T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1451 Esas KARAR NO: 2026/525 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2021/345 Esas- 2023/459 Karar TARİH: 07/06/2023 DAVA: Alacak KARAR TARİHİ: 12/03/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası in…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1451 Esas KARAR NO: 2026/525 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2021/345 Esas- 2023/459 Karar TARİH: 07/06/2023 DAVA: Alacak KARAR TARİHİ: 12/03/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin 13/11/2017 tarihinde düzenlemiş olduğu dekontta 155.000,00 TL tutarındaki meblağın davacı şirket hesabına virmanlanması gerekirken virmanlanmadığını, ...Noterliğinin 11/02/2020 tarihli ...yevmiye nolu ihtarnamesinin 1 nolu bendinde davalı şirketten davacının alacağı olan 155.000,00 TL'nin ödenmesinin talep edildiğini, söz konusu ihtarnameye uzun bir süre olumlu ya da olumsuz cevabın gelmediğini, bunun üzerine arabuluculuğa başvurulduğu ve anlaşılamadığını, bu sebeple davalının 13/11/2017 tarihli ve ... sayılı dekont başlıklı yazısı ile davacı firmaya virmanladığını belirtip halen daha davacıya virmanlanmayan 155.00,00 TL'nin davacıya ödenmesi gerektiği öne sürülerek davanın kabulüne, alacağın 13/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, davalı ile arasında 13/11/2017 tarihli dekont işlemi yapıldığını ve konu alacağın hesaplarına virmanlanmadığını, bu sebeple davalıdan alacağı olduğunu iddia ettiğini, ancak davalı şirketin 13/11/2017 tarihinde geçerli olan imza sirkülerinden görüleceği üzere konu işlemin münferiden yapmaya Genel Müdür .....'ün yetkisinin bulunmadığını, davacı tarafından hak iddia edilen ....sayılı yazıda .... A.Ş. borçlandırıldığını, davacının alacaklı hale getirildiğini konu işlemin, TBK hükümlerine göre Borcun Üstlenilmesi Sözleşmesi olduğunu mutabakat sağlanmasına ve üçlü ilişkide tüm taraflarca bu devre rıza gösterilmesine bağlı olduğunu bahse konu dekonta .... A.Ş. tarafından mutabakat verilmediğini konu kayıtların yapılmadığı ve taraflar arasında virman işlemlerinin gerçekleştirilmediğini davacının, cari hesap ekstresinde görüleceği üzere davalıya 22.893,03 TL borçlu olduğu; ayrıca kredili satımlar sebebiyle davacının davalıya/bankalara karşı taahhütleri çerçevesinde buy-back (kredili satım kaynaklı geri alım) risklerinin bulunduğunu, davalı ticari defter ve kayıtlarının münhasır delil niteliğine ilişkin olarak taraflar arasındaki Bayilik Sözleşmesi'nin 32. maddesine göre delil sözleşmesinin mevcut olduğunu, davacının .... Noterliğinden .../02/2020 tarih, .. yevmiye nosu ile gönderdiği ihtarnamenin davalının UETS adresine tebliğ olunduğunu, bu adrese geç erişim sağlanması neticesinde ihtarnameye ve dava konusu taleplere ...... Noterliğinin .../09/2020 tarih, .... yevmiye nolu ihtarnamesi ile cevap verildiğini, işbu ihtarnamede, davacının kuruluşu öncesinde yapılan bir ödemeden hak sadredemeyeceği, ödeme karşılığında dekontta belirtilen motor- şase nolu traktörlerin .... A.Ş.'ne teslim edildiği, .... A.Ş. traktörler ve alacağın virmanına mutabakat vermediği için işlemin tamamlanmadığını, davacının hak iddia ettiği ödemenin, davacı kurulmadan önce ve traktör motor-şase noları belirtilerek mal karşılığı yapıldığını, malların dava dışı .... A.Ş.'ne teslim edildiğini, virman işleminin tamamlanabilmesi için tüm mutabakatların ve borcun nakli işlemlerinin yapılmasının gerektiğini, bu işlemlerin .... A.Ş. tarafından yapılmadığı ve işlemin tamamlanmadığı: söz konusu alacak iddiasının zamanaşımına uğradığı öne sürülerek davanın reddine karar verilmeni talep etmiştir İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 07/06/2023 tarih ve 2021/345 Esas- 2023/459 Karar sayılı kararında; "....Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının 13/11/2017 tarihli dekonttaki tutarın kendi hesabına virmanlanması gerekirken virmanlanmadığını belirterek, dekontta belirtilen tutarın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ettiği, davalının ise davaya konu işlemi yapmaya dekontta imzası bulunan genel müdürün yetkili olmadığını, dava dışı ...'ın mutabakat vermediğini ve işlemin tamamlanmadığını savunduğu, dekontta belirtilen mutabakatın sağlanıp sağlanmadığının tespiti için mahkememizce ..... müzekkere yazıldığı, gelen müzekkere cevabında mutabakatın belgenin altının imzalanarak sağlandığının belirtildiği, ... yetkilisinin müzekkereye yeteri kadar cevap veremediğini belirterek 21/12/2022 tarihli duruşmaya geldiği ve davaya konu işlemle ilgili beyanda bulunduğu, ... yetkilisinin, davalının ...... teslim etmesi gereken 2 traktörü teslim etmeyince bu traktörlerin bedeli olan 155.000 TL'nin davacının davalıdan olan alacaklarından mahsup edilmesi için davaya konu dekontun imzalandığını beyan ettiği, dosyada bulunan dekontların incelenmesi ile 05/07/2017 tarihinde ... tarafından davalıya 155.000 TL'nin gönderildiğinin anlaşıldığı, davaya konu 13/11/2017 tarihli belgede ise 155.000TL'nin davacının hesabına alacak kaydı yapıldığının belirtildiği ve bu işleme davacı, davalı ve ...'ın bu belgeyi imzalamak suretiyle muvafakat verdiği, davalı tarafça her ne kadar genel müdür...'ün davaya konu belgeyi imzalamaya yetkili olmadığı belirtilse de davacı ve davalı arasındaki bayilik sözleşmesinin de davalının genel müdürü... tarafından imzalandığı, bu sözleşmeye göre davacının, davalının bayisi olduğu ve taraflar arasında ticari ilişkinin devam ettiği, davalının 13/11/2017 tarihli belgedeki imzanın yetkisiz kişi tarafından atılmış olduğuna ilişkin savunmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu, bu nedenle davalının yetkisiz temsil savunmasının mahkememizce dikkate alınmadığı, belgeye göre 155.000 TL'nin davacıya alacak kaydedilmesi sonrası, davalının 22.893,03 TL alacağının da mahsubu ile davacının davalıdan isteyebileceği tutarın 132.106,97 TL olduğu kanaati ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..."gerekçesi ile, ''1-Davanın kısmen kabulü ile 132.106,97 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine...'' karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı tarafça hak iddia edilen ...... sayılı yazıda .... A.Ş borçlandırılmakta olduğunu, davacı ise alacaklı hale geldiğini, konu işlem TBK hükümleri gereğince Borcun Üstlenilmesi Sözleşmesi olup, mutabakat sağlanması ve üçlü ilişkide tüm taraflarca bu devre rıza gösterilmesine bağlı olduğunu, fakat bahse konu dekonta .... A.Ş tarafından mutabakat verilmediğini ve konu kayıtları yapılmadığını, , ... sayılı yazıda açıkça " .... A.Ş' ye hitaben gerekli kayıtların yapılarak tarafımıza mutabakat verilmesini rica ederiz" denilse de bu mutabakatın verilmediğini, davacının davalı şirketten alacağının olmadığının tarafların ticari defter ve kayıtları ile sabit olduğunu, davacının hak iddia ettiği ödeme, davacı şirket kurulmadan önce ve traktör motor-şase no'ları belirtilerek mal karşılığı yapılmış olup mallar da dava dışı .... A.Ş'ne teslim edildiğini, virman işleminin tamamlanabilmesi için tüm mutabakatların ve borcun nakli işlemlerinin yapılmasının gerektiğini, dosyada alınan 02.06.2022 tarihli bilirkişi kök raporunun, 6. maddesinde " mutabakat formu bakımından yapılan incelemede , söz konusu evrak üzerinde dava dışı ... A.Ş. 'nin imzasının bulunmadığı, silik bir kaşenin varlığından bahsedildiği ancak bunun da okunaklı olmaması sebebiyle kime ait olduğunun tespit edilemediği" açıkça tespit edildiğini, davacının davasına dayanak olarak gösterdiği mutabakat formu incelendiğinde imzanın bulunmadığının tespit edildiğini, hukuka uygun olarak sunulmayan delillerin kabulü mümkün olmadığını, davacının ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulmadığını ve kendi aleyhine delil niteliğinde olduğunu, alacağını kendi ticari defter ve kayıtları ile ispat edemediğini, dava dışı ... A.Ş. yetkilisinin Mahkeme ara kararı bulunmamasına rağmen davacı tarafından duruşmada hazır edilmesi üzerine dinlendiğini, Mahkeme'nin bu yönde bir talimatı ve ara kararı olmamasına rağmen dava dışı şirket yetkilisinin dinlenmesinin ve bayanlarına itibar edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, aslı sunulmayan belge üzerinden yapılan incelemenin hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, ayrıca davalı şirketin 13.11.2017 tarihinde geçerli olan imza sirkülerinde görüleceği üzere konu işlemi münferiden yapmaya...'ün yetkisi bulunmadığını, ancak müşterek yetki ile yapılacak işlem sonuç doğurduğunu, basiretli davranma yükümlülüğü altında olan davacı tacirin bunun hakkın kötüye kullanılması kapsamında kaldığını iddia etmesi de hukuken mümkün olmadığını, bu yönüyle de (yetki sakatlığı) karara esas alınan üçlü dekont evrakının yok hükmünde olduğunu, bu kapsamda, yukarıda ayrıntılı izah etmiş oldukları üzere, HMK m. 222 hükümleri gözetilerek, müvekkil ticari defter ve kayıtları esas alınarak, davacının iddiasını ıspat edemediği ve usulünce tutmadığı ticari defter ve kayıtlarında dahi virman ya da alacağının bulunmadığı dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesini hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; davalı tarafından dava dışı .........A.Ş.'ye hitaben düzenlenen davacının alacaklandırıldığı 13/11/2017 tarihli dekont başlıklı belgeye dayalı alacağın tahsili talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Somut uyuşmazlığa konu 13/11/2017 tarihli "Dekont" başlıklı belgenin dava dışı .........A.Ş.'ye hitaben yazıldığı, söz konusu belgenin "05/07/2017 tarihinde ...... hesabımıza yatırdığınız 155.000 TL hesabınıza borç kaydı yapılarak ........A.Ş. hesabına alacak kaydı yapılarak virmanlanmıştır. Gerekli kayıtların yapılarak tarafımıza mutabakat bildirilmesini rica ederiz." içerdiği, belge içeriğine göre bizzat davalı tarafından davacının 155.000 TL bedel alacaklandırıldığı, buna ilişkin virman işleminin yapıldığı belirtilmiştir. Dava konusu belgenin taraflar ve dava dışı borçladırılan şirket tarafından imzalandığı, dava dilekçesi ekinde sunulan "Dekont" başlıklı belgede dava dışı şirketin kaşe ve imzası silik çıkmış ise de, kaşe ve imzanın bulunduğu, davacı vekili tarafından daha sonra sunulan dekont aslında kaşe ve imzanın daha belirgin bir şekilde görüldüğü, dosyada fotokopisi bulunan belgenin yargılama sırasında aslının sunulmasının iddianın genişletilmesi niteliğinde olmadığı, tarafların ve dava dışı şirketin söz konusu dekontu imzalamakla dava dışı şirketin virman işleminde mutabık olduğunun anlaşıldığı ve dosyaya sunulan beyan dilekçesinde de tarafların ve kendisinin belgeyi imzalamakla mutabakatını bildirdiğini belirttiği, davalı tarafından Dekont başlıklı belgenin yetkisiz temsilci tarafından imzalandığı ileri sürülmüş ise de, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin de aynı kişi tarafından münferiden imzalandığı ve fiilen uygulandığı gözetildiğinde davacıyı alacaklandırılan belgenin yetkisiz temsilci tarafından imzalandığı ve şirketi bağlamadığı savunmasının TMK'nın 2 maddesi uyarınca dürüstlük kuralına aykırı olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Davalının taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı olarak dava dışı şirkete ilişkin hesap ekstresinde 155.000 TL bedeli dava dışı şirketin borcundan mahsup ettiği ve davacı alacaklıya virmanlamadığı anlaşılmakla Mahkemece davacı alacağının hüküm altına alınmasının isabetli olduğu, davalının ticari defterlerinde virman işlemini yapmamasının davacının alacaklı olmadığını göstermediği gibi zaten uyuşmazlığın da bu husustan kaynaklandığı, davacının alacağın dayanağı olarak 13/11/2017 tarihli "Dekont" başlıklı belgeye dayandığı, kendi ticari defter ve kayıtlarına dayanmadığı, bu sebeple bu belgenin ticari defterlerinde kayıtlı olmamasının sonuca etkisinin bulunmadığı, davacı tarafından söz konusu bedele karşılık gelen traktörlerin dava dışı şirkete teslim edildiği ileri sürülmüş ise de, bu iddiasına ilişkin sadece fatura sunduğu, teslime ilişkin belge sunmadığı, teslim edilmiş olması halinde hangi sebeple uyuşmazlık konusu virman işlemini yapma taahhüdü altına girdiğini açıklamadığı gözetilerek Mahkemece bu savunmalara itibar edilmemesinin yerinde olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Mahkemece ara karar oluşturulmaksızın ve karşı tarafa bildirilmeksizin dava dışı şirket yetkilisinin dinlenmesi usul ve yasaya uygun olmamış ise de, yukarıda belirtilen deliller ve açıklamalar karşısında bu husus sonuca etkili olmadığından kaldırma sebebi yapılmamıştır. Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 9.024,22 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 2.257,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.767,22 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 12/03/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.