14. Hukuk Dairesi 2011/11387 E. , 2011/14033 K. MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 13.08.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 20.05.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği…
**14. Hukuk Dairesi 2011/11387 E. , 2011/14033 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 13.08.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 20.05.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı Hazine, 116 ada 2 sayılı parselin mera olduğunu, ne var ki kadastro sırasında davalı adına tespit ve tescil edildiğini, davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalılar, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporu dayanak gösterilerek dava reddedilmiştir. Hükmü, davacı Hazine temyiz etmiştir. İncelenen pafta örneğinden, 116 ada 52 sayılı parselin mera olarak özel siciline yazıldığı, kadastro tespitinde mera olarak belirlenen ve dava konusu taşınmaza en yakın meranın 116 ada 52 parsel sayılı taşınmaz olduğu, ayrıca dava konusu taşınmazın kuzey, doğu ve güneybatı sınırlarının ham toprak vasıflı 116 ada 1 parsel sayılı taşınmazla çevrili bulunduğu görülmektedir. 4342 Sayılı Mera Kanununun 3.maddesinde yapılan tanıma göre mera; hayvanların otlatılması ve otundan yararlanılması için yetkili mercilerce tahsisi yapılan veya kadimden beri bu amaçla kullanılan yerlerdir. Meraların tahsisi, verimlilik ve sosyal adalet ilkelerine uygun şekilde münferiden ya da müştereken yararlanmak üzere bir veya birkaç köy ya da belediyeye bırakılabilir. Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olan meralar, özel mülkiyete geçirilemez, amacı dışında kullanılamaz ve zamanaşımı zilyetliğiyle kazanılamaz. Bu nedenle, taşınmazın öncesinin mera olup olmadığının yöntemince saptanması davanın çözümünde zorunludur. Ne var ki, mahkemece bu konuda yapılan araştırma ve inceleme yeterli değildir. Keşifte dinlenen yerel bilirkişi anlatımları ve ziraat bilirkişinin raporu, taşınmazın niteliği hakkında hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Diğer taraftan, aynı mahkemede dava konusu yapılan 116 ada 20, 28, 48, 46, 12 ve 10 sayılı parsellerle ilgili çekişmenin bu taşınmazların mera niteliği olduğu saptanarak giderildiği Dairemizde mevcut kayıtlarda görülmüştür. Mahkemece yapılması gereken iş, öncelikle daha önce çekişme konusu yapılan taşınmazlara ilişkin dava dosyalarını getirtmek, bu dosyalarda mevcut bilirkişi raporlarını incelemek, o taşınmazlarla ilgili raporların dava konusu 116 ada 2 sayılı parseli bağlayıcı bir yanı olup olmadığını denetlemek, yerinde yeniden keşif yaparak davaya konu taşınmaza komşu ham toprak vasıflı taşınmazların gerçek vasıflarını araştırmak, bilirkişilere daha önce verilen raporlara rağmen dava konusu taşınmazın hangi fiziki ve hukuki nedenlerle mera olarak kabul edilmediğini sormak, ayrıntılı ve gerekçeli rapor almak, özellikle de 116 ada 2 sayılı parselin mevcut durumu itibariyle merada bütünlüğü bozup bozmayacağını tespit etmek, istemi bütün bunların sonucuna göre karara bağlamak olmalıdır. Eksik inceleme ve araştırmaya dayalı karar, açıklanan nedenlerle bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 21.11.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.