Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilleri ile davalı arasında Kadıköy ... Noterliği'nin 25.04.2007 tarih ve ... yevmiye nolu Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi akdedildiğini, davalının 25.09.2006 tarihinde noterde özel vekaletname verdiğini, davalının 21.05.2009 tarihli noter ihtarnamesi ile sözleşmeden 2 yılı aşkın bir sîire geçtiği halde hiçbir proje alınmadığı, yasal ve hukuki hiçbir faaliyet ve işlem yapılmadığı, sözleşmenin kağıt üzerinde kaldığı, taşınmaz
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ---- tarih 9080 sayılı ---- ilan edildiği üzere----tarihinde ticaret sicile tescil edilmiş olup şirketin kurucusu ve tek yetkilisi ---- olduğunu, davaya konu, ---tarih ve --- vade tarihli ---bedelli bono,--- tarih ve --- vade tarihli --- bedelli bono, --- tarih ve ---vade tarihli ----bedelli bonolarda borçlu olarak imzası bulunan diğer takip borçlusu --- eşi olduğunu, takibe konu yapılan bonoların, müvekkili şirketin ticari işletmesi yahut ticari işletme konusu ile ilgili olmamakla birlikte, müvekkili şirket ile davalı--- arasında başkaca hiçbir hukuki ve ticari ilişki de mevcut bulunmadığını, bununla birlikte davalı taraf ile diğer takip borçlusu --- arasında bir borç ilişkisi bulunmakta olup, söz konusu borcun ne şekilde ödeneceğine ilişkin---- tarihinde taraflar kendi aralarında bir borç tasfiye protokolü hazırlamış ve işbu protokol ile; söz konusu borcun --- olan borcunun tasfiyesi amacıyla hazırlandığı belirtilerek, borç taksitlerinin senet olarak ödeneceği, senet ödemelerinin hangi tarihlerde yapılacağının yer aldığı ifade edildiğini, protokol ekinde yer alan tablo incelendiğinde görüleceği üzere icra takibine konu edilen bonolar, söz konusu ekli tabloda yer alan ve ---- olan borcu nedeniyle keşide edilen bonolar olduğunu, bu anlamda işbu bonoların müvekkili şirketin davacı tarafa olan herhangi bir borcu yahut bir ticari ilişki nedeniyle verilmediğinin açık olduğunu, anılan bonolarda müvekkili şirket kaşesi altında imzası bulunan kişi --- olmakla birlikte ---borçlu ---- eşi olduğunu, söz konusu dönemde, borç tasfiye protokolünün bir an önce hazırlanmasını isteyen--- baskıları ve alacağını güvence altına alma bahanesiyle esasen kötüniyetli olarak müvekkili şirketin de kefil olarak sorumlu tutulmasını isteyen davalı ---baskıları neticesinde müvekkil şirketin hiçbir ticari ve hukuki ilişkisi bulunmamasına rağmen ---- eşinin borcu nedeniyle şirketin tek yetkilisi olmasının da verdiği avantajı kötüniyetli bir şekilde kullanarak işbu bonolara --- altında imza attığını, takibe konu bonolar, işbu protokol kapsamında tanzim edilen bonolar ile aynı olduğunu, ----tarihli ekli borç tasfiye protokolü davalı --- ortada müvekkili şirket işletmesi ile ilgili bir borç ilişkisinin bulunmadığını bildiğini kesin bir şekilde ortaya koyduğunu, protokolün ikinci maddesinde ise müvekkili şirket ----borca kefil olacağı hususu düzenlendiğini, işbu borç tasfiye protokolünün açık hükümleri, yaratılmak istenen hukukî işlemin, müvekkili şirket faaliyeti kapsamında yer almadığının davalı --- tarafından müspet olarak bilindiğini açıkça ortaya koyduğunu, nitekim kefalet ilişkisinin bir ticari işletmenin işletme konusu ile ilgili olması ancak o şirket menfaatine gerçekleşen bir kefaletin varlığı halinde söz konusu olabileceğini, bir şirketin hakim hissedarının ya da onun bir yakınının aldığı bir kredinin teminatını oluşturmak üzere yapılan kefalet işleminde --- kişinin bu işlemin şirketin işletme konusu kapsamına girmediğini bildiği zira böyle bir işlemin her şirket açısından işletme konusun dışında kaldığı kabul edildiğini, --- tarih-----sayılı --- ilan edildiği üzere müvekkili şirketin ortaklık yapısı ---- tarihinde tamamen değiştiğini ve şirket kurucusu ve tek yetkilisi --- hissesini devretmiş ve şirketteki yetkisi sona erdiğini, takip tarihinden çok daha önceki bir zamanda keşide edilen bonolar hakkında, şirketin ticari defterleri incelendiğinde de görüleceği üzere, herhangi bir kayıt bulunmadığını, bu itibarla müvekkil şirketi devralan yeni tek pay sahibi tarafından da şirketin işletme konusu dışındaki söz konusu faaliyetin bilinebilmesi mümkün olmadığını, müvekkili şirketin borçlu olduğu iddia edilen bonolar hakkında ödeme emrinin tebliği ile bilgi sahibi olunduğunu, ne şirket devrinden önce ne de şirket devrinden sonra müvekkili şirket aleyhine kötü niyetli olarak keşide edilen bonolar hakkında devralanın bir bilgisi olmadığını beyan etmiş, müvekkili şirketin---Esas sayılı icra takibi dosyası kapsamında davalı tarafa ----borçlu olmadığının tespiti ile davaya konu bonolara dayanan icra takibinin iptaline, müvekkili şirket aleyhine kötüniyetli ve haksız olarak takip başlatan davalı alacaklının takip konusu alacağın -----az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine , yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.