(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2012/7816 E. , 2012/10475 K. "" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ile davalılardan ... vekilleri ile davalılar ..., ... ve ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, Yenice Köyü 160 ada 19 p…
**(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2012/7816 E. , 2012/10475 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ile davalılardan ... vekilleri ile davalılar ..., ... ve ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, Yenice Köyü 160 ada 19 parsel sayılı 2712,37 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı, ..., irsen intikal ve tapu kaydına dayanarak, birleşen dosya davacısı Hazine ise, taşınmazın Kıyı Yasası ve Kıyı Yönetmeliği gereğince kıyı şeridi içinde kaldığı iddiası ile dava açmışlardır. Mahkemece, davaların reddine ve taşınmazın tespit gibi ... mirasçıları adına karar verilmiş, mahkemece verilen bu ilk hüküm davacı Hazinenin temyizi üzerine, Yargıtay 16. Hukuk Dairesi tarafından bozulmuştur. Hükmüne uyulan Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 29.12.2005 tarih ve 2005/13457-13833 sayılı bozma kararında özetle: “Dava konusu taşınmazın sınırında orman bulunduğunun anlaşıldığı, mahkemece orman yönünden araştırma ve inceleme yapılmadığı, Anayasa’nın 169/2 ve 3402 sayılı Yasanın 18/2. maddeleri gereğince ormanların zilyetlikle kazanılması mümkün olmadığından 6831 sayılı Yasa kapsamında orman araştırılması yapılması, bundan sonra toplanan deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra kıyı konusunda bir değerlendirme yapılmadan taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu parselin ... mirasçıları adına tesciline karar verilmiş, mahkemece verilen bu ikinci hüküm davacı Hazine ve dahili davalı ... Yönetiminin temyizi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesi tarafından bozulmuştur. Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 04.02.2008 tarih 2007/15112 – 2008/1577 sayılı bozma kararında özetle: "Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki; kadastro paftası ile memleket haritası ölçekleri denkleştirilerek birbirleri üzerine aplike edilmeden taşınmazın renksiz memleket haritası üzerinde daire şeklinde gösterildiğinden bilirkişi raporunun denetlenemediği gibi çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde idare tarafından yapılan ve usulüne uygun olarak tebliğ edilen kesinleşmiş bir kıyı kenar haritasının olup olmadığı, davalı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği de araştırılmamıştır. Bilindiği üzere, son kez yürürlüğe giren 3621 Sayılı Kıyı Kanunu'nun "kıyı kenar