11. Hukuk Dairesi 2024/1705 E. , 2024/7023 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI :2023/145 Esas- 2023/546Karar HÜKÜM : Kısmen Kabul Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davada alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı, asıl ve birleşen davada davacı vekili ve birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklik
**11. Hukuk Dairesi 2024/1705 E. , 2024/7023 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI :2023/145 Esas- 2023/546Karar HÜKÜM : Kısmen Kabul Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davada alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı, asıl ve birleşen davada davacı vekili ve birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Asıl ve birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalılardan ... Company Of Turkey Ltd. arasında akaryakıt alımlarına ilişkin bir "Taşıt Tanıma Sistemi Sözleşmesi" akdedildiğini, sözleşme çerçevesinde davacının Hendek'te mukim işyerine ait araçların (sekiz adet) 01.10.2007 tarihinden itibaren ... istasyonlarından akaryakıt alımlarına başladıklarını, sözleşme çerçevesindeki akaryakıt alımlarının, ...'in kayıtlarında "Hendek 3" olarak kayıtlı bulunan diğer davalı ... Akaryakıt İthalat İhracat San. Tic. Ltd. Şti.'ye ait akaryakıt istasyonlarından 01.10.2007 tarihinden sonra bu sistem çerçevesinde yapıldığını, diğer davalıların ise davacı şirketin Hendek'deki işyerinde şoför olarak çalıştıklarını, sözleşme hükümlerinde de belirtilen sisteme göre ... tarafından davacı şirket araçlarına takılan bir ekipman sayesinde, araçların sistemin uygulandığı ... istasyonlarına girdiğinde, istasyonda mevcut ekipmanın araçtaki ekipmanı tanıdığını ve alınan akaryakıt bedelinin bilfiil o anda ödenmediğini, ancak sistemin kayıtlarına, akaryakıt alan araç bilgileri (plaka), alınan akaryakıt miktarı, aracın akaryakıt alımı sırasında kaç km'de olduğu, akaryakıt bedeli bilgileri vs. girildiğini ve bu kayıtların yer aldığı bir fiş çıktısının akaryakıt alana verildiğini, müşteri ile ... arasında, belirli periyotlarda faturalama ve ödeme ilişkisi kurulduğunu, sözleşmesel ilişkisi kurulmadan önce ... tarafından şifahen sisteme ilişkin tanıtıcı bilgilerin verildiğini, şifahi tanıtımlarda beyan edilen ve belgede de yazan ...'in müşteriye sunduğu en önemli vaadin sistemin güvenilirliği olduğunu, temel taahhüde rağmen, akaryakıt alımlarında, suistimallerin (hırsızlığın) olduğunun tespit edildiğini, davacı şirketçe davalı ... Company'nin kayıtlarında yer alan verilerden yararlanarak hazırlanan akaryakıt çizelgelerinden görüleceği üzere müvekkilinin bu usulsüz alımlar nedeniyle uğradığı zararın alım tarihindeki fiyatlar itibariyle 01.10.2007 tarihinden bu yana 227.317,60 TL olduğunu, iddia edilen hırsızlık fiillerinin, temel olarak iki yöntemle gerçekleştirildiğini, bunlardan ilkinde aracın depo kapasitesinin üzerinde alım yapıldığının görüldüğünü, ikincisinde ise araç akaryakıt aldıktan kısa süre sonra yeniden bir depo akaryakıt alımı yapıldığını beyanla, davalılardan ... Akaryakıt İthalat İhracat San Tic. Ltd. Şti., ..., ... ve ...'a ilişkin olarak fazlaya dair hakları saklı tutularak davacı şirketçe uğranılan zarar meblağı olan 227.317,60 TL'nin fiili ödeme tarihlerinden itibaren işletilecek faizi ile birlikte davalılarca müştereken ve müteselsilen ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Asıl davada davalılar, ... Company vekili, ... vekili ve ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Asıl davada davalı ... cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya dayanak olarak gösterilen ve taraflar arasındaki sözleşme gereğince ifa edilen taşıt tanıma sisteminin işleyişi ve avantajları ile ilgili olarak web sayfalarında da bulunan bilgiler ışığında; davalı şirketin hiçbir müşterisine, kendisinin dahil olmadığı bir operasyonla ilgili herhangi bir taahhüdünün olmadığının aşikar olduğunu, sistemin çalışmasının ise; araçlara bir adet taşıt kimlik ünitesinin takılarak yapıldığını, bu ünitenin aracın bilgilerini içeren akaryakıt dolum anında pompa ile haberleşerek araç bilgilerini ve kilometre bilgilerini aktaran bir ünite olduğunu, sistemin avantajlarının ise, akaryakıt giderlerinin tam kontrolü, pratik çözümlü, hızlı akaryakıt ikmali, ödeme kolaylığı, muhasebe kolaylığı, kilometre/litre takibi sağladığını, öte yandan taraflar arasındaki "... Müşteri Taşıt Tanıma Sistemi Sözleşmesi"nin tarafların hak ve yükümlülükleri başlıklı maddesinde davalıya düşen hak ve yükümlülüklerin açıkça belirtildiğini, müvekkilinin bu yükümlülükleri yerine getirdiğini, davacının dilekçesinde iddia ettiği usulsüzlük ve yolsuzluklar yapılmış olsa dahi bu sebeple meydana geldiği iddia edilen zararla müvekkilinin taahhüt, yükümlülük ve eylemlerinin bir ilgisi ve illiyet bağının bulunmadığını, müvekkiline bir sorumluluk yüklenemeyeceğini, davacının iddia ettiği usulsüzlüklerin bu sistem sayesinde tespit edebildiğini, müvekkilinin petrol tevzi şirketi olduğunu, akaryakıt istasyonu işletmediğini, akaryakıtla ve satışı ile ilgili sorumluluğunun malı bayiye teslimi ile sona erdiğini savunarak davanın reddine, karar verilmesini istemiştir. III.MAHKEME KARARI Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davacının %40 müterafik kusurlu kabul edilerek asıl ve birleşen davanın davalılar ... Akaryakıt ve ... ... yönünden kısmen kabulüne karar verildiği, somut olayda her ne kadar davalı tarafından davacı şirket çalışanlarının fazla akaryakıt verilmesinde kusurlu olduğu iddia edilmişse de, 12.11.2013 tarihli karar ile davacı şirket şoförlerine ilişkin davacı şirketi zarara uğrattıklarına dair somut delil sunulamadığı gerekçesiyle davanın reddine dair kararın bu yönüyle kesinleştiği, bu durumda zararın gerçekleşmesinde davacı şoförlerinin kusurlarının bulunduğunun ispat edilemediği hususu kesinleştiğinden 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci maddesi (818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 42 nci maddesi) uyarınca zarara birlikte sebebiyet veren davalılar ... Akaryakıt ve ... ...’ın “... Müşteri Taşıt Tanıma Sistemi Sözleşmesi 1.1. maddesi” ve “Tanıtım Broşürü”nde belirtilen yakıt dolum sisteminin özellikleri de gözetilerek zararın tamamından müşterek borçlu müteselsil sorumlu olduğu kabul edilerek (Davalı ... Akaryakıt Şirketi'nin istihdam ettiği kişilerin haksız fiil işlemek suretiyle davacıya vermiş oldukları zararın tamamından 818 sayılı Kanun'un 55 inci maddesinin birinci fıkrası (6098 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrası) hükmü uyarınca zararın tamamından sorumlu olacağı, davalı ... ve ... Petrol Anonim Şirketi'nin, davacı ile arasındaki sözleşmeden kaynaklanan borçlarını, bayisi durumunda olan davalı ... Akaryakıt Şirketi vasıtasıyla ifa etmiş olduğu, davalı ... ve ... Şirketinin ifa yardımcısı olan davalı ... Akaryakıt Şirketi'nin davacıya verdiği zararın tamamından davacıya karşı 818 sayılı Kanun'un 100 üncü maddesinin birinci fıkrası (6098 sayılı Kanun'un 116 ncı maddesinin birinci fıkrası) hükmü uyarınca zararın tamamından sorumlu olduğu) gereğince karar verilerek (bozma ilamında yazan hususlar yönünden sınırlı olmak kaydıyla) asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm asıl ve birleşen davada davacı vekilince ve birleşen davada davalı vekilince temyiz edilmiştir. IV. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl ve birleşen dava, davacı ile davalı şirketler arasındaki akaryakıt taşıt tanıtım sistemi sözleşmesine dayalı olarak davacı şirket araçlarına gerçeğe aykırı şekilde fazla akaryakıt verildiği iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Kanun'un 50 inci maddesi (818 sayılı Kanun'un 42 nci madddesi) 3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. V.SONUÇ: Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, asıl ve birleşen davada davacı yönünden temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden birleşen davada davalıya yükletilmesine, 02.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.