Başvuru, belediye başkanlığı görevinden uzaklaştırma işlemine karşı açılan dava ile vali yardımcısının belediye başkanı olarak görevlendirilmesi işlemine karşı açılan davada hakkaniyete uygun yargılanma hakkı, masumiyet karinesi, özel hayata saygı hakkı ile seçme ve seçilme hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; belediye başkanlığı görevinden uzaklaştırma işlemine karşı açılan dava ile vali yardımcısının belediye başkanı olarak görevlendirilmesi işlemine karşı açılan davada hakkaniyete uygun yargılanma hakkı, masumiyet karinesi, özel hayata saygı hakkı ile seçme ve seçilme hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvurular 7/12/2017 ve 26/7/2018 tarihlerinde yapılmıştır. Başvurular, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvuruların kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. 2018/24250 numaralı bireysel başvuru dosyasının konu yönünden hukuki irtibat nedeniyle 2017/40087 numaralı bireysel başvuru dosyası ile birleştirilmesine, incelemenin 2017/40087 numaralı dosya üzerinden yürütülmesine ve diğer dosyanın kapatılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir. Başvurucular Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir:A. Arka Plan Bilgisi Türkiye 15 Temmuz 2016 tarihinde askerî bir darbe teşebbüsüyle karşı karşıya kalmıştır. Devletin yetkili organları tarafından tehdit değerlendirmesi yapılarak demokratik anayasal düzene, bireylerin temel hak ve hürriyetlerine, millî güvenliğe yönelik tehdit oluşturan tüm terör örgütlerine ve illegal yapılanmalara karşı tedbirler alınması kararlaştırılmıştır (ayrıntılar için bkz. Aydın Yavuz ve diğerleri [GK], B. No: 2016/22169, 20/6/2017). Anılan tedbirler kapsamında olağanüstü hâl ilan edilmiş ve olağanüstü hâl kanun hükmünde kararnameleri çıkarılmıştır. Bu çerçevede 674 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (674 sayılı KHK) 1/9/2016 tarihli ve 29818 mükerrer sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. 674 sayılı KHK'nın maddesiyle 3/7/2005 tarihli ve 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun maddesine belediye başkanı veya başkan vekili ya da meclis üyesinin terör veya terör örgütlerine yardım ve yataklık suçları sebebiyle görevden uzaklaştırılması veya tutuklanması ya da kamu hizmetinden yasaklanması veya başkanlık sıfatı veya meclis üyeliğinin sona ermesi hâllerinde belediye başkanı veya başkan vekili ya da meclis üyesi görevlendirileceği eklenmiştir. Yine aynı KHK'nın maddesiyle 5393 sayılı Kanun'a geçici madde eklenmiş ve madde metninde; bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce terör veya terör örgütlerine yardım ve yataklık suçları kapsamında haklarında yürütülen soruşturma veya kovuşturma nedeniyle görevden uzaklaştırılan belediye başkanı, başkan vekili ve meclis üyelerinin yerine 5393 sayılı Kanun'un maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre işlem yapılmış olsa bile on beş gün içinde maddedeki yetkili makamlarca maddenin ikinci fıkrasında belirtilen usule göre görevlendirme yapılacağı belirtilmiştir. 674 sayılı KHK, 10/11/2016 tarihli ve 6758 sayılı Kanun'un 24/11/2016 tarihli ve 29898 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmesi sonucunda kanunlaşmıştır. B. Başvurucu Azize Değer Kutlu'ya İlişkin Olay ve Olgular Başvurucu 30/3/2014 tarihli Yerel Seçim'de Diyarbakır Sur Belediyesi meclis üyesi, S.N. ise belediye başkanı olarak seçilmiştir. Sur ilçesinde meydana gelen yol kapama, hendek kazma, kamu malına zarar verme, kolluk kuvvetlerine saldırı eylemleri nedeniyle belediye başkanı olan S.N. 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun maddesinde düzenlenen Devletin birliği ve ülke bütünlüğünü bozma suçu kapsamında 19/8/2015 tarihinde gözaltına alınmıştır. 22/8/2015 tarihinde tutuklama istemiyle mahkemeye sevk edilen S.N., Diyarbakır Sulh Ceza Hâkimliğinin 2015/185 Sorgu numaralı kararıyla tutuklanmıştır. Bunun üzerine İçişleri Bakanlığının 24/8/2015 tarihli oluru ile S.N. belediye başkanlığı görevinden uzaklaştırılmıştır. Belediye başkanının görevinden uzaklaştırılmasının ardından 5393 sayılı Kanun'un maddesi uyarınca toplanan Belediye Meclisi 31/8/2015 tarihinde başvurucu Azize Değer Kutlu'yu belediye başkan vekili olarak seçmiştir. 674 sayılı KHK'nın maddesiyle 5393 sayılı Kanun'a eklenen geçici madde kapsamında Diyarbakır Valiliğinin 10/9/2016 tarihli oluru ile Sur Belediyesi başkanlığına Vali Yardımcısı B.N.nin görevlendirilmesi üzerine başvurucunun belediye başkan vekilliği görevi sona ermiştir. Başvurucu, vali yardımcısının belediye başkanı olarak görevlendirilmesine yönelik işlemin iptali istemiyle 9/11/2016 tarihinde dava açmıştır. Dava dilekçesinde; göreve başladığı günden bu yana hiçbir cezai ve idari soruşturma geçirmediğini, görevi boyunca yaptığı tüm işlemlerin usulüne uygun olduğunu ileri sürmüştür. 674 sayılı KHK'da yer alan hükme dayanılarak, savunması dahi alınmadan gerekçesiz bir şekilde görevine son verildiğini ifade etmiştir. 674 sayılı KHK ile 5393 sayılı Kanun'a ekleme yapılarak yetki aşımına gidildiğini belirtmiştir. Geçirdiği bir soruşturma bulunmamasına karşın herhangi bir şekilde savunması alınmadan tesis edilen işlem nedeniyle adil yargılanma hakkının ve masumiyet karinesinin ihlal edildiğini iddia etmiştir. Hakkında suçlama yapılmadan ve delillendirilmeden keyfî bir şekilde görevine son verilmesinin suçta ve cezada kanunilik ilkesini de ihlal ettiğini söylemiştir. İdare, dava dilekçesine karşı 16/12/2016 tarihinde savunma yapmıştır. Dilekçesinde, 5393 sayılı Kanun'un ilgili maddelerine yer verdikten sonra yaşanan olayları anlatmış ve tesis edilen işlemin hukuka uygun olması nedeniyle davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur. Diyarbakır İdare Mahkemesi (Mahkeme) 21/2/2017 tarihinde davayı reddetmiştir. Kararda; 5393 sayılı Kanun'a göre terör veya terör örgütlerine yardım ve yataklık suçları kapsamında haklarında yürütülen soruşturma veya kovuşturma nedeniyle görevden uzaklaştırılan belediye başkanı yerine, Belediye Meclisince başkan vekili seçilmiş olsa bile büyükşehir ve il belediyelerinde içişleri bakanı, diğer belediyelerde vali tarafından görevlendirme yapılacağının açık olduğu ifade edildikten sonra İlçe Belediye Başkanı'nın devletin birliğini ve ülkenin bütünlüğünü bozma suçundan tutuklanması nedeniyle görevinden uzaklaştırılması neticesinde dava konusu işlemin tesis edildiği belirtilmiştir. Başvurucu 18/4/2017 tarihinde karara karşı istinaf yoluna başvurmuştur. Dilekçesinde, dava dilekçesinde belirttiği hususları tekrar etmiştir. İdare 3/5/2017 tarihinde istinaf başvuru dilekçesine cevap vermiştir. Dilekçesinde, savunma dilekçesinde söylediği hususları yinelemiştir. Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi 17/10/2017 tarihinde istinaf talebini kesin olarak reddetmiştir. Nihai karar başvurucuya 15/11/2017 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 7/12/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurucu Abdurrahman Zorlu'ya İlişkin Olay ve Olgular Başvurucu 2009 ve 2014 yıllarında gerçekleştirilen yerel seçimlerde Diyarbakır Hani ilçe belediye başkanı olarak seçilmiştir. Başvurucu, hakkında 5237 sayılı Kanun'un maddesinde düzenlenen silahlı terör örgütüne üye olma suçundan başlatılan soruşturma kapsamında 9/9/2016 tarihinde gözaltına alınmış ve daha sonra Diyarbakır Sulh Ceza Hâkimliğinin 29/9/2016 tarihli kararıyla tutuklanmıştır. Bunun üzerine başvurucu, İçişleri Bakanlığının 5/10/2016 tarihli oluru ile belediye başkanlığı görevinden uzaklaştırılmıştır. Başvurucu, görevden uzaklaştırma işleminin iptali istemiyle 5/12/2016 tarihinde dava açmıştır. Dilekçesinde; 674 sayılı KHK ile 5393 sayılı Kanun'a eklenen madde kapsamında görevinden uzaklaştırılamayacağını ve KHK ile Kanun maddesinin değiştirilmesinin hukuka aykırı olduğunu ifade etmiştir. Görevi boyunca hakkında herhangi bir adli ya da idari soruşturma açılmadığını belirtmiştir. Seçimle geldiği görevinden bu şekilde ayrılmasının seçme ve seçilme hakkına aykırı olduğunu ileri sürmüştür. Savunması alınmadan tesis edilen işlemin hukuka uygun olmaması nedeniyle iptal edilmesi gerektiğini, hakkında herhangi bir suçlama olmamasına rağmen tesis edilen işlem nedeniyle masumiyet karinesinin ihlal edildiğini söylemiştir. Davalı idare 23/1/2017 tarihinde savunma yapmıştır. Savunma dilekçesinde, başvurucuya ilişkin olaylara kronolojik olarak yer verdikten sonra başvurucunun tutuklanmasına yol açan suçun niteliği gözönüne alındığında tesis edilen görevden uzaklaştırma işleminin yasal ve yerinde olduğu ifade edilmiştir. Başvurucu 20/3/2017 tarihinde savunmaya cevap vermiştir. Dilekçesinde; tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğuna dair bir gerekçe sunulamadığını, masumiyet karinesinin ihlal edildiğinin idare tarafından kabul edildiğini ileri sürmüştür. Davalı idare 25/4/2017 tarihinde cevap dilekçesine cevap vermiştir. Dilekçesinde, savunma dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ettiğini dile getirmiştir. Mahkeme 30/11/2017 tarihinde davayı reddetmiştir. Kararda; soruşturma konusu suçların niteliği, ağırlığı, göreve ilişkin ve görev sırasında işlenmiş olduğu iddialarını gözönünde bulundurarak konu ile ilgili yürütülecek soruşturmanın selameti bakımından tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğunu belirtmiştir. Başvurucu, dava dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek 19/1/2018 tarihinde karara karşı istinaf yoluna başvurmuştur. Davalı idare 19/2/2018 tarihinde istinaf başvuru dilekçesine cevap vermiştir. Dilekçesinde, savunma dilekçesinde söylediği hususları yinelemiştir. Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi 20/4/2018 tarihinde istinaf talebini kesin olarak reddetmiştir. Nihai karar 2/7/2018 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu 26/7/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. 5393 sayılı Kanun'un "Belediye başkanlığının boşalması hâlinde yapılacak işlemler" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısmı şöyledir: "Belediye başkanlığının herhangi bir nedenle boşalması durumunda, vali tarafından belediye meclisinin on gün içinde toplanması sağlanır. Meclis, birinci başkan vekilinin, onun bulunmaması durumunda ikinci başkan vekilinin, onun da bulunmaması durumunda en yaşlı üyenin başkanlığında toplanarak;...b) Başkanın görevden uzaklaştırılması, tutuklanması veya seçim dönemini aşmayacak biçimde kamu hizmetinden yasaklama cezası alması durumunda bir başkan vekili,Seçer.Ancak, belediye başkanı veya başkan vekili ya da meclis üyesinin terör veya terör örgütlerine yardım ve yataklık suçları sebebiyle görevden uzaklaştırılması veya tutuklanması ya da kamu hizmetinden yasaklanması veya başkanlık sıfatı veya meclis üyeliğinin sona ermesi hallerinde 46 ncı maddedeki makamlarca belediye başkanı veya başkan vekili ya da meclis üyesi görevlendirilir. Görevlendirilecek kişinin seçilme yeterliğine sahip olması şarttır. Görevden uzaklaştırılan veya tutuklanan belediye meclisi üyesinin istifa etmesi halinde de bu fıkra hükümleri uygulanır. Bu fıkra gereğince belediye başkanı veya başkan vekili görevlendirilen belediyelerde bütçe ve muhasebe iş ve işlemleri valilik onayı ile defterdarlığa veya mal müdürlüğüne gördürülebilir. Bu belediyelerde belediye meclisi, başkanın çağrısı olmadıkça toplanamaz. Meclisin, encümenin ve komisyonların görev ve yetkileri 31 inci maddede belirtilen encümen üyeleri tarafından yürütülür...." 5393 sayılı Kanun'un "Belediye başkanı görevlendirilmesi" kenar başlıklı maddesi şöyledir: "Belediye başkanlığının herhangi bir nedenle boşalması ve yeni belediye başkanı veya başkan vekili seçiminin yapılamaması durumunda, seçim yapılıncaya kadar belediye başkanlığına büyükşehir ve il belediyelerinde İçişleri Bakanı, diğer belediyelerde vali tarafından görevlendirme yapılır. Görevlendirilecek kişinin belediye başkanı seçilme yeterliğine sahip olması şarttır." 5393 sayılı Kanun'un geçici maddesi şöyledir: "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce terör veya terör örgütlerine yardım ve yataklık suçları kapsamında haklarında yürütülen soruşturma veya kovuşturma nedeniyle görevden uzaklaştırılan belediye başkanı, başkan vekili ve meclis üyelerinin yerine 45 inci maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre işlem yapılmış olsa bile onbeş gün içerisinde 46 ncı maddedeki yetkili makamlarca 45 inci maddenin ikinci fıkrasında belirtilen usule göre görevlendirme yapılır."