Başvuru, ceza infaz kurumunda tutulma koşulları nedeniyle kötü muamele yasağının, söz konusu koşullar ile ilgili şikâyet dilekçelerinin iletilmesi gereken resmî kurumlara gönderilmemesi nedeniyle de adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; ceza infaz kurumunda tutulma koşulları nedeniyle kötü muamele yasağının, söz konusu koşullar ile ilgili şikâyet dilekçelerinin iletilmesi gereken resmî kurumlara gönderilmemesi nedeniyle de adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 2/1/2018 ve 23/2/2018 (2018/5551 No.lu başvuru yönünden) tarihlerinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne karar verilmiştir. Başvurucunun 2018/5551 numaralı başvurusu 5/2/2019 tarihinde mevcut başvuruyla birleştirilmiştir. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüşünü bildirmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: 1985 doğumlu olan başvurucu, eski hâkimdir. Başvurucu, hâkimlik görevini sürdürmekteyken 15 Temmuz 2016 tarihinde ülkede yaşanan darbe teşebbüsü ertesinde Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) üyesi olduğu şüphesiyle o tarihte Cumhuriyet savcısı olarak görev yapan eşiyle birlikte 16/7/2016 tarihinde gözaltına alınmıştır. Başvurucu gözaltına alınırken yanında iki aylık (23/5/2016 doğum tarihli) ve dört yaşında iki çocuğu da bulunmaktadır. Başvurucu, sorgusunun ardından 21/7/2016 tarihinde tutuklanarak 22/7/2016 tarihinde Tekirdağ 1 No.lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna (İnfaz Kurumu) yerleştirilmiş; 4/8/2016 tarihinde İnfaz Kurumundan tahliye edilmiştir. Başvurucu 16/3/2017 tarihinde aynı soruşturma kapsamında ikinci kez tutuklanarak 17/3/2017 tarihinde, 23/5/2016 doğumlu çocuğu İ.A ile birlikte İnfaz Kurumuna ikinci kez yerleştirilmiştir. A. İnfaz Hâkimliğine Başvuru Süreci Başvurucu 8/6/2017 tarihinde Tekirdağ İnfaz Hâkimliğine (İnfaz Hâkimliği) başvurarak tutulma koşullarından şikâyet etmiştir. Başvurucu; dilekçesinde bir yaşındaki bebeğiyle birlikte diğer on beş yetişkin kişiyle aynı koğuşta (oda) tutulduğunu, bazen yirmiye çıkan nüfus nedeniyle tuvalet, banyo ve havalandırma bahçesinden yeteri kadar faydalanamadığını, yeterli ranza/yatak bulunmaması nedeniyle dönüşümlü olarak yerde yattıklarını veya birden fazla kişinin bir yatağı paylaştığını iddia etmiştir. Ayrıca bebeğine uygun yatak verilmesi veya dışarıdan temin edilmesi talebinin reddedilmesinden dolayı bebeğinin uygun koşullarda uyuyamadığını dile getiren başvurucu; asgari beslenme koşullarının sağlanmadığını, 16-17 saat süren su kesintisi nedeniyle mutfak araç ve gereçlerinin temizlenemediğini, dolayısıyla sağlıksız koşullarda yemek yediklerini, bebeğinin böbreklerindeki rahatsızlıktan ötürü hekim takibi gerekmesine rağmen sağlık hizmetlerine erişimde aksaklıklar yaşandığını, tahlillerini bile yaptıramaması nedeniyle anne sütüyle beslenen çocuğunu ailesine teslim etmek zorunda kaldığını, küçük yaştaki çocuğu tehlikeli ateşli hastalık geçirdiğinde dahi gerekli ilaçların uzun süre sonra kendisine teslim edildiğini ileri sürmüştür. Bu bağlamda başvurucu; koğuş kalabalıklığının azaltılmasını, çocuğuna uygun yatak temin edilmesini, beslenme koşullarının iyileştirilmesini, sağlık hizmetlerinden yeteri kadar yararlanması için önlem alınmasını İnfaz Hâkimliğinden talep etmiştir. Başvurucu tutulma koşullarının yanı sıra bu koşullara dair şikâyetlerini içeren dilekçelerinin resmî kurumlara iletilmediğini de belirterek dilekçelerinin Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'ne (UYAP) kaydedildiğine ilişkin bilgilerin kendisiyle paylaşılmasını talep etmiştir. İnfaz Kurumu 27/7/2017 ve 14/9/2017 tarihli yazılarıyla başvurucunun dilekçelerinin ilgili kurumlara, son olarak da 20/7/2017 tarihinde İstanbul Ağır Ceza Mahkemesine hitaben yazdığı dilekçenin gönderildiğini, ayrıca başvurucunun çocuğuna-günlük 10 TL tutarında- yumurta, süt, meyve, çorba gibi uygun gıdalar verildiğini İnfaz Hâkimliğine bildirmiştir. İnfaz Hâkimliği 21/9/2017 tarihinde başvurucunun "dilekçelerinin İnfaz Kurumu tarafından gönderilmediğine" yönelik şikâyetinin reddi ile başvuru dilekçesinde yer alan "tutulma koşullarındaki iyileştirme talebine" yönelik kısmın görevi kapsamında olmadığından reddine karar vermiştir. İnfaz Hâkimliği aynı zamanda tutulma koşullarıyla (yatak temini ve hastaneye erişim konusunda) ilgili olarak gereğinin takdir ve ifası için İnfaz Kurumuna mevcut kararın gönderilmesine karar vermiştir. Anılan kararın gerekçesi şöyledir:"Başvurucu 07/06/2017 tarihli dilekçesi ile yazdığı dilekçelerin kurumdan çıkış yapmadığından şikayetçi olmuş ise de, cezaevi idaresinin cevabi yazısı uyarınca kurum uygulamasında bir isabetsizlik bulunmadığından başvurunun reddine, başvurucunun yatak temini ve hastaneye sevk talebi hususunda ise talebin herhangi bir karara itiraz mahiyetinde olmadığı nedeniyle bu hususta görevin cezaevi idaresinde olduğu cezaevi idaresince verilecek kararlara karşı İnfaz Hakimliklerine başvurulabileceği değerlendirilmekle dilekçenin reddine karar verilmiştir." Başvurucu, bu aşamada sanık olarak yargılandığı İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin 13/10/2017 tarihli kararıyla İnfaz Kurumundan tahliye edilmiştir. Başvurucu, İnfaz Hâkimliği kararına itiraz etmiş; başvurucunun itirazı Tekirdağ Ağır Ceza Mahkemesince 6/11/2017 tarihinde reddedilmiştir. İtirazın reddi kararı başvurucuya 4/12/2017 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 2/1/2018 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. Ceza Soruşturması Süreci Başvurucunun babası R. Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığına (Başsavcılık) 14/8/2017 tarihinde gönderdiği şikâyet ve talep dilekçesinde, başvurucunun çocuğuyla kaldığı İnfaz Kurumunda bazı sorunlarının olduğunu, çocuğunun ihtiyaçlarının karşılanmadığını veya gecikmeli karşılandığını, bu sorunlarını dile getirmek amacıyla hazırladığı şikâyet dilekçelerini Kuruma vermesine rağmen şikâyetlerinin ilgili kamu makamlarına Kurum tarafından iletilmediğini beyan etmiş; bu nedenle Başsavcılığın doğrudan başvurucuyla görüşmesini talep etmiştir. Başsavcılık, başvurucuyla yüz yüze görüşmenin mümkün olmaması nedeniyle başvurucunun şikâyet ve taleplerini yazılı olarak iletmesi gerektiği hususunu 16/8/2017 tarihinde İnfaz Kurumu aracılığıyla başvurucuya bildirmiştir. Başvurucu 25/8/2017 tarihinde Başsavcılığa gönderdiği dilekçeyle Türk Ceza Kanunu hükümleri uyarınca değerlendirme yapılmasını talep etmiştir. Başsavcılık, İnfaz Kurumuna 2/10/2017 tarihinde gönderdiği yazıyla başvurucunun şikâyetine ilişkin ayrıntılı bilgi verilmesini talep etmiş; İnfaz Kurumu verdiği cevapta başvurucunun iddialarının asılsız olduğunu belirterek Kurumda verilen günlük gıda bilgilerini içeren listeleri Başsavcılığa göndermiştir. Başsavcılık, İnfaz Kurumu Müdürlüğü hakkında 22/11/2017 tarihinde, görevi kötüye kullanma suçuna ilişkin olarak kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar vermiştir. Karar gerekçesi şöyledir: "Şüphelinin üzerine atılı suçu işlediğine dair müştekilerin soyut iddiasından başka kamu davası açmaya yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi nedeniyle, şüpheli hakkında atılı suçtan dolayı delil yokluğu nedeniyle " Başvurucu, Başsavcılık kararına itiraz etmiş; başvurucunun itirazı 28/12/2017 tarihinde Tekirdağ Sulh Ceza Hâkimliği tarafından reddedilmiştir. Başvurucu 23/2/2018 tarihinde bu ceza soruşturması sürecini konu alan bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurucunun 2018/5551 numaralı bireysel başvurusu başvuruya konu şikâyetlerin benzer mahiyette olması nedeniyle mevcut başvuruyla birleştirilmiştir. Anayasa Mahkemesi, başvuruya konu şikâyetlerle ilgili olarak başvurucunun tutulduğu İnfaz Kurumundan bilgi istemiştir. İnfaz Kurumunun 18/9/2020 tarihinde gönderdiği yazılı cevap ile Bakanlık görüşünde yer alan bilgi ve belgelere göre;i. Başvurucu yaklaşık iki hafta (birinci tutuklanma) ve sonrasında yedi ay boyunca (ikinci tutuklanma) İnfaz Kurumunda tutulmuştur.ii. Bu süre içinde başvurucunun bebeğine Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün 28/2/2017 tarihli yazısı uyarınca -Kurumda annesiyle birlikte kalan diğer çocuklara yapıldığı gibi-yaşı dikkate alınarak doktorun belirlediği günlük besin ve enerji ihtiyaçlarına göre 10 TL'lik gıda (her gün yumurta, süt ve çorba) verilmiş, çocuğun gelişimi için gerekli olan malzemeler eksiksiz ve zamanında temin edilerek başvurucuya teslim edilmiştir.iii. Başvurucu, Kurum psikoloğu ile on dört kez görüşme gerçekleştirmiş; görüşmeler neticesinde çocuğunun gelişimi ve ihtiyaçları doğrultusunda çocuk bezi, ıslak mendil, bebe bisküvisi, su biberonu, mama kaşığı, yürüteç, toka, resimli kitap, boya kitabı, boya kalemi, oyun hamuru, oyuncak vepark yatak temin edilerek başvurucuya teslim edilmiştir. Diğer taraftan başvurucunun Kurum kantininden yiyecek, giyecek, oyuncak gibi ihtiyaçlarını karşılayabildiği, ayrıca bir kısım ihtiyacınınyakınları tarafından tedarik edildiği tespit edilmiştir.iv. Başvurucunun tutulduğu odaların banyo ve tuvalet dâhil olmak üzere ortak kullanım alanı 32,40 m², üst kat yatak odası 37,62 m², bahçe 33,75 m², ortak yaşam alanı 32,40 m², bahçe33,75 m²dir.v. Başvurucunun çocuğu İ.A.nın rahatsızlığı nedeniyle 11/4/2017 ile 26/5/2017 tarihleri arasında Kurum doktoru ve Tekirdağ Devlet Hastanesinin çeşitli birimleri tarafından muayeneleri ve tetkikleri yaptırılmış, ilaç gereksinimleri karşılanmış, 26/5/2017 tarihinde İ.A. başvurucunun ailesine teslim edilmiştir. vi. Başvurucu; ilgili savcılıklara ve mahkemelere gönderilmek üzere İnfaz Kurumuna22/7/2016 ile 4/8/2016 tarihleri arasında dört, 17/3/2017 ile 13/10/2017 tarihleri arasında otuz sekiz dilekçe vermiş, bu dilekçelerin hepsi ilgili makamlara gönderilmiştir. Kötü muamele yasağına ilişkin ulusal hukuk için bkz. Nebahat Baysal Gül, B. No: 2016/14634, 28/5/2019, §§ 11,