(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/387 E. , 2008/1588 K. MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 11.07.2006 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 10.10.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşün…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/387 E. , 2008/1588 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 11.07.2006 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 10.10.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, kendisine ait 310 parsel sayılı taşınmazın yola bağlantısının bulunmadığını, 309 parsel sayılı taşınmazdan geçit hakkı verilmesi talep etmiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, Türk Medeni Kanunu’nun 747 (önceki Medeni Kanunu’nun 671.) maddesine dayanılarak açılmış geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir. Mahkemece uygun geçit yeri saptanırken öncelikle taraf yararlarının gözetilmesi gerekir. Zira, geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Geçit gereksiniminin nedeni, taşınmazın niteliği ile bu gereksinimin nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının subjektif arzularına göre değil objektif esaslara uygun belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakarlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır. Davacı parseli lehine, geçit hakkı kurulabilecek taşınmazlardan en büyük olanı davalıya ait 309 parsel sayılı taşınmazdır. Mahkemece geçit yeri olarak belirlenen “B” harfi ile gösterilen bölüm, 309 parsel sayılı taşınmazı doğu-batı istikametinde boydan boya ikiye bölmektedir. Bu şekilde kurulacak geçit 309 parsel sayılı taşınmazın kullanım bütünlüğünü bozacak ve taşınmazı ekonomik olmaktan çıkaracaktır. Dosyada mevcut kroki incelendiğinde; en uygun yer 309 parsel sayılı taşınmazın güneyinden, sınırına gelecek şekilde geçide karar verilmesidir. Her ne kadar bu bölümün kış mevsiminde zeminin sulak hale gelmesi nedeniyle kullanıma uygun olmadığı düşünülmüş ise de; tarla olarak kullanılacak taşınmazlarda, yılın her günü geçmek zorunlu bulunmadığından, zeminin geçide uygun hale geldiği mevsimlerde kullanılmak suretiyle tarım yapma olanağı mevcut olacağından, bu durumun bir engel olarak görülmemesi gerekir. Açıklanan bu hususlar üzerinde durulmadan eksik araştırma ve inceleme ile kurulan hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: ukarıda yazılı nedenlerle; davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 13.02.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.