T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:29/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:01/11/2022 DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan Semenin Tenzili) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:29/12/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlen…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:29/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:01/11/2022 DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan Semenin Tenzili) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:29/12/2025 İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; davalı-borçlunun davacıdan 22/12/2019 tarih ve ... seri nolu mal teslim formu ile 11.100,00 kg cennet elması aldığını, bu malın toplam bedelinin 38.850,00 TL olduğunu, bu bedelin 20.000,00 TL'sinin ödendiğini kalan kısmın ise ödenmediğini, bu sebeple Denizli 3. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibine başlanıldığını, davalı-borçlunun süresi içerisinde borca itiraz ettiğini ve takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına alacağın yasal faizi ile birlikte tahsiline, alacaklarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar, kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili; davacı taraftan aldıkları cennet elmasının bedelinin her iki tarafın anlaşmış olduğu gibi 20.000,00 TL olduğunu, almış oldukları malın bedelinin ödendiğini, davacının da 20.000,00 TL aldığını kabul ettiğini, kendisinin tek taraflı olarak malın bedelinin daha yüksek olduğunu iddia ettiğini, oysa piyasa rayiçlerine göre geçerli olan bedelin davalı şirket tarafından ödendiğini ve herhangi bir alacağının kalmadığını beyanla davanın reddine, alacağın %20 sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini dilemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "...Taraflar arasında 11.100 kg cennet elması alım satımı olduğu ve cennet elmasının davalıya teslim edildiği, karşılığında davalının 20.000 TL ödediği hususlarında ihtilaf bulunmamakla birlikte uyuşmazlığın; satılan cennet elmalarının 20.000 TL'ye mi yoksa 38.850,00 TL'ye mi satıldığı, buna göre davalının davacıya borcunun bulunup bulunmadığı, varsa miktarı, itirazın iptali ve icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarında toplandığı anlaşılmıştır. İtirazın iptali davalarında ispat yükü kural olarak davacıdadır. Davacı alacaklı olduğunu ispatla yükümlüdür. Bu ispat yükü HMK'daki delillerle ispatlanmalıdır. Davacı iddiasını ispatladıktan sonra davalı, borçlu olmadığını veya borcu ödediğini ispatla mükelleftir. Taraflar arasında, 11.100 kg cennet elmasının davacı tarafça davalı tarafa satılarak teslim edildiği hususunda bir tartışma bulunmadığından, çözülmesi gereken ihtilaf malın hangi bedelde satıldığı hususundadır. İspat yükü kendisine düşen davacı taraf delil olarak tarafların ticari defter ve kayıtlarına dayanmış ve dosyaya mal teslim formu ibraz etmiştir. Davalı taraf ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmemiş, davacı defterlerinde ise taraflar arasında ticari ilişki bulunduğuna dair bir kayıt bulunmadığı anlaşılmıştır. Gerek sunulan bu mal teslim formunda davalı taraf adına teslim alındığına dair beyan altında isim ve imza bulunması, gerekse malın teslim alındığının davalının da kabulünde olması, cevap dilekçesinde bu belgedeki imzaya ya da belgeye yönelik bir itirazda da bulunulmaması nedeniyle, bu mal teslim formu belgesini taraflar arasında geçerli bir belge olarak kabul etmek gerekmiştir. Buna göre, davacının davalıya kg fiyatı 3500 TL'den cennet elması sattığı, toplam mal bedelinin 38.850 TL olduğu, davalı tarafça bu bedelde düzenlenen mal teslim formuna göre davalının malı teslim aldığı kanaatine varılmıştır. Buna göre taleple bağlılık ilkesi gereğince davacının talep ettiği 10.850,00 TL asıl alacağın uygun olduğu, davalının bu borcu ödediğine dair bir delil sunmadığı, bu nedenle itirazının iptaline karar vermek gerektiği kanaatine varılmış, davacı tarafça takipten önce davalının temerrüde düşürüldüğüne dair bir ihtar sunulmadığından, takipten önce işlemiş faiz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Her ne kadar davalı taraf bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesinde teslim alınmış bir mal olmadığını beyan etmiş ise de, davaya cevap dilekçesinde bu hususta bir itirazda bulunmadığından aksine malın teslim alındığını ikrar ettiğinden bu beyanına itibar edilmemiştir. Alacak taraflarca faturalandırılmadığından ve bu yüzden alacak miktarı tartışmasız olarak bilinebilir, hesaplanabilir nitelikte olmadığından, yasal koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davacı şirketten 20.000,00 TL bedelli mal alımı gerçekleştirmiş olup bedelini de ödediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda kabul edilen 11.100 kg lık alışverişin müvekkili şirketle ilgisinin bulunmadığını, 11.100 kg lık alışverişe dair teslim formundaki malın müvekkili şirketçe teslim alınmadığını, söz konusu formda malı teslim aldığı görünen kişinin müvekkili şirketle bir bağlantısının olmadığını, ayrıca söz konusu alış verişin davacı tarafın ticari defterleri ile teyit edilmediğinin bilirkişi raporuyla tespit edildiğini, cevap dilekçesinde beyan ettikleri 20.000 TL'lik alışverişin davacı defterlerinde kayıtlı olmadığını, müvekkilinin kabul ettiğinin beyan edildiği 11.100 kg lık alışverişin müvekkili tarafından kabul edilmediği gibi müvekkili tarafından bu şekilde teslim alınmış bir mal da bulunmadığını, yine davacı tarafın ticari defterlerinde de bu alışverişi teyit eden bir kaydın bulunmadığı açık olduğuna göre davacı tarafın üzerine düşen ispat külfetini eda edemediğini, bu nedenlerle haksız ve kötü niyetli davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgiler, yasaya uygun gerektirici nedenler, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, malın teslim alındığının davalının kabulünde olduğu, davalının cevap dilekçesinde mal teslim formundaki imzaya ya da belgeye yönelik bir itirazının bulunmadığı, mal teslim formunda satış bedelinin 38.850 TL olduğunun belirtildiği ve malın davalı taraf adına teslim alındığına dair beyan altında isim ve imzanın bulunduğu, dolayısıyla mal teslim formu belgesinin taraflar arasında geçerli olduğu ve taleple bağlılık ilkesi gereğince davacının talep ettiği 10.850 TL asıl alacak üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 741,16 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 603,07 TL harcın mahsubu ile bakiye 138,09 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesince YAZILMASINA, 3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.29/12/2025 ...