Başvuru, istenen defter ve belgelerin ibraz edilmemesi dolayısıyla yapılan vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatı ile özel usulsüzlük cezasının iptali istemiyle açılan davanın reddedilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, istenen defter ve belgelerin ibraz edilmemesi dolayısıyla yapılan vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatı ile özel usulsüzlük cezasının iptali istemiyle açılan davanın reddedilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurular 22/6/2015 tarihinde yapılmıştır. Başvurular, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvuruların kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. 2015/10591 numaralı bireysel başvuru ile aynı tarihte yapılan 2015/10592 numaralı bireysel başvuruların konu yönünden hukuki irtibatlarının bulunması nedeniyle 2015/10591 numaralı bireysel başvuru dosyası ile birleştirilmesine, incelemenin bu dosya üzerinden yürütülmesine ve diğer başvuru dosyalarının kapatılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvuruların kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, karayolu ile şehir içi yük taşımacılığı faaliyeti ile iştigal etmektedir. İstanbul Vergi Denetim Kurulu Başkanlığının 6/10/2017 tarihli yazısıyla, vergi denetmeni tarafından tanzim edilen 16/6/2007 vergi tekniği raporu ile yetki belgesiz muhasebecilik yaptığı firma adına (ilgili firma ve şahısların haberi ve/veya izni olmaksızın) komisyon karşılığı fatura düzenlediği tespit edilen İ.T.nin başvurucu adına düzenlemiş olduğu sahte faturalar nedeniyle başvurucunun 2003 ve 2004 yılı hesap ve işlemlerinin incelenmesi kararlaştırılmıştır. Bu amaçla 12/8/2008 tarihli yazı ile başvurucudan ilgili dönem defter ve belgelerinin vergi inceleme elemanına ibrazı istenmiştir. Bunun üzerine başvurucu 21/6/2008 tarihinde vergi denetmenliğine gelerek bir kısım fatura ve irsaliyenin 28/6/2005 tarihinde işyeri merkezinden çalındığını, ayrıca 2003 ve 2004 takvim yıllarına ait defter ve belgelerin 4/7/2008 tarihinde 34 RSC 24 plakalı 1984 model kamyonunun içinde olması nedeniyle kamyonuyla birlikte çalındığını, bu nedenle de söz konusu defter ve belgeleri ibraz etmesinin mümkün olmadığını belirtmiştir. Başvurucu, beyanını destekler mahiyette olduğunu iddia ettiği polis ifade ve kayıp eşya tutanaklarını da İdareye teslim etmiştir. Buna mukabil başvurucu, vergi inceleme elemanına defter ve belgelerinin zayiine ilişkin olarak mücbir sebep sayılabilecek bir yargı kararı ibraz etmemiştir. Vergi inceleme elemanı defter ve belgelerin zayiine ilişkin yargı kararı bulunmaması sebebiyle mücbir sebebin mevcudiyetini kabul etmemiştir. Bunun üzerine vergi inceleme elemanı tarafından başvurucunun 2003 ve 2004 yılı hesap ve işlemleri incelenmiş ve başvurucu hakkında 11/9/2008 tarihli vergi inceleme raporları tanzim edilmiştir. Vergi inceleme raporlarında; defter ve belgelerin kaybolduğuna ilişkin hukuken geçerli belgenin sunulamadığı ifade edilmiş, başvurucunun 2003/1-12 ve 2004/1-12 dönemleri katma değer vergisi matrahlarının gerçek durumu yansıtmadığı gerekçesiyle cezalı tarhiyat yapılması ve özel usulsüzlük cezası kesilmesi önerilmiştir. Vergi inceleme raporlarındaki görüş doğrultusunda 25/10/1984 tarihli ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun ve maddeleri uyarınca kanunda belirlenen koşulların oluşmadığı gerekçesiyle başvurucunun katma değer vergisi indirimleri reddolunmuş; 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca başvurucu adına 2003/1-12 ve 2004/1-12 dönemleri için resen tarhiyat yapılmıştır. İlgili dönem katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle ortaya çıkan matrah farkı üzerinden dönemler itibarıyla resen salınan vergi, üç kat oranında kesilen vergi ziyaı cezası ile özel usulsüzlük cezasına ilişkin vergi ve ceza ihbarnameleri başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu tarh olunan vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinin ve kesilen özel usulsüzlük cezasının iptali talebiyle İstanbul Vergi Mahkemesinde (Mahkeme) davalar açmıştır. Başvurucu dava dilekçelerinde; ikametgâh adresinde yapılan hırsızlık olayında ve aracının çalınması nedeniyle defter ve belgelerinin kaybolduğu, mücbir sebeplerden dolayı defter ve belgelerinin incelenmesi için ibraz edilmediği, inceleme elemanına polisteki hırsızlık tutanaklarının ibraz edildiği ve incelemenin ve tarhiyatlarının yasal dayanağının bulunmadığı ifadelerine yer vermiştir. Mahkeme 22/12/2009 tarihli kararlarıyla davaları reddetmiştir. Kararların gerekçelerinde, somut olayda başvurucu tarafından ileri sürülen hırsızlık olaylarına ilişkin olarak süresi içinde zayi belgesi almak amacıyla başvuruda bulunulmadığı ifade edilmiştir. Yasal defter ve belgelerinin daha güvenli olması nedeniyle kamyon içinde özel bölümde saklandığı ve kamyonun çalınması nedeniyle yitirildiği, 2003 ve 2004 takvim yıllarında mal ve hizmet alımında bunulan gerçek ve tüzel kişileri hatırlamadığı iddialarının hayatın olağan akışına aykırı olup basiretli bir tacirden beklenmeyecek davranış biçimi olduğu ve hukuken kabul edilebilir, makul ve inandırıcı iktisadi, ticari ve teknik icaplara da uygun bulunmadığı belirtilmiştir. Mahkemeye göre başvurucu, dönem beyannamelerinde indirim konusu yaptığı katma değer vergisinin fatura ve benzeri vesikalarda gösterildiğini ve bu belgelerin usulüne uygun olarak tutulmuş kanuni defterlere kaydedildiğini ispatlayamamıştır. Anılan kararlar İdare tarafından yürütmeyi durdurma talepli olarak temyiz edilmiştir. Danıştay Dokuzuncu Dairesi (Daire) 3/3/2010 tarihinde yürütmenin durdurulmasına karar vermiştir. Diğer yandan temyiz edilen kararlar, Danıştay dairelerince 9/5/2012 tarihinde bozulmuştur. Bozma kararlarında; katma değer vergisinin indirim konusu yapılabilmesi için fatura veya benzeri belgeler üzerinde ayrıca gösterilmesinin ve söz konusu belgelerin kanuni defterlere kaydedilmiş olmasının gerektiği belirtilmiştir. Kararda 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda resen araştırma ilkesinin benimsendiği ve aynı Kanun'un maddesinin atıfta bulunduğu 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun maddesinde hâkimin özel bilgi ve uzmanlık isteyen bir konuda bilirkişi incelemesi yaptırmaya yetkili olduğunun kurala bağlandığı, defter ve belgelerin incelemeye ibraz edilmemesi nedeniyle resen takdire gidilmesinin yerinde olduğu gerçeğine işaret edilmiştir. Bununla birlikte Daireye göre mezkûr ilke karşısında vergi mahkemesince başvurucudan ibraz edeceğini belirttiği defter ve belgelerin istenmesi, ibraz edilecek olan defter ve belgelerden vergi idaresinin de haberdar edilmesi suretiyle söz konusu belgelerin gerçekten emtia alımına ait faturalara ilişkin olup olmadığının araştırılması ve gerçek alış faturaları esas alınarak ödenecek verginin tespiti için bu defter ve belgeler üzerinde gerek görüldüğü takdirde bilirkişi incelemesi yapılarak sonuca ulaşılması gerekmektedir. Bozma kararları sonrası yapılan yargılamalar neticesinde Mahkeme 9/10/2012 ve 18/10/2012 tarihlerinde önceki hükümlerde ısrar edilmesine karar vermiştir. Anılan ısrar kararlarının temyiz ve karar düzeltme incelemeleri Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulunca (VDDK) yapılmıştır. VDDK'nın onama ve karar düzeltme ret kararları üzerine mahkeme kararları kesinleşmiştir. Nihai kararlar 27/5/2015 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiş, başvurucu 22/6/2015 tarihinde bireysel başvurularda bulunmuştur. İlgili hukuk için bkz. Teslime Aydoğan, B. No: 2015/4255, 9/6/2020, §§ 16-