11. Hukuk Dairesi 2009/3574 E. , 2010/9639 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01.07.2008 tarih ve 2003/1264-2008/378 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları v…
**11. Hukuk Dairesi 2009/3574 E. , 2010/9639 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01.07.2008 tarih ve 2003/1264-2008/378 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadan 1.300.092,00 TL tutarında hazine bonosu aldığını, ancak hazine bonosu karşılığının ödenmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakkı saklı olarak şimdilik 50.000,00 TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekilleri, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının müflis bankaya karşı davasını atiye terk ettiği, yargılama sırasında davacının 08.10.2007 tarihli ibranameyle her türlü alacağını asıl ve feri’leriyle birlikte aldığını beyan ettiği, her ne kadar bu ibraya karşı geçersiz olduğu yönünde bir gün sonra ihtarname çekmiş ise de ibranamenin iptali için bir dava açmadığı, ibranamenin tüm davalılar açısından geçerli olduğunun kabulünün gerektiği gerekçesiyle, müflis banka yönünden dava atiye bırakıldığından karar verilmesine yer olmadığına, ... yönünden idari yargı görevli olduğundan mahkemenin görevsizliğine ve diğer davalılar yönünden açılan davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2) Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Davalılardan Müflis İmar Bankası hakkındaki davanın atiye bırakılması nedeniyle bu davalı hakkında hüküm kurulmaması ve davalılardan ... hakkındaki davada idari yargının görevli bulunması nedeniyle görevsizlik kararı verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, davacının imzasını taşıyan 08.10.2007 tarihli ibranamenin iptali için dava açılmamış olduğundan bu ibranın davacı yanı bağlayacağı şeklindeki mahkemenin yazılı gerekçesi yerinde değildir. Zira, davacı taraf bu ibranamenin özgür irade ile imzalanmadığını, hukuken geçerli sayılamayacağını ileri sürdüğü halde mahkemece, bu iddia üzerinde durulmamıştır. Bu durumda mahkemece, davacının 1.300.092,20 TL alacağını 1.055.524,80 TL olarak tahsil ederken kendisinden alınan ibranamenin imzalanmak zorunda kalındığına ilişkin iddiasının delilleri sorulup toplanmak ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken yazılı gerekçeyle davalılardan banka yönetim ve denetim kurulu üyeleri hakkında davanın reddi doğru olmamıştır. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 04.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.