16. Hukuk Dairesi 2017/1381 E. , 2021/134 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TESCİL Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Davacı ..., ... İlçesi ... Köyü kadastro çalışma alanında bulunan sınırlarını belirttiği tapulama harici taşınmaz bölümlerinin imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine …
**16. Hukuk Dairesi 2017/1381 E. , 2021/134 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TESCİL Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Davacı ..., ... İlçesi ... Köyü kadastro çalışma alanında bulunan sınırlarını belirttiği tapulama harici taşınmaz bölümlerinin imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak adına tescili istemiyle dava açmıştır. Yargılama sırasında davacının ölümü nedeniyle mirasçıları ... ve arkadaşları davayı takip etmişlerdir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacıların davasının kabulüne, 16.11.2015 havale tarihli fen bilirkişisi raporunda (A) ve (B) harfleri ile gösterilen taşınmazların davacılar adına miras payları oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar ... ve arkadaşları vekili ile davalılar Hazine ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, fen bilirkişi raporunda (A) ve (B) harfleri ile gösterilen taşınmaz bölümleri üzerinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. ve 17. maddesinde belirtilen zilyetlikle iktisap koşullarının davacılar lehine gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar vermek için yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece, taşınmaz bölümlerinin hangi nedenle tescil harici bırakıldığı araştırılmamış; taşınmazın niteliğini ve kullanım durumunu belirlemenin en iyi yöntemi hava fotoğraflarının incelenmesi olduğu halde, sadece 1965 tarihine ait tek hava fotoğrafı Harita Genel Müdürlüğünden temin edilerek orman mühendisi bilirkişisinden rapor alınmış, raporda (A) ve (B) harfleri ile gösterilen taşınmaz bölümlerinin maki bitki türleri ile kaplı olduğu belirtilmesine rağmen taşınmaz bölümlerinin evveliyatı açıklığa kavuşturulmamış; DSİ Genel Müdürlüğü tarafından gerçekleştirildiği ifade edilen kamulaştırma işlemiyle ilgili haritalar getirtilerek Fen Bilirkişi raporunda uygulanmamış; DSİ tarafından yapılan kamulaştırma işlemi neticesinde davacıya ait çekişmeli taşınmaz bölümüne komşu 138 ada 455(eski 366) parselin ifrazen oluştuğu anlaşıldığı halde ifraza neden olan kamulaştırma haritası getirtilmediği gibi kadastro paftası ile çakıştırılmak suretiyle uygulanmamış, çekişme konusu taşınmaz bölümlerinin kamulaştırma kapsamında kalıp kalmadıkları belirlenmemiş; kamulaştırma işlemi ile zilyetlik kesintiye uğramış ise zilyetlikle kazanma koşullarının kamulaştırma tarihine kadar tamamlanmış olup olmadığı üzerinde durulmamıştır. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması usul ve yasaya uygun düşmemektedir.