İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/12/2025 İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 15/08/2008 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki motosikletin, daval…
T.C. İSTANBUL BAM 8. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2022/634 KARAR NO : 2025/2039 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 02/11/2021 NUMARASI : 2021/173 Esas - 2021/839 Karar DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/12/2025 İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 15/08/2008 tarihinde davacının sevk ve idaresindeki motosikletin, davalı nezdinde ZMM sigortalı bulunan dava dışı sürücünün sevk ve idaresindeki araç ile çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde, davacının sol bacağının diz altından ampute edilmesini gerektirecek şekilde yaralandığını ve davacının bu nedenle protez kullandığını, müvekkilinin kullandığı protezin ömrünün dolmuş olması, eskimesi ve işlevini göremez hale gelmiş olması nedeniyle 25.000,00-TL bedelle yenilediğini, bu bedelin 10.170,00-TL miktarının SUT kapsamında olduğunu, geriye kalan bedelin ödenmesi için davalı sigorta şirketine yapılan başvuruya rağmen ödeme yapılmadığı belirtilerek, 14.830,00-TL'nin 31/07/2020 tarihi olan temerrüt tarihinden işleyecek faiziyle birlikte davalı ... Sigorta AŞ’den tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; talep edilen bedelin 25.02.2011 tarih ve 27857 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6111 sayılı Kanun ile SGK sorumluluğunda olduğunu, bu tarihten önceki ve sonraki tüm trafik kazaları ile ilgili tedavi giderlerinin SGK tarafından karşılanacağını, kabul anlamına gelmemek üzere sorumluluğun kusur nispetinde olduğunu beyanla; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda ''..kazanın 15.08.2008 tarihli olduğu, SGK’nın trafik kazalarından dolayı karşılanacak tutarın SUT hükümleri çerçevesinde olabileceğini ilişkin Yönetmelik (Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği )hükmünün Danıştay 15. Dairesi’nin 14/11/2013 tarihli ve E. 2013/7713 sayılı kararı ile durdurulması sonrası ilgili hükmün 25.02.2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan ve kabul tarihi 13.02.2011 olan 6111 sayılı kanunun ile yeniden geriye getirilmesi ile Kanunun yürürlük tarihinden sonra SUT hükümlerini aşan tedavi giderlerinden ZMMS ve Kasko Sigortaları çerçevesinde sigorta şirketlerinin sorumluluğunun devam ettiği, her ne kadar dava konusu kaza 15.08.2008 tarihli olsa da birinci protezin eskimesi sebebiyle 24.04.2019 tarihli Uzman Doktor reçetesi ile ikinci protezin alımının yapıldığı, ikinci protezin alım tarihi dikkate alındığında SGK sorumluluğunun SUT hükümleri çerçevesinde olduğu, SGK’nın bu sorumluluğunu yerine getirdiği, aşan tutardan sigorta şirketinin sorumlu olduğu, alınan bilirkişi raporuna göre SGK’nın ödemediği bakiye 14.830,00 TL’nin davalı sigorta şirketi sorumluluğunda olduğu..'' gerekçesiyle, davanın kabulü ile 14.830-TL'nin 31/07/2020 temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.İstinaf nedenleri; davacı tarafın dayanmış olduğu Trafik Kazalari Nedeniyle İlgililere Sunulan Sağlık Hizmet Bedellerinin Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin Danıştay Onbeşinci Dairesi'nin, 2013/7713 esas, 2016/1779 sayılı kararı ile 4.maddesinin 1. bendinde yer alan ‘’... sağlık uygulama tebliğinde (sut) yer alan hükümler doğrultusunda” ibaresinin iptaline karar verildiğinden tedavi giderlerinden müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağı, mahkemece kaza tarihi esas alınması gerekirken protez tarihinin dikkate alındığı, Danıştayın iptal kararının dava konusu talep için de geçerli olduğu, normlar hiyerarşisi uyarınca, kanun ile getirilen sorumluluğun yönetmelik hükmü ile daraltılıp genişletilemeyeceğinden kanun gereği yapılan her türlü tedavinin SGK'nun sorumluluğunda olduğu, bu nedenle eksik inceleme sonucu verilen kararın kaldırılması gerektiğine yöneliktir.Dava; trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle protez gideri istemine ilişkindir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacı tarafından talep edilen protez yenileme giderinin 2918 sayılı Kanun'un 98.maddesinde belirtilen tedavi giderlerinden olup olmadığı, buradan varılacak sonuca göre davacının protez giderlerini aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı olan davalı sigorta şirketinden talep edip edemeyeceği noktasında toplanmaktadır. 6111 sayılı Kanun'un 59.maddesi ile değiştirilen 2918 sayılı Kanun'un 98.maddesinin ilk fıkrası değişiklikten önce; “Motorlu araçların sebep oldukları kazalarda yaralanan kimselerin ilk yardım, muayene ve kontrol veya bu yaralanmadan ötürü ayakta, klinikte, hastane ve diğer yerlerdeki tedavi giderleri ile tedavinin gerektirdiği diğer giderleri aracın zorunlu mali sorumluluk sigortasını yapan sigortacı başvurma tarihinden itibaren sekiz iş günü içinde ve zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları kapsamında öder” şeklinde iken, 2918 sayılı Kanun'un 98.maddesi başlığı ile birlikte 25.02.2011 tarihli ve 27857 1. mükerrer sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 13.02.2011 tarihli ve 6111 sayılı Kanun'un 59.maddesi ile değiştirilmiştir. Söz konusu 2918 sayılı Kanun'un 98.maddesi 23.04.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 6645 sayılı Kanun’un 60.maddesi ile eklenen ibare dahil şu şekildedir; “Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır. (Ek cümle: 04/04/2015-6645 S.K./60. md) Ancak, Sosyal Güvenlik Kurumu, bu kapsama girenler yönünden genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmetlerine ilave sağlık hizmetlerini belirler, protez ve ortezler için farklı birim fiyatı tespit eder. Bu sağlık hizmetleri sağlık uygulama tebliğindeki istisnai sağlık hizmetleri kapsamına dâhil edilmez” hükmünü içermekte; 6111 sayılı Kanun’un geçici 1.maddesi; “ (1) Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedelleri Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır. Söz konusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanunun 59. maddesine göre belirlenen tutarın % 20’sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülükleri sona erer. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Sağlık Bakanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumunun görüşü alınarak Hazine Müsteşarlığınca belirlenir.(2)Bu Kanunun yayımlandığı tarihten itibaren altı ay içinde Sağlık Bakanlığı Trafik Hizmetleri Döner Sermaye İşletme Müdürlüğünün trafik kazalarından kaynaklanan tedavi giderlerinin tahsili için kurduğu sistem mevcut haliyle Sosyal Güvenlik Kurumuna devredilir. Trafik Hizmetleri Döner Sermaye İşletme Müdürlüğünün tasfiyesine ilişkin iş ve işlemler aynı tarih itibarıyla Sağlık Bakanlığınca gerçekleştirilir” hükmünü içermektedir. 2918 sayılı Kanun'un 98.maddesinin değişiklikten önceki ve sonraki metinleri karşılaştırıldığında 2918 sayılı Kanun kapsamında trafik kazası nedeni ile oluşan yaralanma sonucu yapılan tedavi giderlerinden sigorta şirketinin sorumluluğunun sınırlandırılmış olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinden SGK sorumlu olarak belirlenmiştir. Burada tedavi giderinin oluşan yaralanma ile illiyet bağının bulunması gerektiği ve bu sağlık kurum ve kuruluşları tarafından tedaviye yönelik olarak yapılan sağlık hizmetlerinin kapsamda olduğunu söylemek gerekir. Bunun dışındaki tedavi giderlerinden yani SGK'nın sorumluluğunda olmayan tedavi giderlerinden yine sürücü, işleten ile araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ve bunların sorumluluğunu poliçe kapsamında üstlenen sigorta şirketinin sorumluluğu devam edecektir. Bu kapsamda 6111 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 25.02.2011 tarihi itibariyle Kanun kapsamındaki tedavi giderlerinden sorumluluk SGK'ya geçtiğinden bu konudaki tedavi giderlerine yönelik taleplerin de muhatabının SGK olması gerekmektedir. Yani açılacak davalarda pasif husumet sıfatı SGK' dadır. (-Bknz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun, 28.02.2024 gün, 2023/4-914Esas, 2024/136 Karar sayılı ilamı-)Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler kapsamında somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde; davacı, kaza sonucu diz altından kesilen sol bacağı için hayat boyu kullanmak zorunda olduğu ve yenilemek durumunda kaldığı SGK tarafından karşılanmayan bakiye protez gideri isteminde bulunmuş; hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davacının protezinin eskimesi sebebiyle 24.04.2019 tarihli uzman doktor reçetesi ile ikinci protezin alımının yapıldığı, ikinci protez alım tarihi dikkate alındığında SGK sorumluluğunun, SUT hükümleri çerçevesinde olduğu, SGK'nın bu sorumluluğunu yerine getirdiği, ZMMS poliçesi kapsamında tedavi giderlerinde poliçe teminat üst limitinin 125.000,00-TL olduğu, 05.05.2009 tarihli ibranamede daha önce tedavi gideri olarak 59.119,47-TL'nin sigorta şirketi tarafından karşılandığı, bakiye tedavi gideri poliçe teminat limitinin 65.880,53-TL olduğu, SGK'nın ödemediği bakiye 14.830,00-TL'nin davalı sigorta şirketi sorumluluğunda olduğu sonucuna varılmıştır. Tüm bu açıklama ve tespitlerden sonra; bilirkişi raporundaki tespit ve bu kapsamda yapılan hesaplamanın dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun olduğu, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2020/28 Esas 2020/6095 Karar sayılı karar ve diğer içtihatlarına göre de davalı SGK'nın tedavi giderlerinden kaynaklı sorumluluğu SUT hükümleri ile sınırlı bulunmakta olup; davalı sigorta şirketinin SUT hükümlerine göre karşılanamayan davaya konu edilen zarardan sorumlu olması karşısında mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından davalı vekilinin istinaf itirazlarının HMK'nın 353/1-b/1.maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / Gerekçe uyarınca, 1/Karar başlığında bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesinin kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1.maddesi hükmü gereğince esastan reddine, 2/İstinaf yasa yoluna başvuran davalıdan alınması gereken 1.013,03-TL harçtan peşin yatırılan 253,26-TL harcın düşümü ile bakiye 759,77-TL istinaf ilam harcının istinaf eden davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.24/12/2025