DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/408 E. , 2024/364 K. T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/408 Karar No : 2024/364 TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ... 2- ... Bakanlığı VEKİLİ : Huk. Müş. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 09/11/2022 tarih ve E:2020/9207, K:2022/9362 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 27/08/2020 tarih ve…
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2023/408 E. , 2024/364 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2023/408 Karar No : 2024/364 TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ... 2- ... Bakanlığı VEKİLİ : Huk. Müş. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 09/11/2022 tarih ve E:2020/9207, K:2022/9362 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 27/08/2020 tarih ve 31226 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Malatya ili, Doğanyol ilçesi, ... Mahallesi sınırları içerisinde bulunan ve ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alanın 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun'un 2. maddesi uyarınca riskli alan ilan edilmesine ilişkin 26/08/2020 tarih ve 2878 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının davacıya ait Malatya ili, Doğanyol ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmının iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 09/11/2022 tarih ve E:2020/9207, K:2022/9362 sayılı kararıyla; Anayasa'nın 13. maddesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin Ek-1 nolu Protokolü'nün 1. maddesi, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun'un 1. maddesi, 2. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendindeki "riskli alan" tanımı, 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği'nin 5. maddesinin 1. fıkrasına yer verilerek, Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ile bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; Malatya ili, Doğanyol ilçesi, ... Mahallesi sınırları içerisinde bulunan, 26/08/2020 tarih ve 2878 sayılı Cumhurbaşkanı Kararına ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alandaki yapıların can ve mal kaybına yol açma riski taşıdığını ortaya koyan 6306 sayılı Kanun ve Uygulama Yönetmeliği'nde belirtildiği şekilde bilimsel verileri içeren yeterli düzeyde bir teknik incelemenin yapılmadığı, daha açık bir ifadeyle teknik raporun hasar tespit durumunu gösten listede, teklif edilen riskli alanda yer alan yapıların yıkık, acil yıkılacak, ağır hasarlı, orta hasarlı, az hasarlı ve hasarsız yapılar olarak belirlendiği, ancak alanda bulunan az hasarlı ve hasarsız yapılar 6306 sayılı Kanun'un 2/1-(ç) maddesi gereğince riskli alan sınırı içerisine dahil edilirken Uygulama Yönetmeliği'nin 5. maddesi ve Ek-2'sinde yer alan "Riskli Yapıların Tespit Edilmesine İlişkin Esasların" Ek-A bölümünde belirtilen, binalara ilişkin parametrelerin (yapısal sistem türü, kat adedi, görünen kalite, yumuşak kat, düşeyde düzensizlik, ağır çıkma, planda düzensizlik/burulma etkisi, kısa kolon etkisi, yapı nizamı/bitişik binalarla döşeme seviyeleri yapı nizamı, tabii zemin eğimi vb.) dikkate alınmadığı, ayrıca alandaki deprem tehlikesi ve yapıların deprem performansını etkileyen yapısal özelliklerinin saha çalışmaları sonucunda elde edilmesi gerektiği gibi yapısal sistem özelliklerine göre sınıflandırılmış tip binalar seçilerek bunların analizlerinin yapılması sonucunda bir korelasyon çıkarılıp genel yapı stoğunun riskinin belirlenmesi gerekirken söz konusu araştırma ve incelemelerin yeterli seviyede yapılmadığının görüldüğü, Bu itibarla, davacının hissedarı olduğu ve ikamet ettiği söz konusu yapıların, deprem hasar tespitinden bağımsız olarak 6306 sayılı Kanun ve Uygulama Yönetmeliği esasları uyarınca incelenerek “riskli/risksiz yapı” olduklarına ilişkin tespit yapılması gerektiği, dava konusu işlemin dayanağı teknik raporun söz konusu yapıların can ve mal kaybına yol açma riski taşıdığını kanıtlayacak yeterlilikte olmadığı hususları dikkate alındığında, 6306 sayılı Kanun ve Uygulama Yönetmeliği'nin öngördüğü koşullarda detaylı bir teknik inceleme yapılmaksızın uyuşmazlığa konu taşınmazların 6306 sayılı Kanun'un 2. maddesine göre riskli alan kararı kapsamında yer almasına ilişkin Cumhurbaşkanı Kararının Malatya ili, Doğanyol ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davalı idareler tarafından, davacıya ait taşınmazın da bulunduğu alanın 6306 sayılı Kanun'un 2. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendi uyarınca riskli alan ilan edilmesinin temel gerekçesinin 24/01/2020 tarihinde Elazığ ilinde meydana gelen deprem sonrası yapılan hasar tespit çalışmaları olduğu, riskli alan ilan edilme sürecinin 6306 sayılı Kanun ve ilgili mevzuata uygun olduğu, dosyada bulunan teknik raporda ve yargılama sırasında verilen beyan ve dilekçelerde alanın riskli alan olarak belirlenmesini gerekli kılan bütün bilgi ve belgeye yer verildiği, davacıya ait yapılar için riskli yapı tespitinin yapılmak istendiği, ancak davacı tarafından izin verilmediği için yapılamadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin kabulü ile Daire kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı idarelerin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A maddesi uyarınca gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Elazığ ilinde 24/01/2020 tarihinde 6,8 büyüklüğünde, Malatya ili, Pütürge ilçesinde ise 05/06/2020 tarihinde 5,0 büyüklüğünde depremler meydana gelmiş, bu depremler nedeniyle Malatya ili, Doğanyol ilçesi, ... Mahallesinde bulunan yapıların bir kısmı yıkılmış, bir kısmı ise çeşitli derecelerde hasar görmüştür. Bunun üzerine Malatya ili, Doğanyol ilçesi, ... Mahallesi sınırları içerisinde bulunan ve ekli kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen alan, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun'un 2. maddesi uyarınca 26/08/2020 tarih ve 2878 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla riskli alan ilan edilmiş ve bu karar 27/08/2020 tarih ve 31226 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır. Bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun'un 1. maddesinde, "Bu Kanunun amacı; afet riski altındaki alanlar ile bu alanlar dışındaki riskli yapıların bulunduğu arsa ve arazilerde, fen ve sanat norm ve standartlarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerini teşkil etmek üzere iyileştirme, tasfiye ve yenilemelere dair usul ve esasları belirlemektir." hükmüne, 2. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde ise, "Riskli alan: Zemin yapısı veya üzerindeki yapılaşma sebebiyle can ve mal kaybına yol açma riski taşıyan, Cumhurbaşkanınca kararlaştırılan alanı ifade eder." tanımına yer verilmiştir. 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği'nin 5. maddesinin 1. fıkrasında, "Riskli alan; a) Alanın, zemin yapısı veya üzerindeki yapılaşma sebebiyle can ve mal kaybına yol açma riski taşıdığına dair teknik raporu, b) Alan sınırları içerisinde 15/5/1959 tarihli ve 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısiyle Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanuna göre afete maruz bölge olarak kararlaştırılan alan olup olmadığına dair bilgi ve belgeyi, c) Alanın büyüklüğünü de içeren koordinatlı sınırlandırma haritasını, varsa uygulama imar planını, ç) Alanda bulunan kamuya ait taşınmazların listesini, d) Alanın uydu görüntüsünü veya ortofoto haritasını, e) Zemin yapısı sebebiyle riskli alan olarak tespit edilmek istenilmesi halinde yerbilimsel etüd raporunu, f) Bu fıkra uyarınca belirlenecek riskli alanlar için Ek-2’de yer alan Riskli Yapıların Tespit Edilmesine İlişkin Esasların EK-A bölümüne göre hazırlanan analiz ve raporu, g) Alanın özelliğine göre Bakanlıkça istenecek sair bilgi ve belgeleri, ihtiva edecek şekilde hazırlanmış olan dosyaya istinaden Bakanlıkça belirlenir ve karar alınmak üzere Cumhurbaşkanına sunulur." kuralı hükme bağlanmıştır. 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği'nin EK-2'sinde yer alan Riskli Yapıların Tespit Edilmesine İlişkin Esasların EK-A'sında Binaların Bölgesel Deprem Risk Dağılımını Belirlemek için Kullanılabilecek Basitleştirilmiş Yöntemler adı altında 6306 sayılı Kanun'un 2. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendi uyarınca riskli alan ilan edilirken bir alanda riskli olabilecek yapıların bölgesel dağılımının belirlenmesi ve önceliklendirme kararı verilmesi amacıyla kullanılabilecek yöntemler belirlenmiş; yine hem betonarme hem de yığma yapılar için ayrı ayrı "veri toplama formu" örnekleri düzenlenmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 6306 sayılı Kanun'un 2. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendi uyarınca, bir alan, riskli alan ilan edilirken 6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği'nin 5. maddesi uyarınca bu Yönetmelik'in EK-2'sinde yer alan Riskli Yapıların Tespit Edilmesine İlişkin Esasların EK-A'sında yer alan Binaların Bölgesel Deprem Risk Dağılımını Belirlemek için Kullanılabilecek Basitleştirilmiş Yöntemler kullanılarak ve bu alanda yer alan yapılara ait parametreler (taşıyıcı eleman sayısı ve dağılımı, planda düzensizlik, düşeyde düzensizlik, lokal ve konstrûktif uygulamalar, vb.) dikkate alınarak yapıların bulunduğu yerdeki deprem tehlikesi ve yapının deprem performansını etkileyen yapısal özelliklerinin saha çalışmaları sonucunda elde edilmesi, yapısal sistem özelliklerine göre sınıflandırılmış tip binalar seçilerek bunların ayrıntılı analizlerinin yapılması sonucunda bir korelasyon çıkarılması ve buna göre genel yapı stokunun riskinin belirlenmesi gerekmektedir. Dava konusu işlem; 6306 sayılı Kanun'un 2. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendine dayanılarak uyuşmazlık konusu alanın üzerindeki yapılaşma sebebiyle can ve mal kaybına yol açma riski taşıdığı gerekçesiyle tesis edildiğinden, bu alandaki yapılaşmanın risk durumu mevzuata uygun olarak belirlenmelidir. Dava konusu işlemin dayanağı teknik raporda, 24/01/2020 tarihinde Elazığ ilinde meydana gelen deprem nedeniyle yapılan değerlendirmeler neticesinde, alandaki hak sahiplerinin bir an evvel sağlıklı fiziksel yaşam koşullarına kavuşmasını sağlamak amacıyla Malatya ili, Doğanyol ilçesi, ... Mahallesi sınırları içerisinde yer alan 5,24 hektarlık alanın "riskli alan" olarak ilan edilmesinin hedeflendiği, deprem sonrasında yapılan hasar tespit çalışmaları kapsamında ... Mahallesinde 695 bağımsız bölümden oluşan 453 adet yapının 22 adedinin yıkık, 89 adedinin acil yıkılacak, 36 adedinin ağır hasarlı, 8 adedinin orta hasarlı, 168 adedinin az hasarlı ve 130 adedinin ise hasarsız olduğunun tespit edildiği, riskli alan ilan edilecek alanda 102 adet yapı ve 663 adet bağımsız bölüm bulunduğu, 102 adet yapının 35 adedinin harabe durumda olduğu ifade edilmiştir. Davalı idarece verilen 24/11/2021 tarihli ara kararına cevap dilekçesinde ise, gelinen tarih itibarıyla alanda bulunan 103 adet yapının depremde yıkılan 40 adedi dahil 88 adedinin tahliye edilerek yıkımının gerçekleştirildiği, kalan 16 adet yapıya ilişkin iş ve işlemlerin ise devam ettiği belirtilmiştir. Temyize konu Daire kararı ile, alandaki yapıların can ve mal kaybına yol açma riski taşıdığını ortaya koyan bilimsel verileri içeren yeterli düzeyde bir teknik incelemenin yapılmadığı ayrıca alandaki deprem tehlikesi ve yapıların deprem performansını etkileyen yapısal özelliklerinin saha çalışmaları sonucunda elde edilmesi gerektiği gibi yapısal sistem özelliklerine göre sınıflandırılmış tip binalar seçilerek bunların analizlerinin yapılması sonucunda bir korelasyon çıkarılıp genel yapı stoğunun riskinin belirlenmesi gerekirken söz konusu araştırma ve incelemelerin yeterli seviyede yapılmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ise de; 24/01/2020 tarihinde Elazığ ilinde ve 05/06/2020 tarihinde Malatya ili, Pütürge ilçesinde meydana gelen depremler sonrasında yapılan hasar tespit çalışmaları kapsamında alandaki yapıların çok büyük bir kısmının yıkık, acil yıkılacak ve ağır hasarlı olduğu tespit edildiğinden Daire kararında bahsedilen araştırma ve incelemelerin yapılmamış olmasının dava konusu işlemi hukuka aykırı hale getirmeyeceği sonucuna ulaşılmıştır. Davacıya ait yapıların depremde hasar görmediği iddiasına gelince; yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, bir alanın, üzerindeki yapılaşma nedeniyle can ve mal kaybına yol açma riski taşıdığı gerekçesiyle riskli alan ilan edilebilmesi için bu alandaki yapı stokunun genel olarak riskli olması yeterli olup istisnasız bütün yapıların riskli yapı olması gibi bir zorunluluk bulunmamaktadır. Öte yandan, dava konusu işlem bir sınır belirleme işlemi olup davacıya ait yapıların riskli yapı olup olmadığı ve buna bağlı olarak alanda yürütülecek kentsel dönüşüm çalışmaları kapsamında mevcut haliyle korunup korunmayacağı hususunun bakılan dava kapsamında değerlendirilemeyeceği ve kentsel dönüşüm çalışmaları sırasında davacıya ait yapılarla ilgili olarak tesis edilecek işlemlerin ayrıca dava konusu edilebileceği açıktır. Bu itibarla, davanın reddine karar verilmesi gerekirken dava konusu işlemin iptali yolundaki temyize konu kararda hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davalı idarelerin temyiz istemlerinin kabulüne, 2.Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 09/11/2022 tarih ve E:2020/9207, K:2022/9362 sayılı kararının BOZULMASINA, 3.Dava konusu 26/08/2020 tarih ve 2878 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının davacıya ait Malatya ili, Doğanyol ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaza ilişkin kısmının iptali istemiyle açılan DAVANIN REDDİNE, 4.Dosyanın Danıştay Başkanlık Kurulunun 19/07/2023 tarih ve 2023/33 sayılı kararı ile değişik 18/12/2020 tarih ve 2020/62 sayılı kararıyla afet işlerine ilişkin mevzuattan doğan uyuşmazlıkları çözmekle görevlendirilen Danıştay Dördüncü Dairesine gönderilmesine, 5.Kesin olarak, 22/02/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY X- Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; Danıştay Altıncı Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun olduğu, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, temyiz istemlerinin reddi ile temyize konu kararın onanması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.