işlemin tamamlaması için davacı vasisine süre verildiği ancak eksikliğin giderilmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı asil tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 4721 sayılı Kanun'un "a. Vasinin rızası" başlıklı 451. maddesinde "Ayırt etme gücüne sahip olan vesayet altındaki kişi, vasinin açık veya örtülü izni veya sonraki onamasıyla yükümlülük altına girebilir veya bir haktan vazgeçebilir. Yapılan işlem diğer tarafın belirlediği veya başvurusu üzerine hâkimin belirleyeceği uygun bir süre içinde onanmazsa, diğer taraf bununla bağlı olmaktan kurtulur" şeklinde düzenlenmiş ise de somut olayda davacının ayırt etme gücüne sahip vesayet altındaki kişi olup davacı tarafından yapılan istinaf istemine vasi tarafından onay (icazet) verilmesi yeterli bulunmayıp, kararın tebliğinden itibaren süresi içerisinde bizzat vasi tarafından istinaf edilmesi gerektiği, ancak, gerekçeli kararın davacının vasisine usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen, vasi tarafından süresi içerisinde verilmiş bir istinaf dilekçesi bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf kanun yolu başvurusunun istinaf dilekçesinin usulden reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz yoluna başvurmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; davacının dava esasına yönelik olarak hiçbir iddiasının gerçeklik taşımadığı, davacının usuli dava şartlarını yerine getirmediği gibi esasa ilişkin taleplerinin de hukuki karşılığının bulunmadığını, davanın esastan da reddedilmesi gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vekalet sözleşmesinden kaynaklanan vekil aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve davacı vasisinin onayının dosyadaki usuli eksiklik olması ve bu eksiklik mevcutken davanın esasına ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılamayacağının anlaşılmasına göre temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının mahallinde temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.