T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2023/1251 - Karar No:2025/1208 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1251 KARAR NO : 2025/1208 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/09/2023 NUMARASI : 2020/545 E-2023/613 K DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 20/11/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 20/11/2025 Davacı vekili t…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2023/1251 - Karar No:2025/1208 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/1251 KARAR NO : 2025/1208 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/09/2023 NUMARASI : 2020/545 E-2023/613 K DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 20/11/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 20/11/2025 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili: Taraflar arasında 07.08.2019 günü sözleşme imzalandığını, sözleşme ve eklerine göre müvekkili taahhüdünün başlayabilmesi için alt yapı beton iş ve işlemlerinin (Çelik silo alt yapı inşaat işlerinin ) tamamlanması gerektiğini, bu alt yapı iş ve işlemleri müvekkil şirkete verilmeyip kurumca 3. kişiler eliyle tamamlanmasına karar verildiğinden taahhüdün yerine getirilmesi için öncelikle bunların tamamlanması ve alt yapı hazır olarak yerin teslim edilmiş olması gerektiğini, bu yer tesliminin 3. kişiler alt yapı işini tamamlayamadığından mümkün olmadığını, davalı kurum yönetim kurulunun 17.12.2019 gün ve 697 sayılı kararı ile 01.12.2019 gününden başlayarak ihale sürecini 225 daha uzattığını, bu uzatılan sürenin sonu itibariyle 3.kişilere ihale edilen çelik silo betonarme temel inşaatları yine zamanında ve olması gerektiği şekilde tamamlanamadığını ve yer teslimi yapılamadığını, ... yönetim kurulunca 16.07.2020 tarih ve 221 sayılı karar ile 12.07.2020 gününden başlayarak 170 takvim günü daha eklenerek ve fiyat farkı verilmeksizin işin teslim süresinin 29.12.2020 gününe ertelendiğini, gelinen durum itibariyle altyapının 29.12.2020 öncesi de hazır olmasının mümkün görülmediğini, ayrıca iklim olarak dava tarihi itibariyle kış şartlarına girilmiş olması nedeniyle montaj işlerinin önümüzdeki bahara kadar devamının son derece sıkıntılı olacağını, ihale süreci devam ederken, 31.12.2019 günü Çin devletince ilk kez Dünya Sağlık Örgütüne raporlanan yeni tip korona virüs salgını 15.01.2020 günü dünya çapında tehlike olarak ilan edilmiş 31.01.2020 günü DHÖ dünya çapında salgın ilan etmiş olduğunu, ülkemizde de bu kapsamda 11.03.2020 günüden itibaren kademeli tedbirlerle hayatın adeta durduğunu, salgının mücbir sebep kabulü yönünde yasal düzenlemeler de yapılmış ve yürürlüğe girmiş olduğunu, Ocak 2020 ayından itibaren döviz kurlarının aşırı şekilde artmaya başladığını, Ağustos 2020 ile Aralık 2019 arasında % 45-50 artış olduğunu, hali hazırda sözleşmenin yapıldığı günden bu yana davanın açıldığı gün itibariyle artış %60-70’lere ulaştığını, müvekkili tarafından pandemi ve ekonomik kriz sürecine ve bütün çalışma hayatının olumsuzluklarına rağmen işlerini durdurmamış, sözleşmenin 5.1.1.1 sayılı maddesinde belirtilen 6 kalem işten 2,3,4,5 sıralarında kayıtlı olan ... Tarım İşletmesi 3.000-Ton düz tabanlı, ... Tarım İşletmesi 1.000-Ton konik tabanlı ve ... Tarım işletmesi 50x6 adet konik tabanlı çelik silo sistemlerinin tamamlanmış bunlardan 2.sıra ... ve 3, 4. ve 5.sıra ... tesislerinin geçici kabulü de yapılmış, faturalarının kesilmiş olduğunu, halen sözleşmenin 5.1.1.1 maddesi gereği yer teslimi gereken 1 ve 6.sırada bulunan çelik silo tesislerinin yer teslimi inşaat işini yapan yükleniciler işi tamamlamadığından yapılamadığını, 1.sırada kayıtlı ... Tarım İşletmesi 3.000-Ton kapasiteli düz tabanlı çelik silo ve taşıma sistemleri tüm ekipmanlar yaklaşık 6 ay önce ... işyerinde ... depolarına indirilmiş idare tarafından çelik silo inşaatı için yer teslimi beklediğini, bu tesiste tüm çelik silo taşıma sisteminin ön montajları sahada yapılmış hazır olarak yer teslimini beklediğini, 6.sıra da kayıtlı ... Tarım işletmesi işinde yer inşaatı ihalesi davalı kurumca geç yapıldığından hala yer teslimi sağlanamamış inşaat sürecinin devam etmekte olduğunu, bu kapsamda yapılan sözleşmenin 14.1. ve 14.1.1 maddeleri uyarınca sözleşme bedelinin revize edilmesi şart haline geldiğini, normal şartlarda 01.12.2019 günü yer teslimi tamamlansa tüm işlerin 90 gün içinde işin tamamlanması mümkün olduğunu, fakat 2019 yılı içinde yaşanan ve davalı kurumun yer teslimi yapamamasından kaynaklanan gecikmenin 2020 yılına sirayet etmiş, yaşanan pandemi ve ekonomik krize rağmen müvekkilinin taahhütlerini aksatmadığını, yer tesliminin bir kısım işlerde geç yapıldığı bir kısım işlerde ise hala yapılmadığını(1 ve 6 numaralı işler), müvekkilinden kaynaklanmayan, tamamen idareden kaynaklı gecikmenin sözleşmeye tahammülü imkansız kıldığını, silo imalatında kullanılan tüm malzemenin gerek ithal edilenler gerekse iç piyasada imal edilip temin edilenlerin maliyetinin döviz üzerinden olması ve işçilik fiyatlarında oluşan artışlar dikkate alındığında bunun yarattığı ek maliyetin tamamen davalı idareden kaynaklı olması nedeniyle sözleşmenin esaslı koşullarında revize yapılması, sözleşmenin 14.1 ve 14.1.1 maddeleri gereğince fiyat farkı hesaplanması ve zararın ödenmesi gerektiğini, oysaki idarenin buna yanaşmayıp tamamen kendi kusurundan kaynaklanan yer teslim edilmemesi kaynaklı gecikmeyi ve bundan doğan zararı müvekkiline yüklemekte olduğunu, sözleşmenin müvekkili için dayanılmaz bir müspet zarar oluşturduğunu, 2019 yılında ihalenin yapıldığı ve sözleşmenin imzalandığı mevcut dönem şartlarında tamamlanması gereken ve o dönem şartlarına uygun maliyetler sunan işin 2020 yılında tamamen davalı idare kusuru ile sarkmış ve yaşanan gecikmelerin, dövizdeki fiyat farkının, bunun sözleşmeye etkisinin ve tüm kalemlerde oluşan zararın sorumlusu idareden kaynaklanmış olduğunu, ki ihalenin kalan kısmı 2021 yılına sarkacak olup bu gecikmenin de idare kusurundan kaynaklandığını belirterek açıklanan nedenlerle tüm delillerin toplanarak müvekkilinin uğradığı zararın hesaplanması ve şimdilik 10.000,00 TL alacağın ihtarname tarihinden başlayan ticari reeskont faiziyle beraber davalıdan tahsilini istemiş, 05.04.2023 tarihli ıslah dilekçesiyle 12.09.2022 tarihli kök bilirkişi raporuna göre müvekkilinin uğramış olduğu zarara bağlı fiyat farkı alacağının 1.850.758,51TL olarak hesaplandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00TL olan dava değerinin 1.840.758,51TL artırılarak, 1.850.758,51TL’na çıkarılmasına, neticede toplam 1.850.758,51TL fiyat farkı bedelinin temerrüt tarihinden itibaren reeskont avans faiziyle birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili: ..., ..., ... ve ... Tarım İşletmesi Müdürlüklerinde Montaj Dahil Çelik Silo ve Aktarma Organları Alım İşinin ihalesi neticesinde 07/08/2019 tarihinde davacı şirket ile müvekkili idare arasında 2019/139699 ihale kayıt numarası ile sözleşme imzalanabildiğini, ..., ..., ... ve ... Tarım İşletmesi Müdürlüklerinde 08-09/08/2019 tarihlerinde davacı şirkete yer teslimi yapılarak işe başlatıldığını, sözleşmeye göre iş bitim tarihinin 01/12/2019 olduğunu, işe ait teknik şartnamenin A. 5 maddesine göre silo temellerinin müvekkili idare tarafından ayrı olarak ihale edileceği ancak projelerinin davacı tarafından hazırlanması gerektiğinin belirtildiğini, 18/10/2019 tarihli müvekkili yazısı ile silo temel projelerinin idareye henüz teslim edilmediği, bu nedenle de imalatlara başlanamadığının davacıya bildirildiğini, devam eden süreçte davacının 05-08/11/2019 tarihlerinde silo temellerine ait projeleri idareye teslim ettiğini, davacının belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararı bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, davacının ihale konusu işin zamanında tamamlanamamasına ilişkin iddialarının asılsız olduğunu, ..., ..., ... ve ... Tarım İşletmesi Müdürlüklerinde Montaj Dahil Düz Tabanlı Çelik Silo Alımı İşinin ihalesinin yapıldığı 03/05/2019 tarihinden bu yana yaşanan süreç detaylı bir şekilde incelendiğinde davacının taahhüdü altında bulunan ..., ..., ... ve ... Tarım İşletmesi Müdürlüklerinde Montaj Dahil Çelik Silo ve Aktarma Organları Alım İşinin ihalesine yapılan itiraz nedeniyle sözleşmenin 3 ay gecikmeli olarak 07/08/2020 tarihinde imzalanması, davacı tarafından hazırlanması gereken projelerin sözleşmenin imzalanmasını müteakip yine yaklaşık 3 ay sonra 05-08/11/2019 tarihlerinde idareye teslim edilmesi, ivedilikle ihaleye çıkılmasına rağmen ... Tarım İşletmesi Müdürlüğü’nde montaj dahil Düz Tabanlı Çelik Silo Alımı İşinin ihalesinin yetişmemesi nedeniyle 2020 yılına sarkması, diğer inşaatların kış dönemine ve pandemi sürecine denk gelmesi nedeniyle süreçlerin uzaması gibi durumlar sebebiyle montajların gecikmesinde idarenin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, işe ait teknik şartnamede silo temel projelerinin yüklenici tarafından hazırlanacağı ve bu temellerin ayrı olarak ihale edileceği belirtilmiş olduğundan ihaleye teklif veren isteklilerin sorumlu ve basiretli bir meslek adamı olarak ihaleye yapılabilecek itirazları, projelendirme süreçleri, işlerin kış mevsimine denk gelmesi halinde çalışılmayan dönemle karşılaşılması durumu, döviz kurlarındaki dalgalanma ve piyasa şartlarına ilişkin öngörülerde bulunması ve tekliflerini buna göre değerlendirmelerinin büyük önem arz ettiğini, kaldı ki davacı tarafın 21/11/2019 tarihli süre uzatımı talep dilekçesinde herhangi bir fiyat farkı talebinin bulunmadığını belirttiğini, sözleşmeye göre davacının taahhüdü altında bulunan işin süresi 01.12.2019 tarihinde sona ereceğinden silo temelleri ve montajları tamamlanıncaya kadar fiyat farkı olmaksızın, Yönetim Kurulu’nun 17.12.2019 tarihli ve 697 sayılı kararı doğrultusunda işin süresine 225 takvim günü ilave süre eklendiğini, tamamen kanunlar ve ilgili mevzuat çerçevesinde yürütülen ve idarenin de mağdur olduğu bu süreçte, hal böyleyken davacının fiyat farkı talebinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince: Davanın, eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olduğu, taraflar arasında 07.08.2019 tarihinde “Montaj Dahil Çelik Silo ve Aktarma Organları Mal Alımına Ait Sözleşme “ akdedildiği, sözleşmenin 5. maddesinde; "Sözleşmenin konusu; İdarenin ihtiyacı olan ve aşağıda miktarı belirtilen ve teknik özellikleri teknik şartnamede düzenlenen Montaj Dâhil Düz Tabanlı, Konik Tabanlı Çelik Silo ve Aktarma Organları Alım İşi ile 6 x 50 tonluk siloların aktarma organları alım işi, ihale dokümanı ile bu sözleşmede belirlenen şartlar dâhilinde yüklenici tarafından temini ve idareye teslimi işidir.” denildiği, aynı maddede; muhtelif işletme müdürlüklerine sözleşme kapsamında alınacak malların adetlerinin belirtildiği, “Sözleşmenin türü ve bedeli” başlıklı 6. maddesinde; yüklenici tarafından teklif edilen birim fiyatların çarpımı sonucu bulunan tutarların toplamı olan 13.740.000,00 TL bedel üzerinden sözleşme akdedildiğinin yazıldığı, 9.maddesinde, sözleşmenin süresinin işe başlama tarihinden itibaren 36 ay olarak belirtildiği, sözleşmenin malın teslim edilme/işin teslim alma şekil ve şartları ile teslim proğramı; 10.1 maddesinde; ... Tarım İşletmesi Müdürlüğü, ... Tarım İşletme Müdürlüğü, ... Tarım İşletmesi Müdürlüğü, ... Tarım İşletme Müdürlüğünde; "Sözleşmenin taraflarca imzalanmasını müteakip işe başlanacaktır." hükmünün yer aldığı, teslim programı ve teslim tarihi başlıklı 10.3. maddesinde; "Sözleşmenin taraflarca imzalanması ve idarece statik ile betonarme yapımının bitirilmesini müteakip ihale konusu çelik silolar, 01 Aralık 2019 tarihine kadar montaj dâhil olmak üzere teslim edilecektir." hükmünün yer aldığı, "Fiyat Farkı” başlıklı 14. maddesinde:" 14.1 Fiyat farkı hesaplanmayacaktır. Ancak, mücbir sebepler veya idareden kaynaklanan nedenlerle işin bitim tarihinin süre uzatımı verilmek suretiyle uzatılması halinde, yürürlükte bulunan fiyat farkına ilişkin esaslar dikkate alınarak fiyat farkı hesaplanacaktır., “Süre uzatımı verilebilecek haller ve şartları” başlıklı 25. maddesinde: a.) Doğal afetler b.) Kanuni Grev c.) Genel salgın hastalık ç.) Kısmi veya genel seferberlik ilanı d-Gerektiğinde Kamu İhale Kurumu tarafından belirlenecek benzeri diğer haller,” in süre uzatımı verilebilecek haller olarak sayıldığı, mahkemece üç ayrı bilirkişi heyetinden rapor alındığı, dosya kapsamına uygun düşen denetime elverişli son bilirkişi heyetinden alınan raporun mahkemece kabul edildiği ve hükme esas alındığı, bilirkişi raporunda özetle; taraflar arasında imzalanan sözleşmenin “Fiyat Farkı” başlıklı 14. maddesinde fiyat farkı hesaplanmayacağı, ancak mücbir sebepler veya idareden kaynaklanan nedenlerle işin bitim tarihinin süre uzatımı verilmek suretiyle uzatılması halinde, yürürlükte bulunan fiyat farkına ilişkin esaslar dikkate alınarak fiyat farkının hesaplanacağı, hüküm altına alındığı, bu hükümler gereğince gecikmelerde davacının bir dahli olmaması ve gecikmenin idareden kaynaklanmış olmasına bağlı olarak, davacı yüklenicinin fiyat farkı talep edebileceği, ... Tarım işletmesindeki 4x2000 tonluk silo montaj dahil alım işi ile ilgili 08.08.2019 tarihinde yer teslimi yapıldığı, davalı idare oluru ile iş kapsamında 225 gün ve bilahare 170 gün ilave süre verilerek iş bitiminin sözleşmede yer alan 01.12.2019 tarihi yerine 29.12.2020 tarihine ötelendiği, davacı yüklenicinin işi 21.08.2020 tarihinde tamamladığı ve 26.08.2020 tarihinde geçici kabulünün yapıldığı, bilahare 16.04.2020 tarihinde kesin kabul tutanağının düzenlendiği, davacı şirketçe 22.04.2020 tarihinde KDV dahil 3.658.374,00 TL tutarında fatura keşide edildiği, ... Tarım işletmesindeki 2x1000 tonluk silo montaj dahil alım işi ile ilgili 08.08.2019 tarihinde yer teslimi yapıldığı, davalı idare oluru ile iş kapsamında 225 gün ve bilahare 170 gün ilave süre verilerek iş bitiminin sözleşmede yer alan 01.12.2019 tarihi yerine 29.12.2020 tarihine ötelendiği, davacı yüklenicinin işi 21.08.2020 tarihinde tamamladığı, aynı zamanda ... ... Sığırcılık Tesislerindeki 6x50 tonluk konik tabanlı çelik silo ve iletim düzenleri işinin de tamamlandığı ve her iki tesis için 16.04.2020 tarihinde 08.04.2020 tarihinden itibar edilmek üzere kesin kabulünün yapıldığı ve 30.04.2020 tarihinde makamca onaylandığı, davacı şirketçe 22.04.2020 tarihinde 1.383.000 + 860.000 = 2.343.000 + KDV (KDV dahil 2.525.618,00 TL) tutarında fatura keşide edildiği, ... Tarım işletmesindeki 3x3000 tonluk silo montaj dahil alım işi ile ilgili 08.08.2019 tarihinde yer teslimi yapıldığı, davalı idare oluru ile iş kapsamında 225 gün ilave süre verilerek iş bitiminin sözleşmede yer alan 01.12.2019 tarihi yerine 08.04.2020 tarihine ötelendiği, silo temelleri için ihalenin 0612.2019 tarihinde ihale yapıldığı, silo temelinin verilen süre uzatımları ile birlikte 27.05.2020 tarihinde tamamlandığı, davacı yüklenicinin silo işini 22.07.2020 tarihinde tamamladığı ve 27.07.2020 tarihinde 22.07.2020 tarihinden itibar edilmek üzere kesin kabulünün yapıldığı ve kesin kabul tutanağının düzenlendiği, davacı şirketçe 09.08.2020 tarihinde 2.688.000 + KDV (KDV dahil 3.026.688 TL ) tutarında fatura keşide edildiği, ... Tarım işletmesindeki 3x3000 tonluk silo montaj dahil alım işi ile ilgili 08.08.2019 tarihinde yer teslimi yapıldığı, davalı idare oluru ile iş kapsamında 225 gün ilave süre verilerek iş bitiminin sözleşmede yer alan 01.12.2019 tarihi yerine 08.04.2020 tarihine ötelendiği, silo temelleri için ihalenin 0612.2019 tarihinde ihale yapıldığı, silo temelinin verilen süre uzatımları ile birlikte 27.05.2020 tarihinde tamamlandığı, davacı yüklenicinin silo işini 22.07.2020 tarihinde tamamladığı ve 27.07.2020 tarihinde 22.07.2020 tarihinden itibar edilmek üzere kesin kabulünün yapıldığı ve kesin kabul tutanağının düzenlendiği, davacı şirketçe 09.08.2020 tarihinde 2.688.000 + KDV (KDV dahil 3.026.688 TL ) tutarında fatura keşide edildiği, ... Tarım işletmesindeki 5x1000 tonluk silo montaj dahil alım işi ile ilgili 09.06.2020 tarihinde yer teslimi yapıldığı, davacı yüklenicinin işi sözleşmedeki 90 günlük süre içinde 06.09.2020 tarihinde tamamladığı ve 22.09.2020 tarihinde 06.09.2020 tarihinden itibar edilmek üzere kesin kabulünün yapıldığı ve kesin kabul tutanağının düzenlendiği, davacı şirketçe 25.12.2020 tarihinde 2.767.000 TL + KDV ( KDV dahil 3.115.642,00 TL) tutarında fatura keşide edildiği, ... Tarım işletmesindeki 3x3000 tonluk silo montaj dâhil alım işi ile ilgili 08.08.2019 tarihinde yer teslimi yapıldığı, davalı idare oluru ile iş kapsamında 225 gün ve bilahare 170 gün ilave süre verilerek iş bitiminin sözleşmede yer alan 01.12.2019 tarihi yerine 29.12.2020 tarihine ötelendiği, davacı yüklenicinin işi 25.12.2020 tarihinde tamamladığı, 28.12.2020 tarihinde 25.12.2020 tarihinden itibar edilmek üzere kesin kabul tutanağının düzenlendiği, davacı şirketçe 30.12.2020 tarihinde 2.793.000 +KDV ( KDV dâhil 3.144.918,00 TL) tutarında fatura keşide edildiği, davaya konu iş yüklenicinin projesini hazırlayarak silo ve aktarma organları montajını yapmasını içermesi dolayısıyla yapım işi niteliğinde olduğu, bu açıdan, sözleşmenin yürürlükte olduğu tarihte geçerli olan ve Resmi Gazetenin 31/12/2002 tarih ve 24980 3. Mükerrer sayısında yayımlanan “4734 sayılı Kamu İhale Kanununa göre yapılacak olan yapım işlerine ilişkin fiyat farkı hesabında uygulanacak esaslar” dikkate alınarak fiyat farkı hesabının yapılmasının uygun olacağının değerlendirildiği, davacı firmanın 21/11/2019 tarihinde fiyat farkı verilmeksizin süre istemi doğrultusunda davalı idare tarafından Yönetim Kurulu Kararıyla 225 gün olmak üzere, 12/07/2020 tarihine kadar süre uzatımı verildiği göz önüne alınarak bu tarihten sonra yapılan iş bedelleri dikkate alınarak fiyat farkı hesaplandığı, fiyat farkı tutarının KDV hariç 864.106,61 TL olduğu, ancak sözleşme konusu işlerden ... Tarım İşletmesi 2000 Tonluk silo ve aktarma organları montajına, betonarme temel imalatının ardından 12/06/2020 tarihinde başlandığı ve 21/08/2020 tarihinde bitirildiği, bu noktada 225 günlük süre uzatımı sonu olan 12/07/2020 tarihinden bir ay önce silo ve aktarma organları montajına başlandığı görüldüğünden, 68.699,92 TL fiyat farkının uygulanmamasının yerinde olacağı, bu durumda fiyat farkı tutarının KDV hariç 795.406,69 TL olması gerektiği bildirildiği, dosya kapsamına, toplanan delillere ve mahkemece kabul edilen bilirkişi heyeti raporuna göre; işin yüklenicinin projesini hazırlayarak silo ve aktarma organları montajını yapmasını içermesi dikkate alındığında taraflara arasındaki sözleşmenin eser sözleşmesi niteliğinde olduğu, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin “Fiyat Farkı” başlıklı 14. maddesinde: Fiyat farkı hesaplanmayacağı, ancak mücbir sebepler veya idareden kaynaklanan nedenlerle işin bitim tarihinin süre uzatımı verilmek suretiyle uzatılması halinde, yürürlükte bulunan fiyat farkına ilişkin esaslar dikkate alınarak fiyat farkının hesaplanacağının hüküm altına alındığı, somut olayda yaşanan gecikmenin davacı taraftan kaynalanmadığı, gecikmenin süresinde yer teslimini yapamayan davalı idareden kaynaklandığı, sözleşme hükümlerine göre davacı yüklenicinin davalı idareden “4734 sayılı Kamu İhale Kanununa göre yapılacak olan yapım işlerine ilişkin fiyat farkı hesabında uygulanacak esaslar” dikkate alınarak hesaplanacak fiyat farkını talep edebileceği, mahkemece kabul edilen bilirkişi raporuna göre işin teslim tarihinde yaşanan gecikme nedeniyle davacı tarafın davalı idareden toplam 795.406,69 TL fiyat farkı talep edebileceği anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne 795.406,69 TL'nin 10.000,00 TL sinin dava tarihi olan 04.11.2020 tarihinden itibaren kalan 785.406,69 TL'sinin ıslah tarihi olan 05.04.2023 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Dosyaya sunulan ve hükme esas alınan 02.02.2023 tarihli bilirkişi kurulu raporunda yapılan fiyat farkı hesaplama şekli ve buna bağlı yapılan fiyat farkı hesabının dosya kapsamına aykırı olduğunu, söz konusu bilirkişi kurulu raporunda yalnızca 12/07/2020 tarihinden sonra yapılan iş bedellerine göre yapılan hesaplama şeklinin denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını, zira önceki bilirkişi kurulu raporunda (12.09.2022 tarihli) yer alan müvekkili şirketin fiyat farkı olmaksızın çalışma yapacağı bir sürenin olmadığına ilişkin değerlendirmeler karşısında, müvekkilinin 01.12.2019 tarihinden sonra teslimini yaptığı ve ihale ile üstlenmiş olduğu dava konusu 6 adet işe ait tüm faturalara ilişkin fiyat farkı hesaplanması gerekirken müvekkili şirket aleyhine eksik hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, kaldı ki; dosyaya sunulan 12.09.2022 tarihli bilirkişi kurulu raporunda yapılan değerlendirme ve tespitler sonucunda, 2 alternatifli hesaplama yapıldığını ve ayrıca müspet zarar hesabının da yapılabileceğini, ancak bunun için dosyaya kazandırılması gerekli belgelere ihtiyaç olduğunun belirtildiğini, ancak buna rağmen, hükme esas alınan 02.02.2023 tarihli bilirkişi kurulu raporunda, 12.07.2020 olan süre uzatım tarihinden sonra yapılan iş bedellerine göre fiyat farkı hesaplanmış olması ve bunun gerekçelendirilmemesi ile mahkemenin bilirkişi kurulunu dosya içerisindeki çelişkiyi gidermek için görevlendirdiği dikkate alındığında işbu rapor neticesinde yeni bir çelişkinin ortaya çıktığını, yine müvekkili şirketin fiyat farkı olmaksızın çalışma yapacağı bir süre olmamasına rağmen, hükme esas alınan 02.02.2023 tarihli bilirkişi kurulu raporunda yer alan “…Bu noktada 225 günlük süre uzatımı sonu olan 12/07/2020 tarihinden bir ay önce silo ve aktarma organları montajına başlandığı görüldüğünden, 68.699,92 TL fiyat farkının uygulanmamasının heyetimizce yerinde olacağı değerlendirildiği…” şeklinde kanaatin hatalı olduğunu, ayrıca işbu davadaki taleplerinin Türk Borçlar Kanunu’nun düzenlemeleri çerçevesinde ve özellikle müspet zararın tazmini şeklinde değerlendirilmesi gerektiğini, nitekim bilirkişi kurulu raporlarında yapılan müspet zarar hesaplama şekillerinin, yüklenilen işin ana malzemesini oluşturan demir ve metaldeki oluşan fiyat artışını (demir ve metal fiyatlarının, mevzuatta bahsedilen katsayılardan çok daha fazla yükseldiği dikkate alındığında) karşılayamadığının açık olduğunu, bu durumun müvekkili şirket aleyhine eksik hesaplamaya neden olduğunu, bu açıklamalar çerçevesinde, bilirkişilerce müspet zarar hesabının; davalı idarenin sözleşmeden doğan borcunu gereği gibi ifa ettiğini, yani müvekkili firmaya sözleşmede yazılı süre içerisinde yer teslimini gerçekleştirmiş olsaydı yüklenilen işin(silonun) satın alma ve montaj bedeli ile geç teslim edilmesinden dolayı (fiyat artışı/döviz artışı/enflasyon artışı/maliyet artışına bağlı) oluşan bedel arasındaki farkı hesaplayarak belirlenmesinin usule, yasaya ve yargı içtihatlarına uygun olacağının açık olduğunu, tüm bu açıklamalar ve somut tespitler karşısında; ülkenin içerisinde bulunduğu ekonomik koşullar, neredeyse günlük olarak artış gösteren enflasyon oranı, bu oranın eşya fiyatlarına yansıma durumu, mevduat ve Devlet Tahvillerine uygulanan faiz oranları, Türk Lirası karşısında döviz kurlarında meydana gelen değişiklikler dikkate alındığında her ne kadar ıslah ettikleri 1.850.758,51TL'nin, müvekkili şirketin uğramış olduğu gerçek zararı telafi etmemekte ise de, dosyaya sunulan 12.09.2022 tarihli bilirkişi kurulu raporunun 1. alternatif hesabında yer alan ve tüm gecikmeler dolayısıyla işlerin tamamı için hesaplanmış olan 1.850.758,51TL fiyat farkı üzerinden hüküm tesis edilmesi gerekirken, 02.02.2023 tarihli bilirkişi kurulu raporunda yer alan eksik ve hatalı fiyat farkı üzerinden hüküm tesis edilmiş olmasının yasaya, usule ve kararlılık kazanmış içtihatlara aykırı olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına, müvekkili şirketin uğramış olduğu zararın hesabına ilişkin dosyaya sunulan 12.09.2022 tarihli bilirkişi raporunda yer alan fiyat farkına ilişkin 1.alternatif hesaba göre belirlenen 1.850.758,51 TL üzerinden davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Bilirkişi kurulu raporuna karşı itirazlarının dosya muhteviyatında yer almakta olup işbu rapora istinaden tesis edilen kararın kabulünün mümkün olmadığını, hükme esas bilirkişi raporunda ileri sürdükleri bazı hususların da kabul edildiğini, ancak hüküm kurulurken bu hususların mahkemece göz ardı edildiğini, davacı firmanın, ... tarafından betonarme yapım işlerinin yapılabilmesi için hazırladığı projelere göre yapılan betonarme inşaatlarının tamamlanmasını müteakip, çelik silo montajına başladığını, ancak davacının ...'e projeleri teslim ettiği andan itibaren betonarme inşaatlarının tamamlanmasını beklemeksizin imalatçı firmaya, ilgili malların siparişini vermesinde bir engel bulunmamakla birlikte, sözleşme konusu çelik silo ve aktarma organlarının siparişini imalatçı firmaya vermemiş olmasının ...'in sorumluluğunda olmadığını, davacının ... ile sözleşme yükümlülüğüne girdiği andan itibaren basiretli tüccar gibi davranıp fiyat artış ve azalışları öngörmeli ve tedbirini buna göre alması gerektiğini, ancak müvekkili idarenin aksiyon almadığı şeklindeki değerlendirmenin kabulünün mümkün olmadığını, davaya konu işin ihalesi 03/05/2019 tarihinde yapılmış olup ihaleye katılan bir istekli tarafından yapılan itiraz neticesinde sürecin uzadığını ve ancak 07/08/2019 tarihinde davacı şirket ile müvekkili idarenin aralarında 2019/139699 ihale kayıt numarası ile sözleşme imzalanabildiğini, davacı ile birlikte ihaleye katılan firmalardan dava dışı ... Dış Ticaret A.Ş.'nin, davaya konu işbu ihalenin iptali istemiyle şikayette bulunduğunu, dava dışı firmanın itiraz dilekçesi ve Kamu İhale Kurumu kararları sunulmuş olup incelendiğinde görüleceği üzere mevzuat gereği Kamu İhale Kurumunca nihai karar verilinceye kadar ihale sürecinin durduğunu, geç teslim edildiği hususunda uyuşmazlık bulunmamakla beraber gecikmenin yaşanmasında müvekkili idarenin kusuru bulunmadığını, dava dışı bir firmanın itirazı neticesinde ihale sürecinin gecikmesi neticesinde sözgelimi bir kusurlu arayışı içerisinde müvekkili idareye kusur atfedilmesinin kabulünün mümkün olmadığını, zira davacı ile yürütülen tüm sürecin bilirkişi raporunda da kabul olunduğu üzere 4734 Sayılı Kamu İhale Kanunu, 4735 Sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu ve Mal Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliğine uygun şekilde gerçekleştirildiğini, davaya konu sözleşmenin, nesne teslimine ilişkin olup eser sözleşmesi olmadığını, eser sözleşmesinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. maddesinde düzenlendiğini, davaya konu sözleşmenin ise eser sözleşmesi niteliği taşımayan bir mal alımı işi olduğunu, söz konu işe ait mal alımı ihalesi evrakları incelendiğinde görüleceği üzere, işin %90'ını mal alımı, %10'unu ise montajı oluşturduğunu, davacı yüklenici firmanın tüm siloların montajı için 2019 yılının Ağustos ayından 2021 yılının Şubat ayına kadar Sosyal Güvenlik Kurumuna toplam 301.963,21 TL işçilik primi ödemiş olduğu, ancak işin tamamının da 13.740.000,00 TL olduğu göz önüne alındığında davaya konu sözleşmenin yalnızca mal alımı ve montajına ilişkin olduğu, eser sözleşmesi kapsamına sokulmasının mümkün olmadığını, davaya konu işe ilişkin mal alımı ihalesinin tamamlanma basamakları incelendiğinde görüleceği üzere davacı firmanın olaya dâhilinin yalnızca malın temini ve montaj aşamasında kendilerine teslimine ilişkin olduğunu, sözleşmenin eser sözleşmesi olmadığı ve emek unsuruna dayanmamakla birlikte, davanın en başından bu yana davacı tarafın böyle bir iddiası ve buna ilişkin bir talebinin olmadığını, işbu davada tarafların işin yalnızca bir mal alımı işi olduğu konusunda mutabık olduklarını, davaya konu sözleşmenin, yapım işi niteliği taşımayan bir mal alımı işi olduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşme ve eki idari şartnamelerde fiyat farkının hesaplanmayacağı, “Mal Alımı” ihalelerinde uygulanan Fiyat Farkı Kararmamesinde, sadece elektrik, doğal gaz, ilaç, petrol ürünleri ve sıvılaştırılmış petrol gazı ürünleri alımlarında, fiyat farkı ödenmesinin öngörüldüğü, davacı tarafça uğranılan zararın sözleşmenin 14.1. ve 14 1.1. maddeleri gereğince fiyat farkı bedelinin hesaplanması suretiyle giderilmesi talep edilmiş olup böyle bir hesabın yapılmasının mümkün olmadığının dosya muhteviyatında tanzim edilen raporlar ile kabul gördüğünü belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 54.334,23 TL istinaf karar harcından peşin alınan 13.584,00TL harcın mahsubu ile bakiye 40.750,23TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderleri ile ödedikleri istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının kendileri üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 20.11.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip